Erkan HACIFAZLIOĞLU

Erkan HACIFAZLIOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır

A+A-

 

 

Osmanlı İmparatorluğu’nun ömrünü kurduğu kurumlarla yüz yıl uzatan II. Mahmut (1808-1839), kendi valisi olan (Mısır Valisi) Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın karşısında aciz duruma düştüğünde “denize düşen yılana sarılır” demiştir.

Şimdi Mehmet Ali’nin serüveni ile bu sözün söylendiği zamana ve bu süreçteki Osmanlı’nın ve Mısır’ın iç ve dış politikasına bakalım.

***

Mehmet Ali Kimdir?

Kavalalı Mehmet Ali, Yunanistan’ın Kavala şehrinde 1769’da doğdu. Türk kökenli (Erzincan yöresinden) bekçi başı Hasan Ağa’nın oğluydu. Babası, küçük yaştayken öldü ve öksüz kaldı; daha sonra amcası, Kavala mütesellimi Tosun Ağa himayesi altına aldı. Mehmet Ali genç yaştayken amcası Tosun Ağa bir meseleden dolayı idam edildi.

Mehmet Ali artık tek başınaydı. Feleğin çemberinden geçecek bir hayat onu bekliyordu. Genç yaşında tütün ticareti ile uğraşan Le’on adında bir Fransız tacirinin yanında postacı olarak çalışmaya başladı ve sonrasında simsarı oldu.

***

Mehmet Ali Mısır’a Osmanlı Askeri Olarak Gidiyor

18 yaşında askere alındı. Bu sırada Kavala Hâkiminin akrabası dul zengin bir kadınla evlendi. Mehmet Ali bu şekilde tütün ticareti yapmaya devam etti. 1789’da Napolyon’un İskenderiye’ye asker çıkararak Mısır’ı işgal etmesiyle birlikte Osmanlı Mısır’a birlikler gönderdi.

Bu birlikler arasında Kavala Hâkimi tarafından hazırlanan birlik de vardı. Mehmet Ali, askerliğini yaparken Kavala’dan giden birliğin komutan yardımcısı olarak atandı. Daha sonra komutanın hastalanması üzerine birliğe komutan oldu.

Mehmet Ali, okur-yazar değildi. Ancak çok çalışkan, cesur ve yetenekliydi. Bu yeteneklerini Mısır’da kısa zamanda gösterdi ve serçeşmelik (düzenli olmayan birliklerin başı) unvanını aldı.

***

Mehmet Ali Entrikalara Başlıyor

Mehmet Ali, Mısır’da Osmanlı Ordusu ile Avrupa Ordularını karşılaştırma fırsatını buldu. Avrupa’nın savaş üstünlüğünü ve Osmanlı’nın zaaflarını gördü.

Mehmet Ali, Mısır’ı iyi tanıdı ve Mısır’ın karışık durumunu zaman içinde kendi lehine çevirmeyi bildi. Şöyle ki, Padişah Mısır’da güçlü bir idare istiyordu; Mehmet Ali, Mısır’da etkin olan Kölemenleri Osmanlılara, Arnavutları Kölemenlere karşı kışkırtarak ortaya çıkan kargaşadan yararlandı. 

***

Mehmet Ali Nasıl “Paşa” ve “Mısır Valisi” Oldu?

Osmanlı Hükümeti güçlü bir vezir olan Hüsrev Paşa’yı Mısır’a Vali atadı ama Paşa başarılı olamadı. Onun yerine gelen Tahir Paşa ile Cezayirli Ali Paşa da başarılı olamadı.

Bu süreçte Mehmet Ali, Kahire’deki Kölemenler, Arnavutlar ve başıboş insanları Valiye karşı kışkırtmaktan geri durmadı. Sonrasında Mısır’a Hurşid Paşa Vali oldu. Hurşid Paşa, olayların arkasındaki kişinin Mehmet Ali olduğunu kısa sürede anladı. Hurşid Paşa, İstanbul’la bağlantı kurarak Mehmet Ali’yi Paşalık rütbesiyle Cidde Valiliğine atanmasını sağladı.

***

Mehmet Ali artık “PAŞA” olmuştur. Paşa olunca Mısır’dan hiç ayrılmak istemedi ve Hurşid Paşa aleyhine bir isyan çıkartarak 1803 tarihinde Hurşid Paşa’nın görevden alınmasını sağladı.

Osmanlı 2 yıl içinde Mısır’a dört Vali atamış ve istediği sonucu alamamıştı. Babıâli, Mısır’da kuvvetli bir idare kurmak için Mehmet Ali Paşa’yı 1805’te Vali olarak atamak zorunda kaldı. Padişah kısa süre içerisinde Mehmet Ali Paşa’ya güvenilemeyeceğini anlamış olmasına rağmen 1806 tarihinde çıkan Rus Savaşı nedeniyle Mısır’a müdahale edemedi.

Sonrasında, Mehmet Ali Paşa’nın; 1806-1812 Osmanlı-Rus-İngiliz Savaşında İngilizlerin İskenderiye saldırısını geri püskürtmesi, Hicaz’da Vahabi İsyanını bastırması, Mısır’da öteden beri Osmanlı’ya problem olan Kölemenleri kılıçtan geçirerek ortadan kaldırması ve böylece Mısır’a tam egemen olması, Osmanlı’dan daha güçlü maliye ve ordu oluşturması, hatta Fransa’dan subaylar getirterek Harp Okulu kurması, eğitim, sanayi ve tarımda dikkate değer büyük atılımlar gerçekleştirmesi gibi başarıları dolayısıyla kendini Osmanlı’ya kabul ettirmiştir. 

***

Mehmet Ali Paşa Rumların Çıkardığı “Mora İsyanı”’nı Bastırdı

1821 yılında Mora Rumları (Yunanlılar) Osmanlı’ya karşı ayaklandı. Osmanlı Ordusu 3 yıl boyunca Mora’ya giremedi. Bunun üzerine II.Mahmut (1808-1839), Mehmet Ali Paşa’dan yardım istedi (1824) ve başarılı olması durumunda Mora ve Girit Valiliklerinin de kendisine verileceği vaat edildi.

Mehmet Ali Paşa, üvey oğlu İbrahim Paşa komutasında bir orduyu Mora’ya gönderdi ve isyanı kısa sürede bastırdı. Ancak, İngiltere, Rusya ve Fransa güçsüz bir Yunanistan kurulmasını istiyordu. Sultan II. Mahmut’a bu isteği ilettiler. Reddedilince Osmanlı donanmasını (Mısır donanması da dahil) Mora’nın Navarin Liman’ında yaktılar. Böylece Mora başarısı bir işe yaramadı.

Bu arada 1828-1829 Osmanlı Rus Savaşı patlak verdi. Bu savaş sonrasında 1829 tarihli Edirne Antlaşması ile Yunanistan, Sırbistan ve Romanya’nın özerkliği kabul ettirildi. 1830’da da Yunanistan bağımsız hale getirildi.

***

Mehmet Ali Paşa Osmanlı’ya Karşı İsyan Etti

Osmanlı Devleti böyle büyük sorunlarla uğraşırken Mehmet Ali Paşa yanan donanmasını yeniden inşa etmek için Suriye’yi istedi. Sözüm ona Suriye’nin ormanlarından yararlanacaktı.

II. Mahmut bu isteği reddetti ve Valiyi görevden almayı düşündü. Bunu sezen Mehmet Ali Paşa isyan etti ve İbrahim Paşa’yı Filistin’e gönderdi (1831). İbrahim Paşa, 1832’de Akka Kalesini (Filistin) ve daha sonra da Şam’ı ele geçirdi. 1833’te Belen Geçidi’nde Osmanlı Ordusunu yenerek Adana’yı aldı. Mısırlılar Kütahya’ya gelmişler (1833) ve kışı Bursa’da geçirmeye hazırlanıyorlardı. Artık Mehmet Ali Paşa’nın hedefi İstanbul’du.

***

Ruslar 15 Bin Askerle İstanbul’da

II.Mahmut’un önünde iki seçenek vardı.

Ya Mehmet Ali ile anlaşacak ya da yabancı yardımına başvuracaktı.

Sultan Mahmut ikinci yolu seçti ve isyan eden valisini durdurmak için Rusları yardıma çağırdı. Hem de çaresizlik ifade eden o ünlü atasözünü söyleyerek: “DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR” (O sırada Fransa ve İngiltere arasında sorun vardı ve bu konuyla ilgilenecek durumda değillerdi).

I.Nikola, büyük hevesle donanması ile birlikte 15 bin askerini İstanbul’a gönderdi ve Boğaziçi’ne yerleştirdi. Sultan Mahmut’un ezeli düşmanı olan Mollalar, Ruslarla yapılan bu anlaşmaya karşı çıkarak “Gavur Mahmut” demeye başladılar. Sultan Mahmut bunları duymadı ve stratejisini uygulamaya devam etti.

Sultan Mahmut, Rusların boğaza inmesi sonucu Avrupa’da çok farklı yansımalar olacağını iyi hesap etti ve hesabında da yanılmadı.

***

Rusların İstanbul’a gelmesi İngilizleri ve Valiye destek veren Fransızları rahatsız etti. İngilizler, Mehmet Ali Paşa’nın ordusunu durdurdular ve Kütahya Antlaşması imzalandı. Buna göre, Mehmet Ali Paşa Suriye, Girit ve Mısır’ı aldı. Oğlu İbrahim Paşa’ya da Cidde ve Adana Valiliği verildi (1833).

Ancak iki taraf da antlaşmadan memnun kalmadı. Ayrıca, Rusların boğazlara gelmesi Avrupa’yı rahatsız etti. II. Mahmut Valisine karşı bu mağlubiyeti kabullenemedi. Bir dizi ıslahat hareketlerine başladı.

1834’de Harbiye (Harp Okulu) kuruldu.

Avrupa ile iyi ilişkiler içine girdi. İngiltere’nin yardımını kesinleştirmek için 1838 Balta Limanı Antlaşması (Osmanlı-İngiliz Ticaret Antlaşması) yapıldı. İngilizlerin şaheser olarak tanımladıkları bu antlaşmayla İngiltere kapitülasyon düzeninde sahip olmadığı ayrıcalıklar elde etti. Doğan Avcıoğlu’na göre bu antlaşma ile geleneksel lonca sanayisi yıkıldı ve Osmanlı devletinin kapitalizme ve sanayi devrimine geçmesini önledi. Yani bu bir “idam fermanı” idi.

***

Mehmet Ali Paşa Osmanlı Ordusunu Dördüncü Kez Mağlup Etti

1839’da Osmanlı ve Mısır Orduları dördüncü kez Nizip’te (Antep) savaştılar ve Osmanlı Ordusu tekrar yenildi.

Osmanlı Ordusu’nun başındaki Ahmet Paşa askeri uzmanlar yerine yanında getirdiği ulemanın görüşleri ile hareket etti. Ordu taarruza hazır olduğu halde ulema savaşın Cuma günü “şer’an caiz” olmadığını söyledi ve Ahmet Paşa buna uydu.

Sonrasında da Mısır Ordusu dört saat içinde Osmanlı Ordusunu perişan etti. Nizip yenilgisi Osmanlı Ordusunun iflas ettiğini gösteriyordu.

Nizip Savaşı olurken II.Mahmut 1 Temmuz 1839’da veremden hayatını kaybetti.

Nizip yenilgisinden birkaç gün sonra da Çanakkale’de bulunan Osmanlı Donanmasını Kaptanı Derya Ahmet Fevzi Paşa, Mısır’a kaçırarak Mehmet Ali Paşa’ya teslim etti. Osmanlı artık ordusuz ve donanmasız kalmıştı. Devlet tamamen Rusya’nın eline düşmüştü.

***

Diploması İle Mehmet Ali Paşa Dize Getirildi

Sultan Mahmut’un ölümünden sonra yeni Padişah 16 yaşındaki Abdülmecit (1839-61) oldu. Padişah Osmanlı tarihinin en önemli sadrazamlarından ıslahatçı Mustafa Reşit Paşa’yı yanına aldı. Artık Devlet “diplomasi” ile ayakta duruyordu.

İngiltere’nin yardıma gelmesiyle Nizip’teki sonuç Osmanlı Devleti’nin lehine çevrildi. Mehmet Ali Paşa babadan oğula geçmek üzere Mısır valiliği haricinde her yeri kaybetti. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın diplomasisi sayesinde Osmanlı Devleti, Mehmet Ali Paşa’yı dize getirmişti.

Mehmet Ali Paşa 1845’te İstanbul’a gelerek Padişah Abdülmecit’e bağlılığını bildirdi. Mısır’a döndü ve İbrahim Paşa’dan birkaç ay sonra 2 Ağustos 1849’da öldü.

***

Sonuç

Mehmet Ali’nin Kavala’da zor koşullarda başlayan hayatı Mısır’da kurduğu hükümdarlıkla son buldu. Hayatının her aşamasını heyecanlı ve entrikalarla yaşayan Mehmet Ali “Modern Mısır”’ın kurucusu oldu. Okur-yazar olmamasına rağmen eğitime, bilime ve teknolojiye önem verdi.

Sonsöz olarak; Mehmet Ali, savaşta ve barışta pragmatist davranışlarıyla Makyavelist bir devlet adamı olarak tarihte yerini almıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum