• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Rize 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • Trabzon 22 °C
  • Samsun 21 °C

İNSANLIĞIN EN İĞRENÇ YÜZÜ: GÜCE TAPMAK-1

Osman KAYA

Doğa a moraldir.. İnsan ve toplum ise yaşamlarını ahlaka dayandırmak zorundadırlar... Doğa için, doğanın işleyişi için güç önemlidir... Ama insan yaşamında gücün insani değerlerle '' ehlileştirilerek'' kanalize edilmesi önemlidir.Güç ''insanlaşmazsa'' eğer, insanın en büyük düşmanı olur. Doğada da bu böyle değil midir? Yaşamın temeli olan su, mühendislik konsepti ile düzenlenmezse, yapılandırılmazsa , şekillendirilmezse insanlığı yok eden bir canavara dönüşmez mi?

Ya da modern teknolojinin temel unsuru olan elektrik belli kurallarla , belli sınırlarla, belli dikkatle kullanılmadığında insanın yaşamını elinden alan bir katil olup çıkmaz mı ortaya?

doğadaki güçleri kontrol edip, yönlendiren, insan yaşamının hizmetine koyan teknolojidir... Teknoloji , bilimsel çalışmalardan elde edilen verileri insan yaşamını kolaylaştırmaya ve insanın hizmetine yönlendiren disiplindir.

Nasıl ki teknoloji doğa güçlerini insan yaşamının hizmetine koyuyorsa benzer şekilde ahlak ta toplumsal güçleri, ya da toplumsal dayanaklı güçleri insanın, insanlığın hizmetine koyar...

ahlak ın temeli, gücün değil, hakkın egemenliğidir...

Ahlak , gücün iktidarına karşı çıkmanın adıdır...

( Tabi bu sözler beraberinde ahlak nedir ya da hangi ahlak tartışmasını da beraberinde getiriyor.Burada bizim referans aldığımız iki ahlak var, bunlarda biri islam ahlakıdır. Diğeri de sosyalist ahlaktır. Çünkü yeryüzünde ancak bu iki ahlak yenilenlerin yanındadır.Sadece bu iki ahlak ezilenlerin , kaybedenlerin yanında olmayı temel alır.)

Kapitalizm denen bela, bu yüz karası, bu illet ahlakı sermayeye endekslediğinden dolayı artık her şey gücün , ya da gücü besleyen olguların hizmetçisi durumunda bulunuyor...

İnsanlık , kapitalizmin temel fetişlerini her zaman bağrında taşıdı ki bu insanoğlunun en kirli yönü olarak karşımızdadır.

Ama bu özellik bu gün tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar baskındır..

Bu gün yaşam sürecinde hemen her şey gücün çarkına su taşımaktadır...

Ve işin kötü tarafı bu su taşima işi kapitalizm tarafından ezilen kesimlere gönüllü yaptırılmaktadır.. Yani kapitalizm bu gün ezilen insanın celladını ezilen insanın kendi elleriyle ve gönüllü olarak yarattırmaktadır.

Bu gün din, ahlak, milli değerler, yardımlaşma, eğitim ve aşk tamamen gücün kontrolu altındadır...

Bu gün güç denilen olgu, insanları inanılmaz derecede iki yüzlü yapmış, söz, sadakat, adalet,ahlak bu gün güç ün köpeği durumuna gelmiştir..

Hatırlayın geçmişte bir politikacımız '' dün dündür, bu gün bu gündür.'' sözünü söylemişti. Meşhur ve klişeleşmiş bir ifade olarak tarihe geçti bu söz...

Bu söz kapitalizmin dolayısı ile gücün iktidarının sloganıdır...

Dün dündür: çünkü dün birileri can verir , bu gün bunlar sadece bir kaç kelimeyle hatırlanır...

Dün dündür:çünkü güç dünün zirevelerini düne ait olarak kullanmıştır , bu gün dünün kralları işlevleri bittiği için çöpe atılmıştır.

Dün dündür: çünkü dün birine ihtiyacınız vardı, canım dediniz cicim dediniz... Bu gün işi bitti muhtaç değilsiniz, yüzüne dahi bakmıyorsunuz...


Dün dündür: savunduğunuz değerler vardı... o gün çıkarınız onları savunmaktan geçiyordu... Bu gün başka değerler yükseltiliyor, hayda bakalım nasıl insanları satıyorsunuz aynen fikirleri de satar oldunuz...


Bu günün yenilmişleri, ezilmişleri , gün yüzü görmemişlerinin kışın soğuğunda sessizce can vermekten başka hangi çareleri kaldı ki?(bkz.basın- 9 aralık 2013 haberleri- Eskişehirde evsiz bir genç donarak öldü.)

Bu günün yenilmişleri , ezilmişlerinin oynanan global- küresel oyunun oyuncağı, figüranı olmaktan başka ne değerleri kaldı ki?

Bu günün insanı yaşamın anlamını yitirdi... ve bu anlamsal yitim yaşamı saçma ve anlamsız hale getirdi... o kadar ki yaşam içinde insan birbirini kovalayıp duran siyah ve beyaz farelere dikip, bir ömür boyu onları izleyen bir varlığa döndü...( Bkz. Ali şeriati- Medeniyet ve Modernizm ... ve farklı eserlerde muhtelif sayfalarda zikredilen metafor.)

Bu günün insanı sadece yaşamını değil, ölüsünü dahi kapitalizme satmak zorunda...(BKZ.10-12-2013 TARİHLİ MEDYA- DENİZ GEZMİŞ YAZILI TİŞÖRTLER YOK SATIYOR)

Bu günün insanı aşkını da ,satılmışlıkla yaşıyor... Artık gerek kız babaları ve gerekse kızlar paradan ve olanaktan başka kriter tanımıyorlar.

Bırakın kızları çocuk sahibi bayanlar bile bu kriterlerle tartabiliyor yoksul kocalarını.... Erkekler farklı mı?bozacının şahidi şiracı misali aynı...

Bu günün insanı çağdaş firavunların piramidine, marka otomobillerle, marka cep tellerle,marka kıyafetlerle, rujlarla, bilim kılıfına girmiş yalancı doktrinlerin gösterdiği yalancı hedeflere ulaşma adına hareket ederek, taş taşımaktadır..

Eskinin temiz, değerleri önemseyen ve önceleyen güzel insanları güzel atlara binip gittiler...demirin tozu , insanın yozu kaldı geriye...


Bütün bunlardan daha acısını söyleyeyim mi size.... bütün bunlardan daha acısı dinin güce entegrasyonudur... din bu gün güçlünün zulmünden korunmanın değil, güçlünün daha güçlü olmasının aracı haline getirildi...

Din adamı kisveli zatlar, mazlum ve mağdurların yanında ya olmaktan utanır hale geldiler ya da bir hesap ve show amaçlı olarak bir araya geliyorlar .

Bir din adamını herhangi bir emek mücadelesinde ya da herhangi bir antiemperyalist duruşta görmek hemen hemen olanaksızken, ayni kesimi, güçlülerin etkinliklerinde boy gösterirken görmek mümkündür...

yoksulun zor durumunda ya hiç gözükmeyen ya da '' eh işte '' gözüken bu cenah ...iş güçlüye sıra gelince bütün şatafatları ile koşuyor ve orada boy göstermek için yarışıyor...

mazlumu muhatap almamak, onun güçsüzlüğünü onun işeyaramazlığına yormak, zengini zenginliği nereden gelirse gelsin kutsamak ve aklamak, bu dünya düzeninin temel parametrelerinden biri haline gelmiştir...

Bu dünya görüşünün düşünsel zemini güce tapan protestan ahlakıdır.

Bu protestan ahlakı çıkar uğruna herşeyi yapan, doğru ile yanlışı birbirine karıştıran kültürel altyapı oluşturmuştur...bu kültürel altyapı, terörün de zeminini oluşturur... çünkü terörde gücün tek değer olduğu düşünsel yapının gayrı meşru çocuğudur...

Çünkü kuvvet hem para kazanmanın her türlü yolunu meşru görür..

( devam edecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40