• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Rize 23 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C
  • Trabzon 22 °C
  • Samsun 18 °C

MEKTUP

Ali GÜNAY

 

“Bak postacı geliyor selam veriyor, Herkes ona bakıyor merak ediyor…”

Türküsünü ilkokullarda canlandırarak söylerdik. Selam olsun o günlere. Ogünleri unuttuğumuz gibi en eski ve en romantik iletişim aracı olan mektup, mektup yazmayı da unuttuk. Şimdi iletişim çağı diyerek alıyoruz cep kutularımızı eksik tümce ve kelimeler ve kargacık burgacık işaret ve rumuzlarla iletişim kurmaya çalışıyoruz.

“Ellerin mektubu gelir okunur, Benim yüreğime hançer sokulur.”

Türküleri dillere destandı. Askere ve sevgiliye yazılan mektuplarla destanlar yaratılırdı. Romantik bir havası vardı.

Şimdi bu türküleri bilen ya da dinleyen olmadığı gibi postacıyı kötü haber getiricisi, mahkeme ilamı, fatura taşıyıcısı olarak algılıyoruz. Eskiden mektup getirir diye sevinir adına türkü düzerken şimdi postacıyı görmemek için köşe bucak kaçıyoruz.

Mektup;

Bir kâğıt, bir kalem ve bir zarftan öte bir anlam ifade eder.

İlk iletişim aracıdır.

Mektuba sessiz sedasız bir selamlamayla başlanır, bulunduğunuz yerin olup biteninden, ruh haliniz ve psikolojinize göre dökülür tüm duygular.

Bazen bir eşe, bazen bir çocuğa ve bazen bir topluluğa hitap eder. Zamana, mekâna, tarihe ve insana yazılır.

Zarfa konulup postaya verilip cevabı gelinceye dek beklemenin de keyfini yaşarsınız. Aynı zamanda ulaşıp ulaşmadığına dair endişeyi duyarsınız.

Mektup kişiye özeldir. Onun için hitaplarda altına konulan kişiye özel imzalarda özgündür.

Son cümlesinden sonra; eşiniz, sevgiliniz, aşkınız, öğrencin, hocan, kocan, oğlun, kızın v.b gibi sıfatlarla biter ekseri…

Duyguların dökümü, paylaşımı,”yalnız değilim” yaklaşımı mektuplarla yaşanır.

Mektuplar zaman içinde mahrem olmaktan çıkıp bir belgeye dönüşür. Tarihi belge, anı, edebi metinler olur. Enver Paşanın eşi Naciye Sultana ve M. Kemal Atatürk ün mektupları tarihi bir belge değerindedir.

Mektuplar saklanır, ara sıra çıkarılıp anılar tazelenir ve yine saklanır. Onun için değerlidir.

Her mektup bir hayatı yaşatır.

Asker, gurbet, sıla ve kader kurbanlarına yazılan mektupların değeri ölçülmez.

Mektuplar; iş, aşk ve arkadaş mektupları gibi çeşidi vardır. Kafkanın Milenaya,Cemil Meriç ten Lamiaya yazılan aşk; Oğuz Atayın kırılgan okurlarına yazdığı mektuplar meşhurdur.

Mektuplar aynı zamanda sosyal bir paylaşım türüdür. Edebi değeri vardır. S.Âlinin, Cahit Sıtkı’nın, Ahmet Haşim’in ve Yahya Kemal Beyatlı’nın mektupları gibi.

Mektup yazma denemeleri yapalım. Mesela geleceğe, kendimize, dünyaya gelmemiş torunlarımıza ve çocuklarımıza bu gün ki duygu ve düşüncelerimizi aktaralım. Bunu geçmişe de uygulayabiliriz.

Bundan başka sevdiğimiz hayvana, doğaya, geçim derdi çeken garibana ve açılamadığımız sevgiliye de yazabiliriz.

Güneşe, geceye, aya, bülbüle, .çiçeğe her şeye aklımıza gelen her şeye mektup yazalım.

Sevdiğim bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedim. Yazmak bizden, katkı ve yorum sizden…

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40