• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Rize 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 7 °C
  • Trabzon 16 °C
  • Samsun 14 °C

KURBAN ÇOCUKLAR

D. Ali TAŞÇI

 

            Hayat çok değişti; zenginleşti ve değişti. Her zenginlik, bir değişimin de tetikçisidir. Dün, varlığından haberdar olmadığımız şeyler ihtiyacımız değildi; bugün, yeni şeylerle tanışınca onların albenisine kapıldık. Maddi durumumuz da biraz artınca, eşyanın sahibi oluverdik.

            Evlerimizin içi dolu dolu; lüks yatak odaları, elbiselerle dolu dolaplar, oturma salonları, mutfaklar… ihtiyacımızın üstünde eşyalar evlerimizi süslemektedir. Yetmedi; arabalar, sayfiye mekânlar, iş yerleri, hanlar, hamamlar alabildiğine çoğalmaktadır.

            Her evin çocuğunun hedefi mutlaka bir üniversiteyi bitirmek. Okullar cıvıl cıvıl, öğrenim en uç noktada ve anneler, komşu kadınlarla çocuklarını çekiştirmektedir; “Benim oğlum/ kızım filan üniversitede!..”

            Fakat o da ne?

            Maddi şeylerimizin bu kadar doruk noktada olduğu bir zamanda, HUZUR denilen o sihirli kavramın evimizin içine pek girmediğini görmekteyiz. HUZUR’un HU’sunu kaybettik, geride anlamsız bir ZUR kaldı ve hayatımızın içine oturdu. Oturduğumuz koltuğa gömülürken, ruhumuza destek bulamıyoruz. “Heykel destek üstünde/ Benim ruhum desteksiz.” En sevgililerimiz yanımızda değil, bizimle sohbet etmek istemiyor. Her odada lamba yanıyor. Bir evin tüm odalarının lambaları yanıyorsa, biliniz ki, o evin içinde huzur perisi barınmıyor!

            İnsanları güzelleştirirseniz, gözünüze ve nefsinize hitap ederler; derinleştirirseniz, ruhunuza.

            Çocuklarımızın giydikleri elbiseler, kullandıkları eşyalar son model. Gerçekten çocuklar ve gençler gayet güzel ve yakışıklı görünüyor. Hayat onlar için çok renkli ve çekici. Fizikleri bu denli güzel gözüken genç ve çocuklarımızın iç dünyaları acaba nasıl?

            Mesela “edep” denilen bir kavram vardı, bununla araları ne durumda? Büyüklere karşı saygıları yeterli mi? “Sabır” denilen ve insanı hayata bağlayan o güzelim kavramı kullanmada ne kadar başarılılar? Aile içine daha mutlu olmak için mi geliyorlar, yoksa eve gelmeyi alışkanlık haline getirdiklerinden mi?

            Maalesef, bugünkü gençliğimizi terbiye edecek ne metodumuz var, ne de bilgimiz. Bunun tahsille de pek bir ilgisi yoktur. Nice tahsilli aileler biliyoruz ki, çocukları problem yumağı. Bugün “bilgi” diye elde edilen şeyler, insanları daha mutlu etmek için değil, onları yanıltmak, dolandırmak, aldatmak için kullanılıyor. “Sahip olmak” adına bilgiye ulaşanlar, buna ulaşamayanların hiç gözünün yaşına bakmadan onları sömürüyor, hatta yok ediyor. Çağımızın “bilgi” denilen şeyi insanları adeta canavarlaştırıyor!

            Neden?

            Çünkü bilgiyi kullanma kılavuzu elde, gönülde, beyinde yoktur. Nedir bu? İRFAN!

            Evet, irfan; bilgiyi kullanma sanatıdır. Yani, delinin elinden bıçağı alıp, onu doktorun eline vermektir. Böyle olmazsa, ortalık kan gölüne döner, dönüyor.

            Çocuklarımızı metafizik endişeden uzak yetiştirir ve bu endişeyi taşımadan onların bilgi sahibi olmalarını alkışlarsak, kendi acı sonumuzu da hazırlamış oluruz. Günümüz insanına bakınız; birçoğunun sözü Hüseyni ve fakat fiili Yezididir. Bunun adı irfan yokluğudur ve ölümcül sonuçlara gebedir.

              Gözümüze şipşirin hitap eden çocuklarımız, ruhumuza ne kadar ulaşabiliyorlar? Ya da biz onların ruhuna ne kadar inebiliyoruz? Onların ruh kuyularına inmeden Yusuf’a ulaşmak asla mümkün değildir. Bizim böyle bir algımız veya çabamız var mıdır?

            Değerli dostlar, insan yetiştirmek için önce insan olmak lazım. İnsanlık dışı her davranışımızın cezasını çocuklarımız aracılığıyla çekmekteyiz. Aile içinde karı/koca uyumu sağlayamayanların çocukları maalesef, problem olmaktan kurtulamıyor. Bir babanın çocuklarına verecek olduğu en iyi hediye, onların annelerini sevmektir. Bu sevgi kuru bir görüntüden uzak, içten olmalıdır. Bunu en iyi fakreden çocuklardır. Çocuklarımız ya ailenin, ya sokağın ya da okulun kurbanı durumunda. Eşyalarımız kadar çocuklarımıza değer veriyorsak, bilelim ki onlar terbiye olacaklardır.

                          D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40