• BIST 107.749
  • Altın 143,535
  • Dolar 3,5290
  • Euro 4,1420
  • Rize 30 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C
  • Trabzon 28 °C
  • Samsun 28 °C

İSLAM’IN BARIŞA BAKIŞI

Sadık HÜR

İslam tarih boyu tüm problemlerin çözümünde merhem olmuştur. Hala iyileştirmede en etkin ilaç olarak geçerliliğini devam ettirmektedir.

         Cehalet bütün insanlığın düşmanıdır. Cehalet nerde olursa olsun onu ortadan kaldırmak İslam’ın ana görevidir. İslam’a inanan insanların da en önemli cihadı cehaleti ortadan kaldırmaktır. 

     İslam evrenseldir, bütün insanları şerefli, haysiyetli, izzet sahibi olarak düşünür ve değerlendirir. İslam geldiğinde o günkü toplulukların birbirine olan bağları sadece ırkçılık ve kavmiyetçilik üzerine bina edilmişti. İslam yani Kur’an bunları tamamen ortadan kaldırıp yerine dine dayalı insanlık bağlarını ikame etti. İşte o zaman Arap, Acem, Türk, Kürt, Çerkez, Rum olmanın farklılık olmadığı farklı etnik kökenlere mensup olmanın ümmet kimliğinde birleşerek cihan şumul bir din olmanın gerekliliğini ortaya koydu. Bu sayede İslam bin bir ırkın beraber yaşadığı milyarlarca insanın gönlünü birleştirerek ortak yaşama sevinci verdi.

      İslam dini barış adına öfkelerin yutulmasını emrediyor, ardından insanların affedilmesini emrediyor ve sonunda ihsanda bulunmayı görev veriyor. Bu hasletleri yaşamanın Müslümanların karakteri olduğunu Kur’an haber veriyor. Tabii ki yine Kur’an, kötülüğe kötülükle karşılık verilebileceğini ancak kötülüğe iyilik yaparak affedenin mükâfatını Allah bizzat sürpriz olarak vereceğini haber veriyor. İnsan öldürmeyle, düşmanların biteceğini sananlar yanılmaktadırlar. Aksine insan öldürmeyle düşman sayısı artar eksilmez tarih bunu böyle kaydetmiştir. Aslolan insanları Allah’a ve Allah’ın birliğine davet etmektir. Siz şayet başka şeylere davet ederseniz sistem bozulur.   Kur’an’dan uzak Kur’an yetimlerine ulaşamazsınız. İmandan uzak iman yetimlerine ulaşmanız mümkün olmaz. İlimden, irfandan uzak cahil yetimlerine ulaşamazsınız.

          Allah insanı Kur’an’da mükerrem olarak bildiriyor. İnsanın mükerrem oluşu yaratan ve yaratılanlarla ilişkisinde mükerrem olmayı gaye edinmesidir. Mükerrem insanın gönlünde herkese yer vardır.

          O yaratılanı yaratandan ötürü sever sevgisine karşılık beklemez. Mükerrem insan olmak güçlü- zayıf, âlim-cahil, zengin-fakir demeden herkesi saygın onurlu görebilmektir. Onurlu insan olmak kırık ve mahzun gönüllerin yaralarını sarmaktır. Onurlu olmak erdeme kanat çırpmaktır. Onurlu olmak hayatı paylaşarak hoşgörülü ile yaşamaktır. Allah’ın dediği mükerrem insan olmak din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin bütün insanlarla iyi geçinmektir. Kırgınlık, dargınlık ve düşmanlıkları sona erdirmektir.

       İslam barışı, huzuru ve mutluluğun icrasını insanoğluna bir vazife kılmıştır.  Yüzyıllar boyu İslam’ın barış anlayışı insanları birlik ve beraberlik içerisinde yaşamalarını sağlamıştır. Bugün de barış ilacı aynı etkiyi göstereceğinden emin olmak gerektiğini bilerek var gücümüzle barışın yanında taraf olmanın bir tarihi görev olduğunun idraki içinde olmalıyız.

     Anadolu toprakları üzerinde yaşayan ve yaşam mücadelesi veren bütün insanların barış gölüne su taşımaları bir vicdani görevdir. Aklıselim herkes barış gönüllüsü olarak söz katmalı, tavır katmalı ve becerilerini ortaya koymalıdır. Aksi halde barış gölü kurur gönül çiçekleri yeşermez.

  • Yorumlar 21
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40