• BIST 108.153
  • Altın 153,462
  • Dolar 3,8314
  • Euro 4,5086
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 8 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 8 °C

KİTAP OKUNACAK, OKU!

Sefer YAZICI

 

Sevgili dostlar, itiraf etmeliyiz ki okumuyoruz. Okumadığımız için de olayları ve fikirleri mantık örgüsü içerisinde değerlendiremiyoruz. Aslında bu bir hastalık. Bu hastalığın pençesinde doktoru da var, mühendisi de, gazetecisi de ve maalesef öğretmeni de. Bu hastalığı tedavi etmek için son yıllarda bir kitap okuma furyası aldı başını gidiyor. Hangi okula giderseniz gidin, bir okuma saati ile karşılaşıyorsunuz: Şu günde şu saatte okuma saati uygulanmaktadır. En çok kitap okuyana altın, para, madalya vb. hediyeler takdim edilerek öğrenciler taltif edilmektedir. "Kitap okunacak, oku!” tarzında yapılan bu uygulamalar, otoriterlik kokmaktadır. Her alanda sivilleşmeye çalışırken kitap okuma, bizce sadece objektiflere ve kameralara görüntü vermekten ve jakobence davranmaktan ibaret olmamalıdır.

Artık kitaba tamamen yabancı olduğumuz dönemleri geride bıraktık. Kabul etmeliyiz ki valisi, kaymakamı, müdürü sınıfa gidip kitap okuyorsa, her hafta ve her gün okuma saati tertip ediyorsa öğrenciye verilen mesaj şudur: "Kitap okumak lazım." Evet, bilinçaltına gönderilmek istenen mesaj budur. Sizce de yeni arayışlara girme vaktimiz geldi de geçmiyor mu? Artık, kitap okumayı başka alanlara ve özellikle evlere taşıma projeleri üzerinde durmalıyız. Velileri ısrarla bu sürece dâhil etmeliyiz. Veliler bu sürece dâhil edilirse elde edilecek netice çok daha kapsayıcı olacaktır.

Kitap okumak, cehalete ve geri kalmışlığa, ezilmişliğe, sebepsiz suskunluğa, insafsızlığa meydan okumaktır. İşte kitap, bunun için okunmalıdır. Kitap, bu duygulara sevk edecek şekilde sevdirildiğinde, su gibi içilebilir; yemek gibi yenilebilir hale gelecektir.

Aslında kitap okumanın pratik karşılıklarının alındığı projelere yönelmek gerekiyor. Kitap okuma farkındalığına yaşamsal boyut kazandıracak yeni fikirlere ve çalışmalara muhtacız. Gençlerimizi, yarının fikir önderlerini şimdiden kitabın kokusuyla nasıl buluşturabiliriz? Bu konu üzerinde fikir teatisinde bulunmalıyız.

Sevgili Dostlar, kitap okumayı bedensel ve ruhsal ihtiyaç haline getirmedikten sonra bir adım dâhi ilerleyemeyiz. Kaçınılmaz bir son olarak kitap okuyormuş gibi çekilen fotoğraflar arşivlerde tozlanmaya veya geri dönüşüm kutusuna gönderilmeye mahkûm olacaktır.

            Bu yazıyı sadece eleştiri sadedinde düşünmeyin. Heyecanla bir arayış içerisinde "kitap okumayı daha geniş alanlara ulaştırmak için neler yapılabilir"in peşine düşen bir eğitimci olarak düşünün. Sözlerimiz, eksik görülen hususların çözümünden daha çok tespitine yöneliktir. Çözüm konusunda katkı sunun bizlere. Yorumlarınızla ufkumuzu açın. Bizim amacımız, bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir. Bu böyle biline Vesselam.

  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40