• BIST 109.058
  • Altın 151,093
  • Dolar 3,6599
  • Euro 4,3238
  • Rize 21 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C
  • Trabzon 19 °C
  • Samsun 19 °C

İSLAM VE AŞK-3

Osman KAYA


Tasavvuf Düşüncesinin pek çok eleştirel yanı olmasına rağmen şu bir gerçektir ki İslam Düşüncesinde aşk olgusuna en fazla değinen ve bu olguyu bir kuyumcu titizliği ile işleyen gene Tasavvuf olmuştur.
Tasavvuf Düşüncesinde Dört isim son derece önemlidir ve bu dört ismin işlediği ana tema aşktır.

Bu isimler hakkında bilgi verelim:
1- HOCA AHMET YESEVİ
İlk Türk İslam mutasavvıflarındandır. Tasavvufun Türk Dünyasında, özellikle de Anadolu topraklarında bilinip yayılmasında büyük rol oynayan Hoca Ahmet Yesevi , ilk defa Türkçe olarak dini – tasavvufi şiirler yazan , söyleyen insandır. Divan- ı Hikmet adlı eserinde yazdığı şiirleri ile insanların nasıl davranması gerektiğini anlatan Ahmet Yesevi ; her şeyin ilahi aşkın tecellisi olduğunu , bu nedenle de her şeyi gönülden sevmek gerektiğini söyler.Ancak bu şekilde Tanrıya ulaşılabileceğini belirtir. Ona göre aşksız, Tanrıyı anlamak asla mümkün değildir. Çünkü aşksız kişi gerçek insan değildir. Çünkü aşksız kişi gerçek insan değildir. Irk, dil, din, mezhep ayrımı yapmaksızın tüm insanlığa sineyi açmak, onlara hoşgörülü olmak gerekir. Çünkü insan kâinatın özüdür.

2-MEVLANA CELALEDDİN İ RUMİ
Anadolu bilgelerinden olan Mevlana Celaleddin i Rumi nin felsefesi bir anlamda sevgidir. Aşktır. İçerisinde aşkı barındıran insan bu yönüyle bütün varlıklardan ayrı bir öneme sahiptir. Nasıl evrenin görevi, Tanrının kudret ve güzelliğini bildirmek ise insanın görevi de bu kudret ve güzelliği en saf şekliyle idrak etmektir. Evrende var olan birliktelik Tanrının yüceliğine götürür bizleri. Bunun içselleştirilip var olanı, var edenle birlikte görebilmek gerekir. Bunu görebilmesi , , Tanrının katına yükselebilmesi için tek yol Mevlana’ya göre ‘’ aşk’’ tır. Bu ise insanları var olan her şeyi Tanrı adına sevmekle mümkündür. Kim olursa olsun her insan, ilahi özün barınağı konumundadır. O halde bütün insanlara farklılıkları ve seviyeleri itibarıyla bir göz ile bakmalı, hoşgörü ve bağışlama temele alınmalıdır. Bu bakış açısı da evrensel ahlak yasasına temel teşkil eder.

3-HACE BEKTAŞ –I VELİ
Varlığın birliğinden yola çıkan ünlü mutasavvıf olan Hace Bektaş-ı Veli ye göre var olan her şeyin telemi Tanrıdadır. Tanrı ya duyulan sevgi ve bilgi ile ahlak ortaya çıkar. Tanrıya ulaşma aşamalı bir seyir gerektirir. Bu aşamalar görünüşte ayrı gibi görünen varlıklar ile Tanrı nın aslında bir olduğunu bilen kişi, insanlar ile ilişkilerinde, eline, diline ve beline sahip olarak yaşamalıdır. Yani bütün insanlara karşı güvenilir bir kışı olmalıdır.
Hace Bektaşi Veli her şeyi olduğu gibi ahlakı da Tanrı ve Sevgi ile temellendirir. Buna bağlı olarak da bütün insanlar eşit ve kardeştir. Sevgi, iyilik, çalışkanlık, doğruluk insanlar için birer değer konumundadır. Bu anlayış da evrensel ahlak yasasının temelini oluşturur.

4-YUNUS EMRE

Tasavvufun öngördüğü yaşamı en saf biçimde yaşamış olan Yunus Emre, bunu da şiirlerinde çok yalın bir Türkçe ile ifade etmiştir. Bu özellikleri ile çok sevilen Yunus Emre, Anadolu insanı için bir bilge, bir ermiş konumundadır.

Yunus a göre varlık, tek ve mutlak varlık olan Tanrı tarafından yaratılmış ve zamanı gelince yine ona dönecektir. Varlığın kendisine ait bir vücudu yoktur. Vücut tektir ve bu vücut Tanrıya aittir. Varlığı Tanrıdan farklı düşünmemek gerekir. He şeyin özünde var olan mutlak varlık olunca, varlıklara ve insanlara c verilen değer de Tanrıdan kaynaklanacaktır. Tanrı nın varlığı da Yunus a göre aşktan başka bir şey değildir. Varlığı aşk olan Tanrının yarattığı varlıklar da aşk ile aşk için yaratılmış olacaktır. İnsan bu aşkı anlamalı ve yaşamalıdır. Çünkü insanı insan yapan öz, , yaradılışındaki aşktır. Aşk var olmanın sebebidir. Bu nedenle insanın her şeye aşk ile bakabilmesi gerekir. Aşk ile mevcudata bakamayan insan eğri, yaramaz insandır. İnsan her şeyden önce kendisini, daha sonra varlığı aşk ile bilerek Tanrıya ulaşmaya çalışmalıdır.
Yunus Emre nin dünyasını oluşturan iki temel esas aşk ve ahlaktır. Tanrıya duyduğu aşkla insanın, Tanrı nın emir ve yasaklarına uyması gerekir. İnsanın kendisine uygun olmayan davranışları terk edip, ilahi yaradılışa yönelmesi ahlakın da temelini teşkil eder.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40