• BIST 89.270
  • Altın 147,050
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 16 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 16 °C

KENT KÜLTÜRÜ

Ali GÜNAY

Daha önceki yazılarımdan birinde İlçemizi;”dünyanın 8.harikası” olarak betimlemiştim. Doğası ile bu betimleme uygundur ancak içinde yaşayanların bunu hak edip etmediklerini anlamak için sahip oldukları bu nimete karşı olan tutumlarına bakmak gerek. Olaya “Yurttaşım sorumluluklarımın farkındayım” anlayışı ile yaklaşmak gerek.

“Kent dediğin insandan başka nedir ki?” der...Sheakspear.

Kent her şeyden önce insandır. Bizde kent denince yapı, ulaşım ve rant akla gelir. Hâlbuki tüm bunlar da insana yönelik, ona hizmet için ve daha rahat yaşamak için değil midir?

Etkin yönetim, kaliteli hizmetle çağdaş bir kent kültürü oluşturmak mümkündür. Toplumun tüm kesimlerinin kentsel hakkı olduğunu ve kentsel eşitlik ilkesi ile bu haklarını kullanabileceği bir ortam yaratmak pek zor değildir.

İlçemizin alt yapı olarak ortada duran sorunları yok değildir. Bir kere çarşı içinde bir mecburiyet sokağımız vardır. Yayası, arabası, esnafı ve park halinde olan araçların birlikte paylaştıkları...

Pazar yerinin olmaması, araçların park yerlerinin ve çocuk oyun alanlarının bulunmaması bu sorunu daha katmerleştirir.

Çarşı içinde inşaatı devam etmekte olan ahşap yapılar ayrı bir güzellik katmakta ancak kentsel dönüşüm, yöre mimarisine uygun kaplama çalışmaları olmadığından arada sırıtmaktadır. Böyle yöresel mimarı özelliği taşıyan ahşap yapı ve binaların çevresinde bu güzelliği boğacak eski yapılar olmamalıdır. Bir an evvel kentsel dönüşümle yöre mimarisine geçit verilmelidir.

 Çarşı karşısında bir geçiş sağlanarak ilçeyi mecburiyet sokağından kurtarılmalıdır. Dere üstünde otantik köprü üstü ahşap binalarla ayrı bir güzellik katmalı… İki çarşı arası boşlukta bu gerçekleştirilebilir. Hatta oto park çıkıntıları yapılarak park sorunu da çözülebilir. Bu günkü teknoloji ile bu mümkündür. Bu şekilde bir nebze olsa trafik ve oto park sorunu çözülür, ilçe görüntü ve gürültü kirliliğinden kurtulmuş olur. Bunun yanında ilçemizde yetişen bitkiler için endemik bitki müzesi” yapılmalı. Eğitime dönük kreşler, çocuk oyun alanları ve yuvalar açılmalıdır.”Yöresel ürün fabrikası “kurularak istihdam arttırma yollarına gidilmelidir.

Başta vurguladık ki kent demek insan demek diye! Aslında ben bu yazımla alt yapıdan çok insan faktörünü ele almak istiyordum. Ancak alt yapıya değinmeden edemedim. Bu konudaki daha ayrıntılı ve geniş fikirlerimi önceki yazılarımda bulabilirsiniz.

Gelelim insan faktörüne,

Ülkemizde 8.5 milyon engelli vardır. Bunun belli bir oranında ve değişik engel gurubuna bağlı bir kısmı ilçemizde de yaşamaktadır. Çalışmalarda engellileri düşünerek alt yapı organizasyonunu gidilmelidir. Bunun yanında “engellilerle birlikte yaşama” anlayışı ilkesine uygun olarak;

·         “bir dakika yaşa anlarsın” konulu empati yürüyüşü ve şenliği (gözleri bağlı, koltuk değneği, tekerlekli araba eşliğinde),

·         dovn sendromlu dostluk yürüyüşü,

·         Zihinsel engelli etkinlikleri, Müzik ve spor etkinlikleri,

·          Engellilere dönük canlı başarı öyküleri anlatılmalı, seminer, panel ve konferanslar verilmelidir. ( ki en iyi örnek ilçemizin yazarı ve ozanı Yaşar Çelik)

·          Etkin belediye yönetimi ile engellilere, hasta yaşlı ve diğer ihtiyacı olanlara hizmet yönünde; evde hasta, yaşlı bakım hizmetleri, temizlik hizmetleri ve yöresel yemek yapma çalışmalarını içeren kurslar açılmalıdır.

·         İlçe halk eğitim merkezi ile işbirliğine geçilmelidir.

Bu konuda kaynak oluşturmak için bir “sanat kurulu “oluşturup fon yaratılmalıdır.

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40