• BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 13 °C

Mısır ve Suriye’deki gelişmeler üzerine düşünceler–1

Osman KAYA

Karanlık ve kötü günler yaşıyoruz. Kan ve gözyaşı denizinde yaşıyoruz.İnsanlık tarihi hemen her dönem kan ve gözyaşı na tanık olmuştur ama tarihin hiçbir döneminde bu düzeyde kafa karıştırılmamış ve tarihin hiçbir döneminde yanlışlar, doğruların ambalajına sarılıp pazarlanmamıştır.

Ortadoğuda yıllardır Amerikan ve İngiliz parmağı var… Ortadoğuda Hemen her dönem Siyonist parmak var ama yine Amerika ve emperyalizm hemen hiçbir dönem bu kadar radikal değişim kararı almamış ve bu kadar köklü olarak değişimleri yaşatmak amacıyla kararlar almamıştı.Son zamanlarda Emperyalizmin ortadoğuda çok radikal kararlar aldığına ve kararları da adım adım uygulamaya geçirdiğini görüyoruz…
Ne yazıkki bu süreçte Emperyalizmin en büyük yandaşı olarak bazı İslamcı çevreleri görmekteyiz. Bu çevreler bu gün emperyalizmin en ateşli savunucuları olarak karşımızda duruyorlar..

Emperyalizmin Mısır üzerinde gerçekleştirdiği revizyondan en tilenip mal bulmuş mağribi gibi üzerine zıplayan bu çevreler, Mısırda Mursi ile yaşanan sürecin bir kandırmaca, bir oyun ve bir tuzak olduğunu görmezden gelerekve bu gelişmenin etik boyutunu, darbeden kaynaklanan boyutunu görmezden gelerek avukatlığını yapmaya başladılar. O zamanlar darbe bu çevrelerin akıllarına hiç gelmiyordu. Mursininde darbe ile başa geldiğini bu çevreler hiç tarışmıyordu bile…
Bu çevreler Amerikaya giden her devlet adamının Amerikadaki gizli bağlantılarından dem vurup oy pirimi yapan bir gelenekten gelmelerine rağmen nedense Mursinin Amerikan vatandaşı olduğu gerçeğini hiç tartışmıyorlardı.

Bu çevreler sıkıştıklarında ha babam de babam demokrasiden dem vuruyor ama nedense – en azından aldığı oy oranı bağlamında- demokrasiyi temsil edemeyeceğini de görmezden geliyorlardı.-Mursi oylamaya katılan %50 nin ,%47 oyunu almış bulunuyordu-Ayrıca Mursinin demokrasi dışı uygulamalarını da- örneğin kadınların muz almalarını yasaklamak gibi-görmezden geldikleri gibi ufak tefek popülist davranışlarını öve öve yere göğe sığdıramıyorlardı.

Sonra Mursi , Faşist Cunta Lideri Sisi tarafından devrilince ciyak ciyak darbenin kötülüğünden dem vurmaya başladı bu çevreler.
Oyuna bakın siz…
Daha önce başta bulunan Hüsnü Mübarek Amerikan yanlısı…
Onun devrilmesinden sonra başa geçen Mursi de öyle..
Ya General Sisi…. O da aynı…
Yani birbirine taban tabana zıt üç aktör var…Ama aynı rejisörün tiyatrosunda oynuyorlar…
Oyunun amacı ne…
Oyunun amacını Meşhuuurrr Condi den dinleyelim…
‘’Önümüzdeki Günlerde hep birlikte Ortadoğu coğrafyasında sınırların değiştiğini göreceğiz..’’


Şimdi bu İslamcı çevre Mısırdaki bu gelişmeyi İsraile ve Amerikaya bağlıyor…Sanki önceki gelişmeler İsrail ve Amerikanın etkisinde olmuyormuş gibi… Yine ne ilginçtir bu çevreler Amerikan Emperyalizminden bahsedenleri gördüklerinde..’’ yine o kafayı mı taşıyorsunuz… Aslanım bu kafanın modası geçti. Artık dünyaya açılın… Emperyalizm diye bir şey yoktur.’’ Diyorlardı..
Yani bunların yani bu çevrenin gerçekte Amerika ve İsraile karşı kesinlikle bir karşı duruşlarının olmadığını… meselenin bu ülkelerle ülkemizde yaşayan duyarlı kesimin duygularını okşayıp oy almak için bir stepne olarak kullandıklarını görmekteyiz.
Eeee Müslümanlıkta adam kandırma varmı…
Bırak sende yahu… para ve oy nereden gelirse gelsin baş tacıdır.

Gelelim Suriye konusuna…
Yahu bu ülke insanına şaşmamak mümkün değil… Bu kadar nasıl kandırılıyorsun ey ülkemin has evladı… artık biraz topla kendini gör yapılan yanlışları… Gör götürüldüğün yeri…Gör ve duruşunu belirle artık yeter…
Öncelikle Suriye denilen coğrafyanın, hiçbir etnisite temeline dayanmadan sadece emperyalist güçlerin eline cetvel almasıyla, Ürdün gibi, Dakar gibi , Bae gibi, Katar gibi yapay olarak meydana getirildiğini belirtmekte fayda var…Esad Amerikan Emperyalizmine karşı Sovyet Blokunu koruyucu kalkan olarak seçmiş bir lider…
Yönetim olarak ele aldığımız zaman temel faşizan… Arap sosyalizmi denilen asıl temeli nasyonal sosyalizm olan bir yapıya sahip…Ama antiemperyalist ve ortadoğunun bağımsızlaşması gibi reflekslere sahip…
Alabildiğine baskıcı bir yapı ya sahip olmasına rağmen Suriyede sosyal devletin bazı gerekleri örneğin sağlık ve eğitim anlamında gerçekleştiriliyor. Her etnisite kendi kültürünü, devlet konseptini karşısına almamak koşuluyla öğrenme hakkına sahip… Mesela Suriyenin yönetim erkinin alevi kimliğine sahip olduğu iddia edilmesine rağmen dünyada Sünni İslam eğitimini dünyada en iyi veren yerlerden birinin Şam Üniversitesi olduğunu bu konudaki pek çok ilgili bilir.
Ama bu ülkede asla rejime muhalif bir sürecin içine giremezsiniz… Böyle yaptığınız zaman en acımasız biçimde batırılırsınız..
Baba Esad 1982 li zamanlarda Hama kentine birkaç mekanize tugayını göndererek onbinlerce kişiyi katlettiğini biliyoruz…

Öte taraftan Suriye baba Esad tarafından Abdullah Öcalanın korunduğu bir ülke olarak biliniyor.O dönemi Türk askeri erkinin net tavrı sonucunda ortaya çıkan süreçte Öcalan Suriyeden çıkarıldı .
Fakat o dönemden sonra ve özellikle oğul Esad döneminde tarihte hiçbir dönemde olmadığı kadar gelişmiş ilişkiler yaşandı.
Sonra ne olduysa oldu Suriye ve Türkiye en büyük düşman oldular.
Suriyenin İsrail konusunda net olan, etkin olan tavrı Ortadoğunun mazlumları için son derece önemli bir konumdu..
İsrailin kurulduğu günden bu güne almış olduğu belirgin tek yenilginin Hızbullah örgütü tarafından alındığıni herkes bilir.Yani İsraili Ortadoğuda tek yenen güç sadece Hizbullahtır.
Hizbullah şii tandanslı ve İranın asimetrik savaş gücüdür. Ama hizbullahın zaferinin kaynağı asla ve kata İrandan kaynaklanmamıştır. Hizbullahın başarısının en önemli nedeni Suriyedir. Çünkü Askeri Strateji uzmanları bilirki asimetrik savaşı veren güçler düzenli orduya karşı vur- kaç taktiği güderler.
Vurkaç taktiğinin başarılı olabilmesi için savaşan gerillanın kaçabileceği, silah ve mühimmat alabileceği , güvenli bir alana ihtiyaç duyar… İşte Hizbullahın bu ihtiyacını karşılayan Suriye olmuştur.
Suriyenin olmaması halinde bu zaferin kazanılması mümkün değildi.
Şimdi Suriye sorununa yaklaştığımızda şunu görüyoruz:
Suriyede bu gün olan olay Suriyenin emperyalizmin taşeronu olan İslamcı örgütlerce talan edilmesi ve yağmalanmasıdır.
Orada katılırsınız katılmazsınız ama bir devlet otoritesi var…Ne yapacaktı bu devlet otoritesi söyler misiniz… siz elinize silah alacaksınız… her türlü katliamı yapacaksınız… herkesle bağlantılarınız olacak insanları öldüreceksiniz… kaçıracaksınız… boğazlarını keseceksiniz…. Kurtarılmış bölgeler ilan edeceksiniz…. Sonra size hiç kimse müdahelede bulunmayacak … Hatta ve hatta sizi alkışlayacak ne kadar güzel adam kesiyorsunuz diye… öyle mi…

Şunu herkesin bilmesi lazım… benimseyin ya da benimsemeyin… sevin ya da sevmeyin….eğer siz devlet otoritesine karşı silahlı bir kalkışmada bulunursanız karşınızda muhakkak bir silahlı güç göreceksinizdir. Bu kaçınılmazdır.
Bu sözleri söylerken ben devlet şiddetini asla meşru görmüyorum…asla doğru bulmuyorum devlet terörünü ama bu vaka olarak böyle benimseseniz de benimsemeseniz de bu bir vaka…
Hem siz sizin ülkenizde yapılan kalkışmalara müsaade edebilirmisiniz…? Bırakın silahlı kalkışmayı, silahsız olarak size karşı duruş belirleyip eyleme geçen ki,me tahammül edebiliyorsunuz?
Sizlere karşı çıkan ve muhalif olan herkes dinsiz, imansız, vatansız, dış güçlerden destekli hain değil mi? Siz bunları söyleme hakkına sahipsiniz de karşınızdaki insanların bunları ifade etme hakkını neden kabul etmiyorsunuz?Neden size karşı olan, sizin müttefiklerinize karşı olan , sizin çizdiğiniz yol haritasına karşı olan kesimlere, görüşlere hayat hakkı ve kendilerine yapılan saldırıları def etme hakkı tanımıyorsunuz?

İslamdan bahsediyorsunuz… ve İslam üzerinden Suriyeyi suçluyorsunuz… Suriyeye saldıranların da İslami çizgide olduğunu savunuyorsunuz….Peki şimdi önemli bir sorular demeti..
1- Bu Suriyeye saldıran kesim, suriyeye saldıracak kadar güçlü ise, bu gücünü neden İsraili yıpratmak için kullanmıyor? Yoksa Amerikanın verdiği emir üzerine Suriyeyi İsrailden bile kötü mü görüyorlar?
2- Suriyeye karşı savaşan kesimler… uyguladıkları başkaldırıyı İslama dayandırıyorlar…Peki islamın hangi ilkesine dayanarak bu derecede hard , sınırsız, ilkesiz ve ahlaksız şiddeti uygulayabiliyorlar?
3- Bunlar Suriyeye saldırırken Amerikan Emperyalizminden açıkça destek aldıkları bellidir. Peki Bunun islamca temellendirilmesi nasıl oluyor? Peygamber bir şekilde Müslüman olan biriyle savaşmamıştır. Savaşmış olsa bile bu savaş sürecinde siz peygamberin bu durumla karşı karşıya kalması halinde zalimlerle işbirliği yapacağına nasıl inanıyorsunuz?
4- Bu gün suriyede savaşan güçler… Esad devrildiğinde neyi, hangi sistemi, hangi anlayışı inşa edecekler…. Demokrasiyi mi…demokrasinin hangi versiyonunu… nasıl bir demokrasiyi… ki kendiniz söylüyorsunuz… diktatörlerin de demokrasi adı altında rejimler getirebileceklerini…e siz neyi getireceksiniz… ve siz her neyi getirecekseniz… o getireceklerinize karşı isyanedecek olan, itiraz edecek olan, ona başkaldıracak olan, onu silahlarla tarümar edecek olan anlayışı nasıl, ne şekilde duduracaksınız… ipe mi gereceksiniz… kurşuna mı dizeceksiniz… kireç kuyularına mı atacaksınız….ya da ne yapacsınız…ellerini ayaklarını çaprazdan keseceksiniz belki… eee o zaman Esadı hangi hakla, hangi yüzle ve neden suçluyorsunuz….
5- Ve Şunun farkında mısınız… yaptığınız pisliklerle İsraili unutturduğunuzu..İsrailin neredeyse evliya yerine konulduğunu… kimsenin hatırlayamadığını görmüyormusunuz…. Sizilerin meydana getirdiği pislik sayesinde Ümmetin emperyalizmin en büyük tetikçisi Amerikadan medet umduğunu bu zillete düştüğünü, bu utanmazlığa bu arlanmazlığa düştüğünü görmüyormusunuz?
6- Yandaş medyanın izzet ve izan yoksunu bazı kalem sahiplerinin Amerikanın Suriyeyi işgal planını ‘’ dinsizin hakkından imansız gelir’’ şeklinde son derece sofistik yani safsataya dayalı bir mantık yürüterek halka manipülasyon yaptıklarını ve bunun çok ağır vebalinin olduğunu, çünkü dinsiz denilen kesimin şu veya bu derecede imanlı olduğunu ama imansız denilen kesimin tam bir terör makinesi olarakmilyonlarca kişiyi katledebileceğini, İsrailin önünü açmadan oradan ayrılmayacağını,imansız denilen kesimin ortadoğudaki petrolü içerek hayat sürdüğünü, suriyede bu bağlamda menfaat kanallarını açıp, İslam coğrafyasında yaşayan halkın hammadde kaynakları ve zenginliklerini ele geçirme çabası içinde olacağını görmüyormusunuz?
7- Siz söylemlerinizi Atatürkçü paradigmayı yani anlayışı, yani mantaliteyiyıpratmak üzerine kuruyorsunuz ve diyorsunuz ki, Atatürkçülük komşularımızla hep kötü etti ve biz sıfır sorunlu bir dış politika kuracağız… Ama geldiğiniz bu noktada tam sorunlu ve sıfır komşulu bir konjönktür ortaya koydunuz… neden? E öyle gerekiyordu… e size bir şey gerekli olduğunda savaşı dahi göze alabilecekbir tavır ortaya koyacaksınız…fakat Atatürkçüler kendi tahlillerine göre tedbir konsepti aldıklarına onu baskıcı, hatta faşist ilan edeceksiniz…hangi hakla… hangi adalet ölçüsüyle…
8- Siz analar ağlamasın diye pkk lı katillere yönelik açılım uyguluyorsunuz…. Neden… savaş bitsin… neden… analar ağlamasın… neden…tabutlar gelmesin… neden… kardeş kardeşi vurmasın.. güzel… bunu böyle kabul edelim…tartışmadan kabul edelim… peki şu soru hiç akla gelmez mi? Siz bu argümanları kullanırken… aynı zamanda Suriyeye bir müdahele olursa teskere çıkarıp asker göndereceğinizi söylüyorsunuz… eee… o zaman savaş başlamayacak mı… o zaman analar ağlamayacak mı.. o zaman tabutlar gelmeyecek mi…o zaman kardeş kardeşi vurmayacak mı…bu nasıl mantıktır… bu nasıl anlayıştır… bu nasıl bakıştır…Yani şunu mu demek istiyorsunuz…. Şimdi can alıcı soruyu soruyorum sizlere: Söyleyin bakalım… Esadın attığı kurşun kurşun da aponun attığı kurşun zeytin çekirdeği mi?
Ölen Suriyelinin canı canda.. ölen Türkiyelinin canı patlıcan mı?

9- 1. Körfez krizinde… Başta Abdurrahman dilipak olmak üzere pek çok İslamcı yazar Amerikayı Şürakaya benzetmiş ve bu katliam mekanizmasının Şürakanın atının kumlara saplanması olayında olduğu gibi Irakın kumlarına saplanıp yenileceğini savunuyordu…Amerikanın emperyalist amaçlarını gerçekleştirmek için ortadoğuda bulunduğunu ve en hizlı bir biçimde defolup gitmesi gerektiğini söylüyordu…çok doğru bir tavır ve düşünceydi bu.. peki ya şimdi? Amerikadan medet uman bir konsepti savunurken geçmişe bakılıp… nereden nereye geldik ve bizi buralara kim getirdi denip hiç utanılmıyor mu?Hiç yerin dibine girilmiyor mu?
10-Sizler Esada karşısınız… Esad ı eleştiriyorsunuz… neden? Esad Halkına şiddet uyguluyor…Yani Şiddet uygulayanın, yani despot olanın karşısında durulur değil mi? O zaman siz Sudanda şiddet uygulayan –ki Devlet başkanı Ömer El Beşir. Bildiğiniz kişi. Darfur katliamı ile dünya tarihine giren katillerden biri, ama bizde şeref konuğu. Darfur'da, 2003 yılında başlayan ayaklanmayı, 300 bin insanı öldürerek bastırdı. Bir milyondan fazla insanın da yer değiştirmesine neden oldu.-bir katile neden sahip çıktınız? Neden ona karşı Esada aldığınız tavra benzer bir tavır takınmadınız?

Maddeler arttırlabilir kuşkusuz…ama işin en acınır tafarı şudur: yeni bir İslamcı profili oluşturuldu… dürüstlüğü çatıya fırlatan, çöplüğe atan, ayaklar altına alan bir İslamcı profili… Yalanı neredeyse ayet gibi kutsayan, ona sarılan, yalandan medet uman bir İslamcı profili…
Sofistik mantığa sarılıp batağın içine sarılan bir İslamcı profili… Bir Müslüman olarak en çok da bu hale üzülüyorum… Bu ahlaksızlığa üzülüyorum…yazık … yazıklar olsun…
İslamcı karakter profilindeki bu savrulmaya birkaç örnek verelim…

*Bir İslamcı şunu söylüyor:Amerikayı neden suçluyorsun ki, Iraklı lar Amerikalıları öldürmüyor mu? Eee Amerikalılarda elbette öldürecek?
* Emperyalizm diye bir şey yok … İngilizler neden ıraktan çıktı…emperyalizm olsaydı İngilizler ıraktan çıkar mıydı..?
* emperyalizme karşısın facebook kullanıyorsun?
*İslam dünyasını ancak Amerika kurtarabilr.. Bosna hersek te böyle olmadı mı..
* Filistinliler kendi topraklarını Yahudilere satmadılar mı?
*İslamcının biri şunu söylüyor… : Lozan da Lozan heyeti Bu ülkeyi Batıya sattı…Ona soruldu… peki incirlik üssünün Müslüman ülkelerin vurulmasında Amerika tarafından kullanılması doğru mu… neden izin veriyorsunuz… buna izin vermek vatanı satmak değil mi…cevap… eee ne yapalım ikili anlaşmalar var… soru … demekki ikili anlaşmalar bağlıyor… e bu ikili anlaşmalar sizi bağlıyor ve sizin mazeretiniz oluyor da Lozan heyetini bağlayan ikili anlaşmalar ve sınırların olduğunu neden kabul etmiyorsunuz?( ki Lozan asla Kadir Mısıroğlunun değerlendirdiği konseptte bir niteliğe sahip değildir.)
*Bir İslamcı şunu söylüyor: Bir İslam alimi güneşte 12 gezegen var diyor o zaman güneş sisteminde muhakkak 12. Gezegen var… soru… nasıl biliyor Bu alim… cevap.. eeee içine doğuyor o mübareklerin… soru… o zaman devasa gözlemevlerini boşuna kurmuş ülkeler…. Yıksınlar ve bir daha yapmasınlar… Her gözlemevi yerine bir mübarek bir alim getirilsin…cevap… amannn böyle konuşma çarpılırsın baaakk..
*Bir İslamcı şunu söylüyor: ne var Amerikanın müdahelesinde, 100 bin kişinin ölmesini ortadan kaldırmak için 1000 kişi ölsün… soru: sizin derslerinizde kaynak olarak kullandığınız bir kitabın yazarı şunu söylüyor: bir gemi dolusu katil olsa ve o gemide katil sayısı 99 olsa o gemide 1 tane masum insan olsa… ve siz o geminin batırılmasıyla o 99 haydutun ortadan kalkacağını bilseniz bile o masumun yaşama hakkını elinden alamazsınız… o gemiyi batıramazsınız…e zaman zaman bunu gündeme getiriyorsunuz… ama bu gün bunu reddediyorsunuz… ne yani bu söylediğiniz reklam ve cıla amaçlı içi boş bir söz yığını mıydı? Bunun yanı sıra siz medet beklediğiniz Amerikanın operasyona girdiği zaman 1000 kişiyle duracağını nereden biliyorsunuz?nereden biliyorsunuz ırakta olduğu gibi 2,5 milyon insanın ölmeyeceğini?
*Bir İslamcı şunu söylüyor: e hiç vicdanınız sızlamıyor mu suriyede 100 bin insan öldü?
Cevap: suriyede 100 bin insan öldü.buna acımamız lazım… değil mi… e ırakta 2,5 milyon insan öldü…yoksa emperyalizmin öğrettiği matematikte 100 bin 2.5 milyon dan daha mı büyük…
Ve daha bir sürü safsata… Neyse… biz ne düşünüyoruz?

Arap baharı: emperyalist oyun…ama bu Ortadoğu halklarının üzerine baskı olmadığı anlamına gelmez… evet baskı var… ama bu bahar halkın değil emperyalizmin baharı..
Mısır: Mursi demokrasi showları yapan emperyalizme yakın ve antidemokratik bir kafa…Sisi: darbeci , faşist ve katil…. Hiçbir suretle darbe desteklenemez…Darbeciler katliamdan yargılanmalıdırlar.Mısırda Tam bağımsız bir ortadoğuyu savunan, Amerikan karşıtı , antikapitalist, ama özgürlükçü, adil , demokrasiyi insani bir olgu olarak gören herkese adil davranmayı öngören,herkese, her kültüre saygılı, asla mahalle baskısı ve kayırıcı olmayan, toplumcu ekonomi yanlısı bir kadro ve lider… emperyalizmin maniülasyonuna kapalı bir halkın özgür iradesine dayalı bir seçim sistemi…
Suriye:Özgür s. Ordusunun tamamen tavsiyesi ve din faşistlerinin yaptıkları katliamın hesabının sorulması.... Esadın tavsiyesi ve yargılanması… Amerika İsrail ve Türkiyenin ve İranın Rusyanın bu işin dışına çıkıp Suriye halkının suriyenin geleceğine tam anlamıyla özgür bir biçimde karar vermesi…Bütün kültürlere özgürlük tanıyan, eşitlik sağlayan bir anlayış… Tam bağımsız bir ortadoğuyu savunan, Amerikan karşıtı , antikapitalist, ama özgürlükçü, adil , demokrasiyi insani bir olgu olarak gören herkese adil davranmayı öngören,herkese, her kültüre saygılı, asla mahalle baskısı ve kayırıcı olmayan, toplumcu ekonomi yanlısı bir kadro ve lider… emperyalizmin maniülasyonuna kapalı bir halkın özgür iradesine dayalı bir seçim sistemi…

Suriyeye Dış müdahele: Asla ve kata… asla ve kata.. asla ve kata…

Amerika: Ortadoğudan acilen ayrılması gereken, her türlü müdaheleden uzak durması gereken bir devlet..
İsrail: ortadoğunun kalbine saplanmış bir hançer… yaptığı katliamın uluslar arası Russel mahkemesi gibi bir mahkemede hesap vermesi gereken bir devlet…
Suriyedeki kullanıldığı söylenen kimyasal silah: anlayamıyorum ve anlam veremiyorum…
Çözüm: Amerika, Rusya , Çin, İngiltere, Fransa ve İsrailin asla müdahil olmadığı adil bir uluslar arası bir gücün arabuluculuğu ile- müdahele değil-, arabuluculuğu ile, barışçı çözüm..
Bakalım gelişmeleri takip edelim.. zaman neler gösterecek..

  • Yorumlar 20
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40