• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • Trabzon 15 °C
  • Samsun 14 °C

KENTE BAKMAK, GÖRMEK VE OKUMAK

Şükran Yangın Üst


İster gelişmiş, ister gelişmemiş, isterse görünüşü sıradan olsun ya da olmasın, kentlere bakmak insana özel bir zevk vermelidir. Kentlerin nesneleri görebilecek gözleri, sesleri işitebilecek kulakları, dokunabilecek elleri ve tabi ki ruhları olmalıdır.
Kent kavramının bugün için ne demek olduğunu düşünmeden kenti okumak mümkün olmaz. Kentli kentlilik farkına nasıl varır? Kentini görmekte mi? Kentini okuyabiliyor çözümleyebiliyor mu? Üzerindeki etkisini farkında mıdır? Kendi potansiyelini kavrayıp, sorumluluğunu üstlenmeye hazır mıdır? Yoksa ona sunulanı olduğu gibi alıp, sadece şikâyet ve zaman zaman protestolarla edilgen konumunu korumaya mı yöneliktir? Kentlinin kentçi olmayı bırakıp kentli olma kararı ile yakından ilişkili.
Kentin algılanması onun sadece kentsel mimarisi ile ilgili değildir. Kentte yaşayan insanlar ve onların her türlü etkinlikleri, şehrin fiziksel, tarihi sabit yerleri kadar önemlidir. Kentin içine müzik, edebiyat, sinema, heykel ve fotoğraf ile görsel ve plastik sanatlar girmelidir. Bunlar kentin görsel niteliklerini kentin tarihsel dokusunu korurken ona eklenecek yeni dokuların da oluşmasını sağlayacaktır.
Kentler üst üste geçmiş katmanlardan oluşur. Bu katmanlar sadece üzerinde yaşanmış olan uygarlıkların kalıntıları değildir.
Kentin katmanları onu oluşturan mimarisi, sanatı, tarihi, sosyolojisi, ekonomisi, sağlığı, hukuku, yolları ve çevresel alanlarını barındıran bir bütünlüktür. Kent dediğimiz olgu binlerce yıllık birikimlerin tüm bu katmanların birbirinden ayrılmaz bütünlüğü ile oluşur.
Her kentin farklı bir yaşanmışlık hikâyesi, bir dokusu, hatta bir kokusu vardır ve bir kente bakmak, onu görmek değildir. Kenti düşünmek ise daha farklı bir şeydir.
Kent imgesini oluşturan öğelerin çoğu, kentle olan ilişkileriyle öne çıkar. Geniş görünümlü bir park, kentin simgesi olan bir heykel, görsel veya plastik sanat çalışmaları, kente özgü binalar, yollar, kültür merkezleri, dinsel mekânlar, şehrin eski ve yeni yerleşimi arasındaki uyum kişilerin zihinsel algılarında lzbırakmalıdır.
Kentler tek bir birey için oluşturulmamıştır. Geçmişleri, meslekleri, mekânları, alışkanlıkları ve yaşanmışlıklarıyla pek çok insanı temsil ederler.
Kentsel tasarım görsel zevkin ve sanatın gelişmesine yardımcı olacak, sanat ve toplumun bir arada büyümesi kentten alınan keyfi daha da arttıracaktır Günümüzde kentler dönüşüm projeleriyle çok hızlı değişiyor ve yeni kentin oluşması, kentle olan duygusal alışverişimiz azalmakta, böylece insan kendi kentinde yalnız ve yabancı olmaktadır.
Burada yola çıkış noktası, başlangıç noktasının daima şu anda olunan nokta olduğudur. Kent şu gün için bu şekli ile var. Onu görmek ona iyi bakmak gerek. Kent okuması, bilişim teknolojileri kullanarak kendisi gibi devingen diyagramlarla mümkün olabilir.
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40