• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • Rize 6 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C
  • Trabzon 6 °C
  • Samsun 4 °C

LAİKLİK İNSAN OLMAKTIR-2

Osman KAYA

 

KÖLECİ TOPLUMLARDA, DİN - DEVLET VE BİREY İLİŞKİSİ Aydınlanma bir burjuva düşüncesidir ama ilerici bir adımdır insanlık için..Çünkü aklın rehberliğinin insana sağladığı avantajları ilk kez ciddi anlamda tatmıştır insanoğlu.Çünkü ilk kez aydınlanma süreciyle sistematik nitelikte , dinsel sömürünün önüne geçilmiştir.Aydınlanma öncesinde ne yaşanmıştır?Aydınlanma öncesi din devlet ilişkileri hangi bağlamlardadır?bunu ele alalım..

İnsanoğlunun toprağa yerleşmeden önceki dönemi , avcı toplayıcı niteliktedir. Avcılık , toplayıcılık , bulduğunu yemek, tüketmek, tüketmek için doğaya katkıda bulunmamakşeklinde geçmiştir. Bu dönemlerde totemist inançlar kendini göstermektedir. İnsan toplulukları kendi varlıklarını ve varlıklarının devamını totem denilen kutsallaştırılmış ögelere bağlamışlardır. Yine bu dönemlerde , Fetişzm , atalar ruhu denilen çeşitli inançlarla oyalanmışlardır..

Toprağa yerleşme süreci ile birlikte ( m.ö- 10.000 ) çoktanrılı dinler baş göstermiştir.Bu inanç sistemlerinde krallar ve imparatorlar doğrudan tanrı ya da tanrıya çok yakın varlıklardır. Tanrı kral ve rahip kral , insanoğlunun toprağpa yerleşmesiyle birlikte kendini göstermiştir.Krallar , böylece sadece maddesel gücü değil, aynı zamanda mistik - metafizik güçleri de arkalarına alarak çok güçlenmiş bir tarzda ortaya çıktılar.Bu süreçte çok belirgin bir sınıflaşma ve toplumsal katmanlaşma söz konusu olmuştur.Bu katmanlaşmada , en tepede Tanrı- krallar , daha alt tabakadatanrı -kralların en büyük yağcısı durumunda olan rahipler , sonra koruyucu sınıflar yani en alt seviyede de , topraksız köylüler ve köleler vardır.

Din adamları her zaman tanrı - kralların yanında yer almış ve ,köylü ve köle sınıfların tabiri caizse tanrı- krallar lehine ehlileştirilmek için rahipler çok önemli işlevler üstlenmiştir.

Rahipler ezilen sınıfları , tanrı- krallar lehine tanrı ile kandıran ve önleri gökyüzüne , ötelere yönlendirip, yeryüzündeki çelişkileri, sömürüyü, insanın insana kulluğunu görmemelerini sağlayan bir işlev görmüşlerdir tarih boyunca...

Piramitler yapılırken , tanrı kralların yanında rahipler vardır. . Zigguratlar, babil bahçeleri yapılırken, sedler , kaleler yapılırken , hep yoksulun kanı ve alınteri vardır, ve alınteri ve kan içicilerin yanında da hep rahipler olmuştur.

Çünkü dünyada en işin içinden çıkılmaz sömürüsü dinsel kılıfa büründürülmüş ve din ile, kutsal ile desteklenmiş sömürüdür. Çünkü din ile beslenmeyen sömürülerde , sömürü kader olarak algılanmaz ama din ile beslenen sömürüde sömürü kaderdir. İsyan edilmez.... edilirse insana değilş tanrıya, kaderi yazana isyan edilmiş gibi olur diye algılanır.

Bu konuda bir örnek verelim... Mesela Hindıstanda çok katı bir kast sistemi var.. ama Hindistan tarihinde sömürüye karşı ciddi bir isyan olmamıştır. Neden?

Oysa Eski Romada meşhur Spartaküs isyanı vardır.. Köle isyanı.. neden eski Romada isyan çıkmıştır da Hindistanda isyan çıkmamıştır? Çünkü Hintli ,tanrısal yazgının dışında bir yaşam talebinde bulunamaz.. Ve içinde bulunduğu kölelik statüsü de tanrısal yazgıdır. Oysa Spartaküs, kölelik statüsünün yazgı değil, insanın insana olan zulmünden kaynaklandığını bilmesini sağlayacak laik bir bilince sahiptir.

İşte laiklik bu nedenle özgürlük algısının ve özgürlük mücadelesinin temel taşıdır.( DEVAM EDECEK)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40