• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Rize 2 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -8 °C
  • Trabzon 5 °C
  • Samsun -1 °C

İSLAMCILARA TAVSİYELER-2

Osman KAYA

Türkiyede Müslümanların sorunları, dünyadaki müslümanların, hatta genel olarak insanlığın sorunlarından yalıtılamaz.. Çünkü modern zamanlarda dünya gittikçe küçülüyor ve dünya dediğimiz gezegen adeta küresel bir köy halini alıyor...

İslam kimlikli kişileri bu zmaan diliminde olumsuz yönde en fazla etkileyen unsurlardan biri radikalizmdir. Radikalizm bir çeşit körlüktür ki bu körlük bedensel özürlülük düzeyinden çok daha ileri zararlar verir.

Radikalizm, bilimsel kafayapısından, akıldan, tahlillerden, doğru ile yanlışı, tartarak düşünerek bulmaktan uzaklaşarak, dediğim dedki, çaldığım düdük tavrıdır...Radikalizm, at gözlüğü takmak, başkasının verdiği bilgiye ve düşünceye hiç bir şekilde değer vermemek demektir.

Radikalizm akidevi ve siyasal radikalizm olarak ikiye ayrılır. Akidevi radikalizm, inanç esaslarında kabul edilen hususlardan hiç taviz vermemek demektir..Hiç bir gelişme kabul etmemektir.Ve bunlar Amerikadaki Amişler gibi, tarihin bir dönemde dodnuğunu ve ondan sonra tarihin hiç bir şekilde hareket etmediğini savunurlar... Bazıları sadece inanç boyutunda, bazıları ise bütün davranışlarda bu esasın egemen olduğunu düşünürler.. Konuşurken mikrofon kullanmamak bu zihniyetin tezahürüdür.Bu zihniyetin selefi adı verilen versiyonları ceplerinde taş taşıyarak def- i hacet yaptıktan sonra taharet i bu taşlarla yaparlar ve buna da sünnet derler...

Siyasal radikalizm vardır bir de...Siyasal islam olarak termilaize edilen bu yaklaşımın geçmişi nispi olarak uzundur.

Ta Osmanlıdan( hatta belki de selçuklulardan) bu yana islam radikalizminin söz konusu olmasına rağmen , yakın tarihteki en köklü radikalizm hareketi İrancılık diye ifade edilen tutumdurİranda olan biten yaklaşım şudur: iran bir antiemperyalist devrimle amerikan emperyalizmini devrirmiştir. Anca Humeyni dominantlığı devrimi yapan diğer unsurlara yaşam hakkı tanımamıştır. Hatta ki devrimci mücadelenin o coğrafyadaki en öçnemli isimlerinden biri olan Ali Şeriati bile devrim sonrasında eserleri yasaklanmak, hanımı Püran Şeriatiyi yurt dışında yaşamaya mahküm etmek gibi çeşitli baskılara öldükten sonra bile maruz kalmıştır.

İran devrim sonrasında İslam devrimi ihracı adı altında , din faşizminin değiik versiyonunu ve İran ulusçuluğunu ihraç etmeye çalışmıştır.

Yanısıra Batıya karşı haklı ama kör bir karşıtlığı da beslemiştir. Bunun en korkunç ürünlerinden biri de Türkiyeye yönelik olarak yapılan Atatürk düşmanlığıdır.

İranlı yetkililer Türkiyeye defalarca gelmişler başta Özal olmak üzere pekçok Batı hayranı insanla anlaşmalar yapmışlar ama verdiği bağımsızlık mücadelesiyle mazlum halkların umudu olan Mustafa Kemal e karşı tavır almışlardır.Bu çok büyük bir hatadır.. Antiemperyalist devrime imza atmış iranlı devrimcilerden beklenen Mustafa Kemal Atatürke tavır almak değil onun yanında olmak olmalıyıd.. Tabi bu Noktada Kemalistlerin hatalarını görmezden gelmek olmaz...

İran radikalizminin pek çok faydaları olmuştur.. Bu radikalizmin faydalı yönleri irandaki sosyalistlerin öğretilerinden gelmektedir. Ama pek çok zararları da olmuştuır ki bunun temelinde de dinci , faşist , yobaz molla zihniyeti yatmaktadır.. Humeyni klasik molla zihniyetinin dışındadır.. Ahmedi Nejat, Beheşti, Talagani, Mustafa Çamran, Murtaza Mutahhari, vb leri klasik molla zihniyetinin dışındadır.. Ama şia taassubunu İslam diye pazarlayıp, dincilik yapanların verdiği zararlar saymakla bitmez... Gelecek yazımızda devam edelim...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40