• BIST 99.639
  • Altın 141,794
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • Rize 25 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 27 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Samsun 24 °C

Kopyalayıp yapıştıran gazeteci!ler

Kopyalayıp yapıştıran gazeteci!ler
Bir öğretim görevlisi hazırladığı davetiye ile gazeteci olduğunu zannedenlere tuzak kurdu. Olmayan sergiyi hangi yazarlar haber yaptı?
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğretim görevlisi Fatih Balcı düzenlediği bir oyunla sahte sanat yazarlarını ve sanat severleri oyuna getirdi. Bu tür sergi ve açılışların yüzeyselliğine dikkat çekmek için bir davetiye hazırlayan Fatih Balcı bu davetiyeyi sanat yazarlarına ve sanatseverlere gönderdi.Sergiye gidenler inşaatı devam eden bir işhanı ve bir lokanta ile karşılaştı. Ancak sergiye gitmeyenler ise serginin güzelliği üzerine methiyeler düzdürdü. Hürriyet Yazarı Doğan Hızlan da, Zaman gazetesinden Jülide Karahan'dan okuduğu buhaberi köşesine taşıdı. İşte o yazı ve yüzeysel sanatsever yazarlar..
ÇANAKKALE 18 Mart Üniversitesi öğretim görevlisi Fatih Balcı, bir oyun düzenlemiş, birçok kişi bu tuzağa düşmüş.
Gerek gitmeden öven sanatseverler (!), gerek sanatı savunan (!) bir kısım medya.
Zaman Gazetesi’nde Jülide Karahan’ın "Olmayan sergiye ilgi büyüktü!" (11 Kasım 2006) haberini okuyunca hem güldüm, hem üzüldüm.
Fatih Balcı, gerek basın bülteni, gerek internet aracılığıyla Hacet isimli bir sergi açacağını cümle áleme bildiriyor. Sergide yer alacağını belirttiği yerli ve yabancı 11 sanatçının adını da ilan ediyor.
Bir de adres veriyor: Şair Eşref Sokak, Tenha Çıkmazı. No: 13-Galata. Açılış tarihi de 15 Ekim 2006. Sergi haberi 15 gazete, dergi ve internet sitesinde yayınlanıyor. Küratöre 70 kadar kutlama mesajı da ulaşıyor.
Anlayacağınız, bir sergi açılışında yapılan her şey, buraya kadar doğal seyrinde gidiyor.
Jülide Karahan, durumu şöyle özetliyor: "Her şey normal ve olması gerektiği gibiydi. Normal olmayan tek şey vardı: Gerçekte öyle bir sergi yoktu!
Sergiyi gezmeye gidenler, verilen adreste inşaat malzemesi satan firmaların barındığı bir işhanı ve tostçu dükkánıyla karşılaştı."
BİR ŞARKIYI ÇAĞRIŞTIRDI
HABERİ okuduğumda Ajda Pekkan’ın Boş Sokak şarkısından bir dizeyi anımsadım: "Fakat ne yazık ki sokak boştu!"
Oraya gidenler -gitmeden haber yapanlara sözümüz yok- sanırım bu dizeyi, "Ne yazık ki sergi yoktu!" biçiminde telaffuz etmişlerdir.
hacet.org sitesiyle yetinenler, hayali bir serginin haberini yaptılar, okurlarına, seyircilerine tavsiyede bulundular. Gidip dönenler durumu ilettiler mi, bilinmiyor. Ancak sadece Karahan, nedir bu diye sormuş, gerçeği öğrenmiş.
Balcı, "bir silkinme olur" kanısında ve sergilerin durumu hakkında şöyle düşünüyor: "Sergilerin gezildiğine inanmıyorum. Sponsorlar, süslü davetiyeler, açılış kokteylleri, yazılı ve görsel basında yazılıp çizilenlerden ibaret her şey."
Bazı sergiler için geçerli bir iddia. Ama büyük kurumların, yeni müzelerin sergileri için geçerli değil hiç kuşkusuz. Yalnız yine de, sergiler kimin içindir, sorusunu sorduruyor.
* * *
NE var ki bu herkese, özellikle meslektaşlarımıza tatlı/tatsız bir uyarı. İnternette gördüğünüz her şey doğru değildir. Gidip görmeden masa başı çalışmaların tuzağına düşmek de var..
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40