• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 8 °C

KENT KİMLİĞİ

Şükran Yangın Üst

Kent Kimliği belli bir geçmişi olan ve sürekli gelişmeye devam eden ve belli faktörlerle şekillenen kavramlar bütünüdür. Kent kimliğini en çok etkileyen faktörlerin başında o kentin fiziksel, sosyo-ekonomik, kültürel ve tarihsel özellikleri gelmektedir.

Kent kimliği kavramı aynı zamanda o kentte ikamet edenlerin yaşadıkları yere yükledikleri anlamlandırma ve değerler kümesi olarak de nitelendirilebilir. Örnek vermek gerekirse Vatikan şehri bir din kenti iken, New York şehri Özgürlük Heykeli ve gökdelenlerle özdeşleştirilir; Paris denince kültür şehri ve Eyfel Kulesi, İstanbul denilince Ayasofya ve Sultanahmet Camii akla gelmektedir.

Geniş caddelerin, yolların, kat kat apartmanların toplamı mıdır kent?

Kenti kent yapan tarihin sihirli gücüdür. Tarih kültürün hafızasıdır ve kolektif bir akıl yaratır. Geçmişi olmayan kentler, hafızasını, anılarını yitirmiş insanlara benzer. Böyle kentlerin insanları kendilerinin dışında hiçbir şeyle bağ, bağlantı kuramaz. Yalnızlaşır.

Bulunduğu coğrafyaya, içinde barındırdığı insan-insan, insan-doğa, insan-dünya, yine insan dolayımında somutlaşan geçmiş-şimdi-gelecek ilişkisine göre kent her dönemde farklı özelliklerle ortaya çıkar. Her kent belli kimliksel özelliklerle kültürü yaratır, barındırır; kültürü ve kültürün ürünü olarak kendisi olur; başka bir anlatımla, kentle kültür arasındaki ilişki o kentin kimliğini kurar ya da oluşturur. Kent, ne türden olursa olsun, kültürün yaratıldığı, saklandığı ya da saklanamadığı, değerli bulunduğu ya da bulunmadığı, anlaşıldığı ya da anlaşılamadığı, yozlaştırıldığı, yıkıma, şiddete uğratıldığı bir ortamdır. Kültür özellikle de daha sonra üzerinde durulacağı gibi, klasik-evrensel kültür değerleri son derece kırılgandır, onların korunması güçtür; emeği, özeni, bakımı gerektirir.

Kentin, kentte yaşayanların gereksinimleri nasıl belirlenmektedir? Gereksinimlerin belirlenmesinde neler ölçü alınmaktadır; nelerin ölçü olarak alınması gerekmektedir? Kentin kimliği saf bir biçimde ne olursa olsun korunmalı mıdır; yoksa yenilik, yenilikçilik adı altında aşırı modern olana, postmodern olana eklemlenmek bir “erdem” olarak mı görülmelidir? Ayrıca yeni kent ortamı kimin, hangi gereksinimine yanıt vermektedir? Gereksinim denilen, kimin gereksinimidir? Kentin sahipleri kimlerdir? Kararlar nasıl alınmaktadır? Kentin sakinleri kent kimliğinin, kent kültürünün, kentin kültürünün oluşmasında ne denli etkilidirler? Kent kimliğini, kent kültürünü oluşturmada insan ögesinin ne yapması, neleri dikkate alması gerekmektedir? Salt gereksinimlerin kışkırtmasıyla kararlar alan, seçimlerde bulunan, hareket eden kent sakinleri olsa olsa kentin “yeni” kimliğini, kentin “yeni” kültürünü yaratabilirler; ancak bu bireylerin karar verici de olsalar, kent kimliğini, kent kültürünü oluşturmaları mümkün değildir. Asıl zorluk da burada belirmektedir.

Birçok şehrimizde “Kent Kimliği” giderek tamamen değişmiş, gecekondulaşma, plansız kentleşme, betonlaşma olgusu, taşıt trafiği karmaşası, otopark sorunları ile “Çağdaş” olmayan bir “Kent Kimliği” oluşmuştur. Ancak, halen kimliğini koruyan tarihi kesimler ile yeni gelişmekte olan çağdaş kent parçaları bulunmaktadır. Binlerce yıllık tarihsel ve kültürel geçmişin izlerinin titizlikle korunması gerekir. Aksi taktirde, kentlerimiz, kültürel değerlerini ve doğal çevresini yok eden geri kalmış bir kent olarak giderek çöküntüye uğrayacaktır. Son yıllarda artan doğal ve tarihsel çevrelerin yıkımına yönelik uygulamaların bir an önce durdurulması gereklidir.

Nüfusun baskısıyla adeta bir yağ lekesi gibi yayılan birbirinin aynı kentler meydana getirdiği ve kentlerin tarihi dokusu ve kültürel mirasının inanılmaz bir hızla çözüldüğü günümüzde bir kentin kimliğinin erimesine karşı üniversite, belediye, kent konseyi ve sivil toplum örgütlerinin güçlerini birleştirerek set oluşturması gerekmektedir.
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40