• BIST 103.773
  • Altın 145,843
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1879
  • Rize 26 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 24 °C

KATLEDİLEN 35 CAN VE ANLATTIKLARI

Osman KAYA

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...

Ahmed ARİF

Geçtiğimiz günlerde Uludere nin Orta su yani Roboski köyünde ikamet edip , kimine göre sınır ticareti , kimine göre de kaçakçılık ile geçimlerini sağlayan 35 kardeşimizin üzerine savaş uçaklarından ölüm yağdı… ve 35 can, gün yüzü göremedikleri bu dünyadan, kalanlara bir ömür boyu sürecek acılar bırakıp çekip gitti…İliklerine kadar soğuğu tattıran karlı dağlarda cehennem ateşini yaşadılar bir an..Bu ateş öyle bir ateşti ki başta ana babaları olmak üzere hepimizi , yani yürekleri insan sevgisi ve onuru ile çarpan herkesi yakıp kül etti…

Yüce Mevla’dan kardeşlerimiz için af ve mağfiret, geride kalanlar için Cenabı-ı haktan Sabrı Cemil niyaz ediyorum…
‘’ her ölüm erkendir’’ diyor bir şair ya, ama bu ölüm başka…Daha deprem yaralarımız sarılmamışken, daha kalleş PKK tarafından şehit edilen gencecik askerlerimizin yaraları üzerindeki kan kurumamışken düşen bu acı, diğer acılarımızın üzerine tuz biber ekti..
Ve duyulan acı pek çok düşünceyi de beraberinde getirdi..Bendeniz bu sütunlardan PKK terörüne yönelik pek çok yazılar kaleme aldım..acizane olarak tespitlerde bulundum..ama bazı çözüm yollarını da yada sorunun bazı kaynaklarını da zaman bıraktım ki insanlar yaşayarak sorunun ne olduğunu görsünler ve bu doğrultuda perspektif geliştirsinler diye…
Hepimizin kafasında şu sorun çözülmemiş bir mahiyette, ya da bilinipte dillendirilmemiş bir vaziyette durmakta:’’’ Güneydoğuda akan kan neden durmuyor?’’
Kuşkusuz , sosyolojik olarak düşündüğümüzde şu bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır ki hiçbir toplumsal sorun tek nedene indirgenerek açıklanamaz..Bu doğrultudan yola çıkarak bizim de cevabımız tek değildir.. Ama şu bir gerçektir ki bizler cevabın büyük bir kısmını vermiş bulunmaktayız..Bu cevap şudur:Güneydoğuda akan kanın en önemli nedenlerinden biri müesses algıdaki mücessemleşen faşizan ve sorumsuz algı , diğeri ise emperyalistlerce mücessemleştirilen etnik faşizmdir.
Ölüm en büyük acıdır kuşkusuz… Hele ölüm haksızlığa uğrayarak-uğratılarak olduğunda bu acı katmerleşir..
Hiçbir gerekçe ( bölenlerin kaçakçı olması, yanlışlıkla öldürülmeleri, orda ne işleri olduğu PKK lı zannedilmeleri vs.)bu katliamı meşrulaştırılamazken hala daha yukarıda belirttiğim faşizan algı etkisinde kalarak ‘’ oh olsun, gebersinler, ‘’ ‘’ ya da biz yaptık oldu’’’’ zaten onlar potansiyel terörist’’ ‘’ eee öldülerse ne olmuş yani’’ Tarzı insan onuruna asla yakışmayan tutumlar göze çarpmaktadır..
Bırakın kaçakçı olmalarını PKK lı zannedilmeleri halinde bile bu şekilde katledilmeleri çok tartışma götürür tarzdır..Çünkü 1. Si devlet ciddiyeti ‘’ zan’’ a dayalı bir tutumu asla kabul etmez- kaldırmaz.
2.si devletin görevi suçluyu katletmek değil yargıya teslim etmektir..
Ben idam ın tekrar gelmesi taraftarı olan bir kişiyim. Eğer bir insan öldürülecekse sağlam bir hukuk mantığı içinde doğru dürüst bir yargılamaya tabı tutarak onu yargılar ve idam edersiniz. Ama bunu yaparken asla yargılamama boş vermişliğine ve sorumsuzluğuna düşülmemelidir.
Yok eğer yargı lüzumsuz suçlu anında infaz edilmeli diyorsanız o zaman terörü ya da töre cinayetlerini veya kan davalarını hangi mantıkla eleştireceksiniz?

3. sü yanlışlık oldu ne yapalım diyorsanız o zaman şu soru ısrarla sorulmalıdır… bu ülkenin radarları yokmu… bu ülkenin radarları varsa bir tabur halinde silahlarıyla beraber karakollara baskın yapan PKK sürüsü gelirken neredeydi? O zaman neden kalkıp vurmadı bunları da şimdi üzerinden silah çıkmayan zavallılar katledildi..

4.sü… elbette ki hiçbir özür ölenleri geri getirmez ama özür dilemesini hakkıyla bilmek te çok büyük erdemdir.. Adam gibi özür dilemek varken… bu özrün gereklerini adam gibi yerine getirmek varken… ‘’ eee geçmeselerdi canım… biz vururuz böyle ‘’ tavrı nı andıran bir duyarsızlık sergilemek… işte bu çooook su götürür ve çoook laf kaldırır bir tutumdur.

Şunu bilmek gerekir.. Hiçbir şekilde adalet unsurundan hakkaniyet unsurundan vaz geçmemek gerekir… Adaletin olmadığı yerde gücün asla ayakta duramadığını artık yerçekimi yasası gibi ya da 2x2 tarzı kesinlikle kabul etmeliyiz..Teknik üstünlüğü alabildiğine elde etmeliyiz ama ne kadar teknik donanıma sahip olursak olalım yine de hukuku ve merhameti asla elden bırakmamız gerektiğini unutmamalıyız..
‘’ istihbarat aldık o halde ateş serbest ‘’ tarzı yaklaşımlarla bu sorunu çözemeyeceğiniz açıktır… Ayrıca bu mantık asla hukuk devletinin mantığı değildir.

Hukuk devleti ‘’ bir gemide doksan dokuz haydut ve bir tane masum olsa siz o gemiyi batıramazsınız’’ şeklinde özetlenebilecek ilkenin taşıyıcısı ve uygulayıcısıdır..
Bu ülke daha Maraşları, Sivasları, Çorumları, Gazi mahallesi rezaletini, Dersimde çekilen acıları unutmamışken, bunları tartışırken, olan bitene tüy ekmek tarzı bir yanlışlığı hiçbir vicdan kabul edemez ve etmemelidir.
Daha birkaç yıl önce cezaevlerine yapılan ve adına iğrenç bir ironi olarak ‘’ hayata dönüş operasyonu ‘’ adını alan ölüm operasyonunda alev makineleriyle insanların yakıldığını unutmadık.
Bu arşı ala ya çıkan hatalarımız dururken Amerika nın dahi tam güvenmediği ,bırakın Afgan lı ve ıraklı masumları gözetmeyi, kendi askerlerini dahi yanlışlıkla katlettiği heron ve pretadorların gücüyle adalet sağlanacak diyorsak ,demek ki daha çoook mazlum kanı akacak demektir.Elbette teknoloji kullanılacak ama kılı kırk yaran adalette, asla elden bırakılmayacak..
Açılımdan, sorunun çözümünden, demokratikleşmekten bahsedenler, ‘’adaletteki hassasiyet ne kadar gerçekleşiyor’’ sorusunu kendilerine sormalı bu doğrultuda tavırlar geliştirmelidirler. Yoksa müesses anlayışta olduğu gibi ‘’erkânı devlete affı teba gerekmez ‘’ deniyorsa daha çoook tarlaya tuz ekeceğiz demektir.
Bu süreçte basının da foyası ve ne kadar demokratik olduğu, turnusol kağıdı hassasiyeti ile ortaya çıkmış bulunmaktadır..Bu ülkede asker de olsanız, kaza kurşunuyla da gitseniz, kasıtlı da öldürülseniz , fark etmez’’mağdur ve mazlumsanız, terki dünya etmeniz o kadar da önemli değildir ve hiç merak etmeyin fermanı katlinize bir kılıf uydurulur’’
Kimi ‘’operasyon kazası’’ denir, kimi ‘’ istihbarat hatası’’… ya da ‘’ PKK’nın tuzağı, kaçakçıların rotası’’
Bir kurum müdürünün kaybolan köpeği kadar haber değeriniz yoktur… kim olursanız olun… Yoksulsanız… siz ölmemişsiniz… ancak gebermişsiniz.. unutmayın.. çünkü tohumuna para verilmemiş olan gübreden, analar sizin gibi daha çoookk insanlar doğurur..

Bu acı olaydan yola çıkıp ta etnik faşizmi kışkırtanlara ve bu yolla da küresel ölçekli projelere destek verenlere de şöyle bir uğramalı diye düşünüyorum..
Bunlar ki insanların acılarından iğrenççe istifade ederek acıları katmerleştirmektedirler utanmadan..düşünün ki bu elim bu yürekler parçalayan olaydan yola çıkarak fırsat avcılığı yapanlar şu sözü söyleyebiliyor:
“Herkes anlayacak ki Kürdün kanı bu kadar ucuz değildir!”
Bu ne talihsiz ve sorumsuz bir sözdür… Bu sözün sahibi fiil olarak değil ama mesajın vahameti çerçevesinde en az bu katliamın sorumluları kadar suçludurlar.
Kanı kanla yıkayanlar , kan akıtanlar gibi döktükleri kanda boğulurlar.. Bu tarihin yasaları arasındadır.. Hele bir ülkenin meclisinde yer alarak bu imkânları kullanıp bu milletin temellerine incir ağacı dikenler… Elbette bu aziz halkın vicdanında hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır.
Yazıma, rahmet ve sabır dileklerimi tekrarlayarak son veriyorum..

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40