• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize 4 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -2 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun 2 °C

Laikliğin kıymeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor

Osman KAYA

Laiklik olmadan demokrasi olmaz. Laiklik olmadan insan hak ve özgürlüklerinden bahsetmek mümkün değildir. Laiklik, insan olmak demektir.

Laikliğin biçimlerini, laik üslupları tartışabilirsiniz, ama laiklik tartışılmayacak kadar kesin bir aksiyomdur.

Neden?

Çünkü laiklik, kandırmacıların en tehlikelisi ve sömürülerin en içinden çıkılmazı olan ‘DİN SÖMÜRÜSÜ’nün panzehiridir.

İnsanları aldatmanın en kolay ve etkili yolu ‘ALLAH İLE ALDATMAK’tır.

İnsanları Allah ile aldattınız mı bir daha korkmayın, o sizin arkanızdan ayrılmayacaktır.

Alın Afganistan’a bakın, yıllardır din kavgasının elinde heder olmadı mı burası? Hikmetyarların, Burhanettin Rabbanilerin, Ahmet Şah Mesutların, o kadar ballandıra ballandıra anlatılan şahsiyetlerin memleketi ne oldu? Hem Taliban denen bir karanlık gücün hem de Amerikan emperyalizminin kölesi olmadı mı?

Ya Pakistan? Muhammed İkbal, Muhammed Cinnah ve dolaylı bir biçimde Mevlana Ebul Kelam Azadların memleketi ne oldu?

İran’a ne dersiniz? Bazı yönleri gerçekten hoşumuza gitse de orada katledilen gerçekte emek, özgürlük, eşitlik değil mi?

Yıllarca Allahın kanunlarının egemenliği, Kuran’ın anayasa olması gibi aşlında İslam’la da alakalı olmayan ve tamamen politik hesapların peşine insanları koşturanların insanlığa verdikleri şey koca bir hiçten başka nedir ki?

Sıkışıldığı zaman ‘bunlar bunlar yapıldı neden görmüyorsun?’ şeklinde dayatmacı yönlendirme ile sindirilen, susturulan aydınların; konuşturulmamasıyla oluşturulan mahalle baskısıyla meydana gelen karanlık kitleleri uyuşturmuş, kimse doğru ve yanlışın ne olduğunu bilemeyecek hale gelmiştir.

Dün Allah adını ağızlarından düşürmeyenler ve insanlara sözde Allah’ın kanunlarını dayatanlar, bugün parayı ağızlarından düşürmüyor; sözde, Allahın kanunlarını dayatmayı sürdürürlerken, içten içe de paranın kanunlarını dayatıyorlar insanlığa.

Öyle ya para bir kâğıttı eninde sonunda ve o nerden gelirse gelsin yeşile boyanabilirdi.

Gönülden, cennetten cehennemden bahsedenler bunlardan bahsede ede ve gözlerimizin içine baka baka makamların, mevkilerin, güzel kadınların peşine düşüp emellerine ram oldular.

İyi insanlar mı? Güzel insanlar mı? Onlar güzel atlara binip gittiler, kim bilir nerelere.

Milleti, yoksul Anadolu insanının çocuklarını CİHAT hesabıyla Bosna’ya, Filistin’e Afganistan’a gönderip onları ölümün soğuk kollarına terk edenler, Bosnalı güzel paçilerle evlendiler, Mısırlara uzandılar bazıları.

Öyle ya şeytan en çok imanlıların nefisleriyle uğraşıyordu ve bunlar bu tür fulleme yollu evliliklerle nefislerini teskin ediyorlardı.

Yoksul Anadolu kızı inancını yaşama mücadelesinde üniversite kapılarından kovulurken, onlar kızlarına Avrupa üniversitelerinde kariyer yaptırıyorlardı.

Dünyanın her yerinde din sömürücüleri, laikçi faşistlerle paslaşırlar. Onlar milletin dini inançlarıyla uğraşırken, bunlar dinin hamisi kesilerek el altından malı götürürler; bu arada olan yoksul emekçi yığınlara olur.

Onların sorunları unutulur ve unutturulur. Dünyanın pek çok yerinde bu böyle.

Bütün bunlardan dolayı bu ülke ve insanlık din bezirgânlarının oyunlarından kurtulmalıdır. Bu kurtuluş, din baronlarının hem dinin hem de halkın yakalarından ellerini çekmeleriyle mümkün olacaktır ancak. Bu kurtuluş beraberinde laikçi faşistlerin bezirgânlığından kurtulmakla olacaktır ancak.

Bizim laikliğimiz ‘leküm dinüküm veliyedin’ ile beraber gelen bir anlayışla örülmüştür.

Bizim laikliğimiz ezan okunurken ‘haydin namaza’ diyen bir burjuva dinciye ‘paranı, malını yoksullara dağıtmaya ne dersin? Ebu zer gibi yaşamaya ne dersin?’ demek ve öte yandan mal bulmuş mağribi gibi yanına sokularak, ‘şu mürteciden uzak dur’ diyen laikçiye de ‘hadi git işine, yoluna git, hadi oradan, hadiii’ diye restini çekebilme tavrıdır.

En büyük mücadelenin din, dil, ırk kavgası değil; emek, özgürlük, adalet ve eşitlik kavgası olduğunun bilincinin tavrıdır bizim laikliğimiz. Anlayan beri gelsin.

  • Yorumlar 15
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40