Avrupa Birliği tarafından bile sahip çıkılmayan, milletvekillerini ikiye bölen, dünyaya rağmen kabul edilen Fransa ile Türkiye arasındaki ilişkileri geren sözde, “Soykırımı İnkâr Yasası” Fransız Parlamentosunda 577 vekilden sadece 50 tanesinin katılımı ile oylanıp kabul edildi.
Bu yasanın, Fransız Anayasasına ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu Fransız hukukçular tarafından belirtilmektedir. Soykırım yok diyen kişiye 1 yıl hapis / tam kırk beş bin avro ceza vermeyi planladılar.
Halime çok şükür. Hamdolsun Rabbimin bana verdiklerine… Ama içimden şunları da geçirmiyor değilim:
Şimdi, 45 bin Avrom olsa. Fransa’ya gitsem, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin makamına yüz metre kala haykırsam. “ Ey mimsiz medeniyetin sözcülüğünü yapan Fransızlar! Medeniyete beşiklik yapan Osmanlı İmparatorluğu hiç bir zaman Ermeni yurttaşlarını sürgün etmedi. Açın arşivleri, kör gözlerinizle bakın ve gerçekleri görün”. Muhtemelen bana ceza keserler, ben de onu öderim. Ama en azından benim fikirlerimi hapsetmiş, duygularımı haczettirmiş olmazdım
Mimsiz medeniyetin anlamını haddim olmadan açıklayayım. ”Medeniyet Arapça kelimedir ve “mim, dal, nun, ye, te” harflerinden oluşur. Medeniyet kelimesinden ”Mim harfi” çıkarılınca geriye “de niyet” kalır, onun anlamı da art niyet ve ahlaksızlık anlamına gelir.
İnsan haklarının yılmaz savunucuları, medeniyetin beşiği olduklarını savunan Fransızların en meşhur saraylarında daha yüz yıl öncesine kadar tuvalet bile yoktu. Pisliklerini sardıkları ambalaj kâğıdıyla pencereden dışarı atarlardı. Her taraf pislik kokardı. Ta ki OSMANLI DEVLETİ ile tanışıp kültürlerine tuvaleti alıncaya kadar böyle yaşadılar.
Az zamanda çok gelişmiş olabilirler. Bu gayet doğaldır.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine sahip çıkıyor olabilirler. Bunu herkes yapar, yapıyor da…
Düşünceler ve fikirler özgür olmalıdır. Bunu her ülke der, demelidir de.
Kendi çıkarları için Cezayir halkını çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden kırıp geçirmiş, bunu inkâr ediyor da olabilirler. Bunu da ancak FRANSIZLAR yapar. Yalan tarihi ancak Fransızlar oluşturur. İnsanların aklını, iradesini, düşüncesini ipotek altına ancak onlar ve onların müttefikleri almaya çalışır.
Bu Fransız oyunun yalan olduğu kadar bir gerçekte Türklerin bunu yapmadığıdır. Tarih kitapları, arşivler ve belgeler bunun delilidir.
Felsefenin kurallarından biri de, bir şeyi yasaklamak bile onun izini silmeye yetmez. Bir şey yok demekle o şey kaybolmaz. Şimdi Aristo’nun bu kuralına göre Fransa Devleti’nin soykırım yok diyene ceza vermeye çalışması aslında o şeyin yokluğuna delalet eder. Bunu ben değil kendilerinden olan bilim adamları söylüyor.
Fransızlar mı doğru yoksa felsefe mi yanlış?
Duygularıma tercüman olmuşsun Ömer Kardeşim.
DENİYET- ALÇAKLIK ART NİYETLİLİK DEMEKTİR YA..
FRANSIZLARA ALÇAK DEMEK AZDIR.ALÇAKLIKTA BİR SEVİYE GÖSTERGESİDİR...
hocam denıyet demek sen yazdın ama hafıf yazdın onun anlamı alçaklıktır tam yazkı anlaşılsın. yani dena kökünden gelır.yani alçak demek bunlar alçak bile olamazlar bu fransızlar çukurdur çukur.
M.AKİF:
BACIMIN BAŞ ÖRTÜSÜ BATIYOR BATININ GÖZÜNE
TÜKÜRÜĞÜME ACIRIM TÜKÜRSEM YÜZÜNE ....
Vallaha hocam doğru dersin de benden alacakları para ile kendileri kalkınacaksa vermeyelim ya...
ama RAHATLARIZ BARİ...