• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 18 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 17 °C

İNTERNET VE AŞK

Osman KAYA

 


Bir altyapı kurumu olarak teknoloji ve buluşlar , insan ve toplumsal yapıda şaşılası nitelikte devrimler yaratır.

Teknoloji yaşamımızdaki pek çok alanda değişiklikler getirmiştir.Ama en büyük değişikliğin iletişim iletişim alanında olduğu açıktır.

Telefon , Radyo , Televizyon, gazete , faks , telgraf vb derken Facebook başta olmak üzere internetin tüm unsurları iletişim dünyamızda çok büyük değişiklikler meydana getirdi.Özellikle facebook ve msn uzun soluklu iletişim kaynağı olarak önemli bir çığır açtı.Diğer iletişim olanaklarına göre çok daha hızlı ve çok daha geniş zamanlı olan bir iletişim türü günlük yaşamda bazı olguları değiştirmiş ve onlara farklı kimlik ve boyutlar getirmiştir. Bu değişikliğe uğrayan unsurlardan biri de aşktır.Günümüzde internet , facebook ve msn '' zamane '' aşkların yetiştiği bir toprak olmuştur adeta

İnternet , yalın olarak bakıldığında büyük bir olanak olarak karşımızda durmakta ve bir hayli de fırsatlar sunmaktadır bize..Ancak , beraberinde de çok büyük tehlikelerin gelebileceği açıktır.

Çünkü internet reel değil sanaldır. Hislerle ilgilidir, hislere daha çok hitap eder..Ve insanlar bazen ilişkilerde karşısındaki insana yönelik olarak niyetlerini , düşüncelerini saklama eğilimi içinde olurlar. Yalan söylerler , ya da olanın bir kısmını kırparlar, eksikleştirirler. Bu da insan ilişkilerinde ve aşkta en değerli ve anlamlı unsur olan dürüstlüğü m ortadan kaldırır . Dürüstlük ortadan kalkınca da aşk zamanla ölür.Ya da belkide hiç başlamaz . Çünkü insanlar birazda birbirlerinin ahlaklılığına aşık olurlar. İçlerindeki o tertemiz yüreğe...İnternet üzerindeki aşkı sorunlu kılan unsurlardan biri de yüz yüze iletişimin olmamasının getirdiği eksikliktir.Aşk çoğu kere gözlerde başlar, aşıklar çoğu kere maşuklarının gözbebeklerinde , maşuklarının ruh derinliğine ulaşarak aşkı tadarlar.

Çünkü gözler, kalbin aynası, ruhun giriş kapısıdır.Göz teması aşk denen cennet ışığından aydınlanmanın aracıdır.Sonra ses , konuşma, mimikler , jestler, işveler, hareketler, zamanlamalar vb. aşkı büyütür. Çoğaltır ya da azaltır, eksiltir.

Aşk bir teşbihle ifade edersek Eski Roma Tanrısı Janusa benzer... Roma Tanrisi Janus un iki yüzü vardır.Bir yüzü acı bir yüzü sevinçtir ama, acı boyutu daha fazladır.Bir yüzü iyi bir yüzü kötüdür aşkın...bir yüzü inşa bir yüzü yıkımdır...

Aşkın hep iyi yüzünün ortaya çıkması bazen sevenlerin ellerindedir... eğer aşk ahlakla bezenir se, yiğitlikle , sadakatle süslenirse o aşktan gelen zarar da aslında iyiliktir , çünkü insanı olgunlaştırmaya araç olur..AMA EĞER ADINA AŞK DENEN ŞEYE AHLAKSIZLIK SAHTEKARLIK BULAŞIRSA O ZAMAN AŞK DENEN ŞEY , AŞK OLMAKTAN ÇIKAR.. ZULÜM VE KÖTÜLÜĞÜN BAŞ KAYNAĞI OLUR...

İşte internet aşkları da bu iki yüzlü Janusun iki yüzünü de fazlasıyla taşımaktadır.İnternet aşklarında Yalan söyleme, saklı kalma,ihtimali daha da artacaktır.Bu da aşk adına çirkinliklere imza atmanın yolu olabilir...

Ve çok büyük hüzünler, hala kırıklıkları beraberinde gelebilir.

Bu meselenin bir yönü, bir boyutu...diğer boyutu ise çok daha iyimser ve İnternet üzerinde büyük aşkların yaşanabileceği yönünde...Çünkü aşka kalıp biçmek mümkün değil... aşk çok yönlü... nedensiz ya da çok çok nedenli... Yani siz aşkın nedenini güzelliğe bağlarsanız, iki sorun ortaya çıkar:1- güzel nedir ve güzel kimdir? 2- Genel kabule göre hiç de güzel olmayan kişilere aşık olanların aşkını, aşkın kaynağı güzelliktir deiğimizde içinde bulunduğumuz çelişkiyi nasıl açıklayacağız?

Aşık aşkı beyninde , ruhunda ve kalbinde yaşar... aşık kalp güzelliğine yönelir çoğu kere... beden güzelliğine yönelmez mi? aşık aşkını güzel görür ve güzel gördüğüne yönelir.. Yani aşık güzel gördüğüne yönelir.. Burada güzellik dıştan etkiyle değil, içten bir itkiyle alımlanır, yani insan beyninde güzel olarak değerlendirdiğine, beyninde böyle algıladığına aşık olur.

Eğer bu doğruysa- ki doğrudur- o zaman internet üzerindeki ''aşk''ların gerçek olmaması için giç bir neden olamaz...Çünkü internet üzerindeki aşkta dışsal görme, biyolojik duyum daya az olmasına rağmen içsel görme, psikolojik ve refleksif duyum çok daha fazladır...Bu nedenle dış dünyada karşılaşmadığımız bir insanın bizde yarattığı algı boşluğunu bizim gözümüzle görüp duyumsayarak algılar ve onu dış dünyada görmüş algılamış gibi olabiliriz... Belki onla gözlerimiz karşılaşmamıştır ama ruhumuz karşılaşmış olabilir.. Bedenimizin gözleri değil belki ama ruhumuz un gözleri çakışabilir ve bizler ruh gözümüzle , aşkımızın ruhunun derinliklerine rahatlıkla inebilir , bu yolla çok derin ruhsal sondaj yapabiliriz...

İnternetin( facebook ve msn bağlamında ) günlük reel aşklardan dezavantajlı yönleri olduğu kadar çokça miktarda avantajlı yönleri de vardır.

Çünkü internet insanların bilinçaltlarını özgürce anlatma ve paylaşma olanaklarını sunmaktadır. Yüzyüze ilişkilerde uzun zaman , belkide hiç anlatamayacağımız duygularımızı internette paylaşarak aslında ruh tablomuzu bir aynayla karşı tarafa yansıtmış oluruz...ve bu yansıtma beraberinde ruhsal ışığımızın , ruhumuzun güzel yönlerinin karşı tarafa yansıtılmasına da aracılık eder çoğu kez...

Ancak, burada demin dediğim gibi mutlaka, samimi olmak ve meramını, özelliklerini dert ve sıkıntını dürüstçe anlatmak, güzelce izah etmek temel şarttır.Ve her iki tarafın da internet üzerindeki iletişimi sağlıklı algılaması ve doğru okuyup anlaması şarttır.. Çünkü bu süreç böyle gelişmezse eğer hayal kırıklıkları ve alabildiğine nefretler yaşanabilir.

Nefret ise aşk denen güzelliği katleder...

aşkı öldüren hususlardan biri de kuşkusuz ki seviyesiz cinselliktir... İnternet aşkları denen ilişki türü eğer banal ve sığ bir cinselliğin aracı olursa bu aşk denen şeyi tam anlamıyla katleder...çünkü aşk ahlakla büyür , yücelir ve derinleşir.

Sığ olan bir duygu, sadece tensel hazlarla bezenmiş bir duygunun asla aşk olmadığı açıktır.İnternet üzerindeki partner tavlama ve cinsel hedefler doğrultusunda amaçlara dayalı çabaları '' aşk'' diye nitelemek aşka yöneltilmiş en büyük hakaretlerden biridir.Ama ister net üzerinden olsun ister yüz yüze olsun bir şey aşksa, o derindir, o ahlakidir, o yüceltir...


Bunun için aşk a talip olanların öncelikle ten e değil, ruha, ahlaka, bilgiye, değerlere talip olmaları ve onlara yönelmeleri temeldir.Bu aşk denen şeyin her boyutunda esastır.

sonuç olarak ''nette aşkı yakalamak mı?'' neden olmasın? ama dediğim gibi dikkatli olmak ve değerleri elden bırakmamak koşuluyla....aşkı yakalamak ve yaşamak herkesin hakkı... ama aşk başka şeylerle karıştırılmadan, aşkın hakkını verebilecek ahlaksal ve kişilik donanımlarına sahip olarak yaşanmalı yaşanacaksa.. ve unutmamalı her aşk kendi toprağında, kendi kültür kodlarıyla , kendi değerleriyle yaşanmalı ki bizim aşk kültürümüz gerçekten zengin ve çok doygundur...Leyla Mecnun, Yusuf Züleyha, Ferhad ile şirin, Kerem ile Aslı bu anda sayabileceğimiz bir kaç örnek sadece...Aşk işte bu boyutlarda güzeldir... Nette de aşık olacaklar bu çerçeve yapıyı unutmadan aşık olurlar ve yaşarlarsa, aşk denen ulvi yapıya ihanet etmemenin erdemine ulaşırlar ki, bu ışığa dönüşmek ve ermişlere ulaşmak demektir. Çünkü aşk insanın Yaradanına ulaşma yolculuğunda en önemli köprülerden biridir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40