• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • Rize 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 16 °C

MİLLETÇE UYANIK OLMALIYIZ

Seyfullah FIRAT

Milletçe çok çetin ve çok zor günlerden geçiyoruz. Ülkemizi kardeş kavgalarına, mezhep çatışmalarına taşıyarak içten bölmenin peşinde olanlar düğmeye basmış bulunuyorlar. Oynanmak istenen oyunun arka planın da bugün karşı karşıya gelmiş olarak görünenlerin perde arkasında birlikte kotardıkları işler var. Mesele kaos ortamı yaratarak dikkatleri başka istikametlere yönlendirip esas oynamak istedikleri oyuna alan açmanın tezgahını kurmuşlar. Bu çirkin ihaleye katılanlar işin ilk safhasında bir birlerinin düşmanlarıymış gibi bir görüntü verseler de bu milleti bir birine düşürmek için ortak eylem ve plan içerisindeler. İktidar içinde sinsiden sinsiye devam eden ipleri ele geçirme kavgası da bu işin garnitürü durumunda. Kenara konmasının zamanı gelenlere karşı, karşı hamle geliştirebilmek için gerekli olan kamuoyunu oluşturmak için durumu fırsat bilenler de pusularından kirli burunlarını göstermeye başladılar. Kimin kimlere dost veya kimlerin kime düşman olduğunu olaylar sonrasında ortaya sürülecek resimde göreceğiz hep birlikte. Biz şimdiden o resmi görüyor ve ahde vefasızlığın zirve yaptığı guruplar arası savaşın en anlamlınsın oynandığını şimdiden işaret ediyoruz. Rahmetli Erbakan a yapılanların bir benzeri şimdi başka birilerine yapılmak isteniyor. Ayıya mağara dar gelince kendi yavrusunu mağaradan dışarı atar misali şimdi birileri birilerinin önünü kesmek için el ovuşturup duruyorlar. Yavru şaşkınlık yaşasa da henüz yeterince oyunun farkına varamamış olmalı ki, mağara kapısı dibinde halen içeridekilerin hoşuna gidecek ve işlerine gelecek türden şarkılar mırıldanmaya devam ediyorlar. Bizi onun bunun kavgasından veya kucaklaşmasından daha çok milletimizin kardeşliği ilgilendirmektedir. Bizim sevdamız milletin bekasıyla ilgilidir. İktidarın ömrü veya iktidar iplerini ele geçirmenin ayak oyunlarının hiç birisi bizim gündemimiz de yer alamaz. Biz milleti düşünürüz, gelecek nesiller adına kaygılanırız. Kendilerini millet üstü görenlerin, kendi kirli hesaplarını milletin haklı hesaplarına tercih edenlerin topunun canları cehenneme. Hepsinin bütün varlıkları tek bir Türk insanının tırnağına bile değmez. Biz milletin geleceğini düşünür, bütün mesaimizi bu kutlu konuya tahsis ederiz. Gerektiğinde çizmelerimizi giyer, hak vaki olduğunda da kellemizi ortaya koyarız. Henüz bize işin düştüğünü düşünmüyoruz. Ancak gidişat öyle gösteriyor ki bu iş bir gün gelip bize de görev çıkaracak. İşte o gün biz asla devlet ve millet dışında hiçbir tarafın yanın da olmayacağımız gibi bu tiyatroyu oynayanların topunun karşısında olacağımızı herkes hesaba katmak zorundadır. Bu millet bir zamanlar insanlık okyanusunda bir ada olarak tarih sahnesinde yerini almıştır. Daha sonraları bu ada millet kıta ve kıtalara dönüşmüş bir maziye sahiptir. İlahi kader sonucu kıtalarda adaya geri dönüş yapmış olsak da hiçbir zaman insanlık okyanusun da çakıl taşı noktasına inmemişiz. Nice çakıl taşlarının sığınağı olan bu ada ve kıta milletişimdi birileri çakıl taşlarıyla eş değer görüp çakıl taşlarına bölmek istiyorsalar bu kirli oyunun bedelinin kendilerine çok ağır patlayacağını ifade etmek isteriz. Koskoca Türk Milletini bir takım insan molozu olan etnik sitelerle aynı terazide tartmaya kalkan zihniyeti biz anlamakta zorlanıyoruz. Adayla çakıl taşlarını, milletle insan yığınlarını aynı kefeye koymaya kalkmak densizliğin çok ötelerinde resmen bir cinnettir. Bu cinnet millete belki zarar veremez ama zihniyet sahiplerini millet nezdinde rezil ve  perişan etmeye yetecek bir illettir. Herkes aklını başına alıp ortak paydalarımız etrafında kucaklaşmak zorundayız. Geçmişte yapılan yanlışların hesabını sormaya kalkarken samimi ve dürüst olmalıyız. İngiliz ve Ermeni dönemlerinin yıllardan beri sinsice uydurdukları ve fısıltı gazetesiyle beyinlere yerleştirdikleri yalan ve iftiraların esaretinden beyinler kurtulmalıdır. Tarihi gerçekler saptırılmamalı ve bu milletin neler çektiği bir kez daha hatırlanmalıdır. Kinin dolandığı yerden doğrular göç eder, güzelliklerin yerini nefret ve kin duyguları kuşatır. Kin ve nefretin kuşattığı alanlarda gezinenlerin hak olanı yapma şansı sıfırdır. Ülkeyi yönetenlerin hasımlık psikolojisiyle hareket etmeye kalkmaları gafletin çok ötelerine taşınarak zamanla delalete dönüşür. Bu ülkenin insanının sevgiye, dayanışmaya, bir bütün olmaya ihtiyacı vardır. Bu yolda gayret gösterenler her kim olurlarsa olsunlar onları başımızın tacı bileceğiz. Aksını yapanlar olursa da milletçe karşısına dikilerek varlığımızı hiçbir kirli oyuna malzeme ettirmeyeceğiz. Bu gerçeği iktidar da, muhalefette böyle bilmelidir.

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40