• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Rize 26 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 21 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Samsun 24 °C

Kur’an okuyan Saliha

D. Ali TAŞÇI
Ne çok Saliha var bu ülkede? Kıyıda köşede kalmış gibi gözüküyor, ama yurt sathını tutmuşlar. Pınar gibi sessiz akıyorlar; bunun için de diriltici soluklara sahipler. Sessiz ve fakat derinden akarak, coğrafyayı “vatan” haline getiriyorlar.

Birkaç gönül dostuyla küçük bir seyahat için yola çıktık. Bu yaz mevsiminin benim için bereketli geçtiğini söyleyebilirim. Rize’den Trabzon’a; oradan da Gümüşhane’ye doğru tırmanıyoruz.. Yeşil vadiler, dik yamaçlar size bambaşka duygular ilham ediyor. Maçka’da Sümela Manastırı’na sapmadan Zigana Geçidi istikametinde ilerliyoruz. Zigana’ya kadar tırmandıktan sonra, keskin virajları takıbederek Gümüşhane’ye iniyoruz.

Gümüşhane’de hiç durmadan, Ardıç Köyü’ndeki bir dostumuzu ziyaret amacıyla arabamızın direksiyonunu o tarafa doğru kırıyoruz. Ardıç Köyü’ne giderken, birkaç köyden biri olan Ballıca Köyü’nden de geçeceğiz.

Tam köyün ortasından geçerken, elindeki Kur’an-ı Kerim’i iki elleriyle kavrayarak göğsüne basmış on, on bir yaşlarında bir kız çocuğuyla karşılaşıyoruz. Arabayı durduruyor ve minik kıza selam veriyorum. Bizden ürküyor ve ani bir refleksle elindeki Kur’an’ı göğsünde gizlemeye çalışıyor.

“ Kızım, bakar mısın?” diyorum, ama ne yapacağını şaşırmış durumda, sağa sola bakınıyor. Bu kadar güzel ve masum bir yüzü üzmemek için,
“ Yavrum, Kur’an mı okuyorsun? Aferin.” gibi sözler söyleyerek onu bize inandırmaya çalışıyorum.

Bize güveniyor ve duruyor. Aman Allah’ım, bu ne güzel yüz? Mavi gözlerinin derinliğinde sanki umudun bayrağı açmış. Yine iki elleriyle Kur’an’ı kavrıyor. Arabamızın kapısına kadar geliyor ve mahcup ve sevecen bir yüzle bize bakıyor.

“ Adın ne senin, kızım?”
“Saliha.” diyor.
“ Saliha kızım, Kur’an okuyorsun, öyle mi?”
“ Evet, Kur’an okuyorum.” Bunu söylerken ışık saçan yüzünü Kur’an’a sürüyor.
“ Kur’an’ı çok mu seviyorsun?”
“ Evet! Çünkü bu benim Kitabım. Allah’ımın bana gönderdiği mektup.”

Bunları söylerken o kadar inandırıcı ve kararlı ki, gözlerimiz yaşarıyor.
“ Saliha kızım, sana hediye versek kabul eder misin?”
“ Bilmem, annem kızabilir…”
“ Annene de selamımızı söyle, senin gibi bir kız yetiştirdiği için Allah ondan da razı olsun.”

Hediyelerimizi ona verirken sevincini görecektiniz. O güzel yüzü, gülücüklerin adeta vatanı olmuş gibiydi.

Bu vatanı ve bu vatan çocuklarını tanıyalım. Nice Saliha’ların göğsünde Kur’an dillenmektedir. Sevginin, umudun, barışın, sonsuzluğun… kitabı olan Kur’an bilinmeden, tanınmadan bu vatan çocuklarını yönetmeye kalkışanlar, sonunda hep hüsrana uğramışlardır. Bir zamanlar okunuşunu bile yasaklayanları, bugün sağduyuyla değerlendirdiğimizde, onların insanlık ve gelecek adına uzak görüşlü olmadıklarını görürüz. Neden mi? Hangi kutsal inanç, yeryüzünden tamamen silinebilmiş ki? Veya insanların inançları ve kutsallarıyla savaşarak bir medeniyet kurulabilmiş midir?

Saliha, geleceğin barış elçisidir. Saliha, önü tıkanan Türkiye’nin sonsuza açılan kapısıdır. Saliha, dejenere olmuş, aile bağları kopmuş, modernizmin kucağında can çekişen gençlerin, özellikle genç kızların, modeli olacaktır, olmalıdır. Çünkü Saliha, göğsünde Kur’an’la geleceğe yürümektedir. Hangi gelecek, Kur’an’sız aydınlanabilir ki?

Türkiye’yi germek isteyenlere fırsat vermeden Saliha’lara sahip çıkılmalıdır. Onların umutlarını kırmak demek, asırlarca İslam kavramlarıyla yoğrulup vatan haline gelen ülkemizin dokusunu tanımamak demektir.

Saliha Kızım! Senin masum ve sevgi dolu duruşun, öyle inanıyorum ki, geleceğimize ışık olacaktır. Bu millet, Kur’an ortak paydasıyla, yüzyıllarca dünyanın yöneticiliğini yaptı. Sen kızım, kıyamete kadar bu vatanın mayasını yoğuracaksın.

Saliha kızım! Seni, yaşayan Kur’an olarak karşımıza çıkaran Allah’a şükrediyorum
  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40