• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Rize 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Samsun 4 °C

İRTİCA

Osman KAYA

HÜSEYNİ MUTERİZLİĞİN AYDINLIĞINDAN, MUAVİYEVİ SUSKUNLUĞUN KARANLIĞINA İRTİCA

Din denince İslam’dan bahsedilecekse eğer, önce itirazla başlar her şey…
İslam’ın temeli itirazdır. Bu din, inancın temelini ‘’la’’ ile başlatırken , ezeli ve ebedi bir mesaj olan , zulme ve zalime itirazı yükler inanana…

Tevhid dini gerek ortaya koyduğu emirlerle, gerek zulme baş kaldıran örnek şahsiyetlerle hep, ‘’ la’’ demenin en güzel örneklerini koymuştur ortaya…

‘’La ‘’ ,’’ hayır ‘’ demektir, LAİLAHE İLLAALLAH cümlesinin başındaki kelimedir ‘’la’’.

‘’ La’’ bir itirazdır.
‘’ La’’ ilahlaşan her şeye başkaldırıdır.
‘’ La’’ insanın insana kulluğuna red doktrinidir.
‘’ La’’ –‘’ hayır, kabul etmiyorum.’’ Demektir.
‘’ İlahe’’- ilahlara,ilahları’’ demektir.
‘’La ilahe illaallah’’-‘’ Allahtan başka ilahları kabul etmiyorum, reddediyorum.’’ Demektir.
Evet…
Haktan, doğrudan, iyiden, güzelden başka, yani bütün bunların sahibinin ortaya koyduğu Akıl, ahlak ve bilim yolunun dışındaki her türlü yobazlık yollarına hayır.
Allah- mutlak iyinin ve doğrunun temsilcisi olarak yönelinecek tek varlık.
O zaman iyinin doğrunun , güzelin peşinde koşmak , yani felsefe ile bilimle , sanatla , teknikle uğraşmak , ahlakı temel almak, insanı Allaha ulaştıran bir yol..
Bu yola Tevhid yolu diyoruz..
Bu yola ezilenlerin, mustazafların yani kısaca halkın yolu, halk yolu diyoruz…
Bu yolun diğer adı , Hüseyni yoldur.
Hz Peygamberin şehid edilen torunu Hz Hüseyin in yoludur bu yol..
Bu yol adalet, bu yol aşk yoludur.
Öyle bir aşk ki çölde kılıçtan geçirilmeyi, kanının her damlasıyla çölü aşkla sulamayı bedel olarak gerektirir.
Hüseyin bir aşktır.
Akıl yolunda, zulme karşı itiraz etmenin adıdır.
Yezitlerin hunharlığına aldırmadan zulme muteriz olmanın adıdır.
Hüseyni yol… Bir derin felsefedir. Hüseyin bir sembol isim, bir feda ismidir.
Hüseyin vahiy , bilgi ve aşkın bileşkesinden oluşan bir altın üçgenin metafizik aleme iltica hareketidir, ama bu iltica alabildiğine yaşamsal mesajları da içerir aynı zamanda..
Hüseyin tüm insanlığın kardeşliğidir.
Hüseyin din sömürüsüne ve din üzerinden köşe dönmeye isyan eden bir yüreğin , özüne, güvercin kanadı takıp Evrenin biricik sahibine şehadetle iltica etmesidir.
Hüseyin paylaşım, bölüşümdür.
Hüseyin, mülkiyet putuna indirilmiş bir tokattır.Hüseyin işbirlikçiliğe bir red haykırışıdır.
Hüseyin, kelimenin tam anlamıyla insan olmaktır.
Kısaca İslamın özü Hüseyni itirazdır.
Sembolik şahsiyet olarak , İslam Tarih Felsefesinde Hüseyin sembolünün tam karşısında yer alan tipleme Muaviyedir.
Muaviye, akla karşı bağnazlığı,
Evrenselliğe karşı şövenizmi,
Bilime karşı hurafeyi,
Hoşgörüye karşı anlayışsızlığı temsil eder.

Allah Rasulunün şiddetle karşı durduğu şövenizmin en önemli temsilcilerinden biridir, tarihte Muaviye.
Muaviye asabiyettir.
Muaviye susturmadır.
Muaviye benliğin ilahlaşmasıdır.
Muaviye ‘’ başkası cehennemdir.’’ Mantığıdır.
Muaviye Türk- İslam tarihinin başına ebedi bir bela olan Emevi mantığının beynidir.
Muaviye, makama , mala , mülke , şöhrete kavme, sülaleye, tapmanın adıdır.
Muaviye para tanrısı Mamon ( bu isim çağımızda many şeklinde de adlandırılır.)un en sadık çocuğudur.
Muaviye yalandır.
Hile ve hurdadır.
İslam Dünyasında her türlü hurafenin kökünün son tahlilde uzandığı kokuşmuş toprak Muaviyenin şerli bedenidir.
Kısaca Muaviye , haksızlığa susmayan bir dilin, mübarek vücuduna indirilmiş bir kılıç darbesidir.
İslam, özgürlüktür ve haksızlığa karşı koymanın adıdır.
İslam tarihinin ilk dönemlerinde insanlar Peygamberimize karşı da itirazlarını yükseltebiliyorlardı.( Bu itirazlar elbette alınan vahiy noktasında değildi…)Ve o dönemin aklının referans aldığı doneler çerçevesinde ikna olununcaya dek münazara ve meşveret( fikir alış verişi) esastı.
Peygamber, asla ‘’ her şeyi ben bilirim’’ tavrını sürdüren bir diktatör tavrını sergilememiştir ve bu tür eğilimlerde bulunanları da men etmiştir.

Hurmaların nasıl aşılanması gerektiğini soran bir sahabeye , ‘’ Bu konularda siz benden daha bilgilisiniz.’’ Diyerek bilginin asıl kaynağına işaret etmiştir.
Oysa Muaviye anlayışı bilgiyi de tekelleştiren ve her şeyi boyunduruğu altına alan despotik bir anlayıştır.
Hz Ömer’e caminin içinde kılıç çekip itiraz edebilen bir anlayışın adı iken İslam , bir anda suskunluğun , baskının adı haline gelmiş, getirilmiştir Muaviye sayesinde.

(bazı tarihçiler muaviyeyi fetihlerinden dolayı överler.. Ama Muaviye nin yaptığı Fetih değil bir işgal hareketidir ve İslam’ın yayılmasından çok İslamdan soğumaya neden olmuştur.Bunun en bariz örneklerinden biri de Türklerdir.Muaviye despotizmi Türklerin islama daha geç girmesine neden olmuştur.)
Ebu Zer ce eşitliğin adı iken İslam , eşitsizliğin , adalet hassasiyetinin adı iken İslam , onun sayesinde eşitsizliğin ve adam kayırmanın adı haline geldi.

Muaviye tam bir faşist anlayışın lideridir. Eğer tarih onu 20. Yy da bulundursaydı o Musollini ve Hitler i ‘’ iyi insan!!!’’ dedirtecek kadar despot bir lider olacağını tahmin etmek hiç te zor olmasa gerek.

Kuşkusuz ki zamanımız Türkiyesi ve yakın doğusunda ‘’ islami’’ gelişmelere tanık oluyoruz.
Bu gelişmelerden ,‘’bazıları’’ övgüyle söz ediyor.Kim bu bazıları?
‘’ Cepleri dolu olanlar’’ ile ‘’ cepleri dolu olanların yalakaları’’….’’ Alın teri ile abdest alanlar’’ ile ‘’ kağıt para tomarları ile abdestlerini kurulayanlar.’’
‘’ voli vurmak isteyenler.’’
‘’ aman para, canım para’’ diyenler. Evet bunlar için gelişmeler güzel. Çünkü gelişme adına birilerine fırsatlar veriliyor ve bu fırsatlara balıklama atlayan, ‘’ eski mücahit’’, ‘’ agalar’’ ,’’ mücahitlikten’’, ‘’ mütahitliğe’’ terfi!!! Ediyorlar.
Her türlü despotik düşünce arzu ve ihtiraslarını , daha önce mağdur edebiyatı yaparken, daha önceden söylediklerinin tam tersini , yani tükürdüklerini yalama pahasına , egemen ve güçlü olanın dilini kullanmaya başladılar. İşte Muaviye budur.

Zayıfken mağdur edebiyatı yapmak , güçlüyken zalimin dilini kullanmaktır Muaviyecilik…
Bu gün yaşanan tam da Muaviyenin diktatörlüğüdür…Muaviye tarzı susturmadır….
Bu gün yaşanan Muaviye tarzı hep babaneciliktir.
Bu gün yaşanan muaviye despotizminin çağdaş versiyonudur.

Ve ne yazıkki bu gün İslam Hüseyni bir özden soyutlanmış , saltanat özlemcisi Neoliberalistlerin ihtiraslarının payandası haline gelmiştir.
Halife Osman zamanındaki Muaviye 1300 yıl ileriye zıplamış , bir amip misali bölünüp çoğalmıştır.Kimi siyasetçi , kimi alim kılıklı zalimlerle beraber konsepti dillendirilmektedir.

Bu günün umum manzarası şudur:
1- Muaviyeciler daima güçlüden yanadırlar.
2- Muaviyeciler kişi kültü ve yönetimde oligarşı oluşturma temelinde hareket ederler.
3- Muaviyeciler medyayı gücün ve emperyalizmin hizmetinde kullanırlar
4- Muaviyeciler , hurafe ehlidirler.Yalancıdırlar.
5- Muaviyeciler zalimdirler , bozguncudurlar, despotturlar. Ve en önemlisi onlar ‘’dine karşı din’’ i temsil etmektedirler.
6- Muaviyeciler mi? Tipik bir kapitalist mantığı ile düşünürler onlar: dünya yansın önemli değil. Asıl önemlisi kendi yumurtalarının kaynaması.

Evet… tercih bizim…Ya gelişmekte- geliştirilmekte olan muaviyeci despot dinin gelişmesine seyirci kalacağız…
Muaviyeci suskunluğun elinde oyuncak olacağız..
Ya da Hüseyni bir duyarlılıkla ‘’ la’’ deyip neoliberalizme itirazımızı yükselteceğiz..

Ve ‘’ La’’demeden ‘’ illallah’’ denilemeyeceğini de bilerek yükselteceğiz itirazımızı.

Yarınımız adına…. Yarının özgürleşmesi adına yapacağız bunu….Ve susarsak ,’’ yarın diye bir şeyin olmayacağını’’ bilerek yapacağız bunu.

‘’ Müslüman’’ olma iddialı neoliberallere karşı sözün gücü, adaletin yüceliği ve özgürlüğün aşkına….

Haydi dostlar…. Ya Allah…..

NOT:Bu yazı genel kavramsal değerlendirmeler yapmak için yazılmıştır.Güncel polemiklere çekilmemesi uygundur.

  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40