• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 20 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • Trabzon 18 °C
  • Samsun 17 °C

KUMDAN HALATLARLA SALINCAKLAR KURDUK!

D. Ali TAŞÇI

 

            Benim dünyam sosyal değil mirim, ebedidir.

            Kültür için, bir insanın, yaşadığı toplumun duyuş ve davranışlarının kendisinde toplanmış halidir, tanımını yapsak pek yanılmış olmayız.

            Yaşadığınız toplumdaki kanunlar, adetler, yaşam tarzları, insan davranış biçimleri ve bunlara benzer hukuki ve ahlaki yapılanmalar, aklınızdan çok kalbinize söz geçiremiyorsa, mutsuz dünyalara doğru yol almaya başlamışsınız.

            Yaşadığınız kültürel ortamda, paylaşılan hayatın tüm renkleri size yansımaz, hatta bu renklerin birçoğu sizi ve inancınızı rahatsız ederse, bunun sonucu kimlik çatışması olarak ortaya çıkar. Bu durumda siz kimliğinizi korumaya çalışsanız bile, neslinizin kimliğini korumakta başarılı olamazsınız. Çocuklarınız sizden utanç duyar hale gelir; çünkü hayatın gerçekliği ile aile hayatı çatışmakta ve çelişmektedir. Bu durumda çocuğun tavrı, istisnalar hariç, sosyal hayattan yana olacaktır.

            Utancınızın kökenlerini inancınıza dayandıramıyorsanız, kişiliğiniz erozyona uğramıştır.

            Gelenekten yoksun, ortak ölçülerden uzak, saygı duydukları ahlaki normlardan koparılmış ve derli toplu bir hayat ölçüsü de belirleyememiş; çünkü medeniyetini kaybetmiş bir Müslümanlar topluluğundan söz etmek mümkün hale gelmiş bulunuyor. Yabancı bir inanç dünyası içerisinde yollarını kaybetmişler, en önemlisi, hayallerini yitirmişler, sonsuzluk dünyalarını kâbuslar basmış, amaçlarından uzaklaşmışlar ve bir yığın olarak şurada burada diz üstü çökmüşlerdir.

            Arkalarındaki bütün köprüler yıkılmış, önlerindeki dünyaya karşı da asırlık yılgınlıkları onları adeta hayattan koparmış bulunuyor.

            Hayata yeniden başlasalar da, bir medeniyet birikiminden uzak olduklarından, davranışlarında ruh titrekliğini görmek mümkündür. Hayata yansımayan tek başına bilginin de insanı nasıl zorladığı ortadadır. Pınar sularınız var, ama onu ovaya doğru akıtamıyorsanız, o pınar dolduğu yeri patlatır. Hayata açılımı olmayan hiçbir şeyin anlamı yoktur. Müslümanlar, en azından yüz elli yıldır, ilimlerini, inançlarını hayata açamamanın kabızlığını yaşıyorlar. Bu kabızlıktan kurtulmadıkça, inanınız, Müslüman coğrafyasındaki kan izleri de silinmeyecektir. Müslümanlar kendi medeniyetlerini kurmadıkça kölelikten kurtulamayacaklardır.

            Kaybolmuş merakları yerine, bulduklarını kutsallaştıran acelecilikleri, onların ahlak yapılarını da derinden sarsmıştır. Eğer belli bir değer yargınız yoksa, bulduğunuz her iğreti sallantıyı değer yargısı olarak almak durumunda kalır ve bundan da çok yorulursunuz. Müslümanların bugün çok yorgun olmalarının baş nedeni, taklitçi olmalarından kaynaklanmaktadır. Üretemeyen, üretenin peşinden koşar.

            Bencillik, rüşvet ve haksız kazanç, gelecek endişesi taşıyan insanların sarıldıkları kumdan halatlardır. İslam medeniyeti bir merhamet iklimi ve paylaşım şöleni idi; insanın fıtri yapısı da buna müsaitti. Müslümanlar önce fıtratlarını bozdular, sonra da medeniyetlerini kaybettiler. Binip sallandığımız kumdan halatlar bizi çöllere düşürdü. Trajedi Batı’nın malı iken şimdi biz, trajedinin en katmerlisi olan boşluğu yaşıyoruz. Boşluğa düşenlerin ilmi, sanatı, edebiyatı mı olur? Bugün çığlığın adına İslam âlemi denilmektedir. Ne zamana kadar? Bir medeniyet toprağına ayak basana kadar.

            Hava zehirlenmişse bundan herkes etkilenir; birbirimizi suçlamanın, itham etmenin hiçbir anlamı yoktur; hepimiz bu zehirli medeniyetsizlik havasını teneffüs etmekteyiz. “Her şeye sahip olmak” gibi bir ahlaki ve sosyal hastalığımız var. Kimliğimize sahip olursak, yarınlar yüzümüze gülecektir, buna inanıyorum.

            Şimdi kısaca, ülkemizde ve çevremizde olup biten şeyler aslında bizi kimliğimize döndürücü bir özelliğe sahip. Bunca dağınıklığı bir araya getirmek zordu, bazı musibetler bu dağınıklığı toplayan mıknatıs olacaktır, inşallah. Yarın, asıl insan kimliğini muhafaza edenlerin dünyası olacaktır, kimsenin şüphesi olmasın.

                            D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40