• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Rize 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun 6 °C

Karneyi veli ve öğretmene de vermek lazım

Ali GÜNAY

25 OCAKTA okullarımızda, evlerimizde karne heyecanı yaşanacak. Öğrencilerimiz yarım öğretim yılının sonunda başarılarını gösteren belgelerle evlerine koşup velilerinin takdir ve eleştirilerini dinleyecekler.

Ben karneyi sadece öğrenciye değil; veli, öğretmen ve yönetime de vermek isterdim. Eğitim öğretim etkinliğinde onları da değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Eğitim sadece öğretmenlerin işi değildir. Sadece okulda verilmez. Madem eğitim böyle çok boyutludur o zaman paydaşlarda kendilerine düşeni almalıdır.

Sevgili öğrenciler;
Aldığınız karne ve içindeki değerlendirmeler sizi ne çok üzsün nede sevindirsin. Bu belge sizin tam olarak başarılarınızın özeti değildir. Sadece sistemin sizden beklentilerinin cevabıdır. Sistem de kendine uygun olanını seçer. Uysal, itaat eden, söz dinleyen, iyi bir vatandaş. Bunun yanında yeteneklerini sürekli geliştiren, okuyan ve sorgulayan birey ne kadar ister bilemem.

Sayın veliler!
Sakın çocuklarınızın kırık notları için onları eleştirmeyin. Onlar eksikleri ile beraber, hata ve kusurları ile sizin birer parçanızdır. Size ait ve özgündür. Beğenmeme şansınız ve lüksünüz yoktur. Kimse kendi çocuğunu bir başkası ile değiştirmek istemez. Getirdikleri belge aynı zamanda sizin çocuklarınıza karşı ilginizin, onlara olumlu-olumsuz katkınızın ve mutlu kılıp kılmadığınızın bir göstergesidir. Aslında MEB, öğrencilerle birlikte velilere de karne verilmesi sistemini geliştirmelidir.

Değerli öğretmenler!
Hepimiz biliriz ki bizim verdiğimiz eğitim-öğretim veli ve çevre desteği olmadan yavan kalır. Eğitim paydaşlarının her biri kendine düşen görevi yapmadığında etkinlik eksiktir. Karnelerin bir öğrencinin tüm başarısı olmadığı hepimizce bilinmektedir. O halde öğrencilerimizin manevi yapılarına zarar gelmeden değerlendirme yapalım, onları değerlendirirken de bir şeyler öğretip eğiterek işlevi yerine getirelim. Onların yaşam boyu sürekli öğrenerek kendilerini geliştirebileceği anlayışı benimsetelim. Onları kazanacak yerde kaybetmeyelim. Ölçme ve değerlendirme sistemi;  azınlık çok küçük bir gurubun sivrilip mutlu olmasını sağlarken çoğunluğun heba olması anlayışı üzerinde kurulmuştur. Eleme, elekten geçirme, seçme gibi. Hedefleri sıfırlamayalım. Sizi de velilerin değerlendirme yapabilecek bir sistemin gerçekleştirilmesi ne kadar iyi olurdu. Siz velilere, veliler size ve hatta öğrenciler bile sizi değerlendirip karne verebilmeli. Bu şekilde oto kontrol sağlanır. Başka denetim elemanına ihtiyaç kalmazdı.
Ve yönetim kadrosunun tüm birimleri!

En alttan en üste kadar eğitim-öğretimin yönetim ve personel kadrosunun da kendine düşen görevleri vardır. Her öğretim yılının sonunda ve yıl ortalarında okullardan gelecek raporlar, projeler bir havuzda toplanmalı. Projeler arası yarışmalardan öne çıkanların sahiplerine dönük temsilcilerin,  akademisyenlerin yanında şuraya katılımı sağlanmalı. MEB Şurasının büyük bir çoğunluğu uygulama yapan üyelerden belirlenmelidir. Ölçme-Değerlendirme sistemi, çoktan elemeli değil yeteneği ölçecek,  öğrenciyi her süreçte işleve katacak, onu mutlu edecek, kendisini geliştirecek, ömür boyu öğrenme ve sürekli eğitimi baz alacak anlayışı üzerine oturtturulmalıdır. Eğitim-öğretim kurumlarının en alt biriminden MEB in tepe noktasına kadar sorunlar ve bu sorunlara karşı çözüm önerileri taranarak masaya yatırılmalıdır.
 

  • Yorumlar 10
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40