• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize -2 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -6 °C
  • Trabzon 6 °C
  • Samsun 1 °C

MÜCADELE SPORLARININ PESRPEKTİFİNDE

Osman KAYA

 

Değerli dostlar, şu ana kadar daha çok siyasal ve düşünsel konularda yazılar yazdım.. Bu aralarda spor ile ilgili notlar düşmek kabilinden yazılarımı paylaşacağım sizlerle...Yaşam sadece siyaset değildir.. Çok yönlüdür yaşam ve marifet bütün yönleriyle kavrayabilmektir onu..Sporda yaşamın bir yönüdür ve yaşamın bu yönünü de tek boyutlu kavramamak gerekir.işte biz bu yazımızda ve bundan sonra zaman zaman yazacağımız yazılarımızda bunu yapacağız..şu noktaya da temas etmeden geçmeyelim ki sporda tek boyutlu değildir... pek çok spor dalı ve o spor dallarının farklı açılımları mevcuttur..

Değerli dostlar,

29 Ağustos 2015 te İstanbul Fatih te , Türkiye Nanbudo Karate birliği olarak yaptığımız toplantıda Nanbudo karate nin Rize İltemsilciliği görevi şahsıma verildi. Bu vesileyle bu sistemi tanıtmak ve özelliklerini siz okuyucularıma aktarmak istiyorum.

Sporun insan sağlığı açısından önemini artık çağdaş Dünyada yaşayan herkes biliyor.

sporlar içinde de elbette seçici olmak gerekir.Bana göre elbette her sporun güzel, albenili tarafı vardır ama , dövüş sporları , mücadele sporları hele ap ayrıdır.Ruh ve beden bütünlüğü bu sporlarda kendini gösterir. Mücadele sporları sadece hareket sistemine değil iç organlara da hitap eder.

Bu yüzden sağlıklı yaşam için son derece önemlidir.Çünkü bu sporlar sadece hareketi değil , zamanlamayı , doğru nefes almayı , normal süreçte kullanamadığımız , kullanmasını bilemediğimiz kasları geliştirip çalıştırır.Bununla da kalmaz doğru nefes alıp vermemizi öğretir . Böylece kanın doğru akış olanaklarını sağlar.Vücüdün uyumlu , ritmik ve senkronize çalışmasına tüm uzakdoğu sporları olduğu gibi karate de çok katkıda bulunur.

Branş temsilcisi olduğum Nanbudo Karate , Japon Karateci Yashunari Nanbu nun 1978 de geliştirdiği bir sistemdir.

Karate do , boş ( silahsız ) elin sanatı ve yolu olarak Türkçeleştirebileceğimiz bir mücadele sanatıdır.Karate öğrenmek sabır ister. Kolay bir savunma yolu- sistemi değildir. Çalışacağınız yeri ve ortamı seçmeniz halinde bile her anı bilinçli bir dikkat gerektirir.Günümüzde karate , modern ve geleneksel olarak ikiye ayrılır.

Bu ikilemde tam da Nanbudo ya ihtiyaç vardır.

Nanbudo geleneksel ve modern karateyi birleştiren bir sistemdir. Bu sistemi daha yakından tanıyacağız ama önce karate hakkında genel bilgiler elde edelim:

Karate, Japon silahsız savaş sanatı Karate-Do (空手道:からてどう), için yaygın kullanılan kısaltılmış terim olup Japonca kara (空:から) boş + te (手:て) el + do (道) yol, sanat kelimelerinden oluşmakta ve silahsız elin yolu/sanatı anlamına gelmektedir. Zen Budizmi ve Japon kültürü ile yoğrulan Karate, kişinin kendini; bedensel ve zihinsel olarak eğitmesi ilkesi üzerine kurulu, eğitim sistemi sayesinde insanı şiddetten uzaklaştıran, barışçıl duygular beslemesini sağlayan bir disiplindir.

antrenmanlar:

Karate Okinawa adasında doğmuştur. Çin (özellikle Fujian) kaynaklı kempo tekniklerinin Ryukyu adalarının yerli dövüş stilleriyle kaynaştırılması sonucu Okinawa'nın çeşitli yer isimleriyle adlandırılan (Naha-te, Shuri-te, Tomari-te, vb.), ustadan ustaya önemli farklılıklar gösteren ve toplam bir terim olarak "Karate" (唐手) olarak bilinen savaş sanatları doğmuştur. Karate'nin bu erken dönemine ilişkin en önemli belge Çince yazılmış olan ve 20. yüzyıl başlarına kadar yaygın olarak kullanılan Bubishi (武備志) adlı kitaptır. Geleneksel Okinawa toplumunda Karate pēchin (親雲上) adı verilen samuray sınıfı tarafından öğreniliyordu.

Japon Budo'sunun Karate üzerindeki etkisinin 19. yüzyıla kadar sınırlı olduğu söylenebilir. Ancak 20. yüzyıl başında başta Gichin Funakoshi olmak üzere çeşitli Okinawalı ustaların Japonya'ya yerleşmeleri sonucu Karate Budo ile uyumlulaştırılmaya başlanmıştır. Bu aşamadan itibaren, gendai budō (現代武道) adı verilen modern Japon savaş sanatları ile birlikte gelişimini sürdüren Karate, biçim ve anlayış yönünden Jigoro Kano'nun Jujutsu kökenli Judo'yu yaratmasından önemli ölçüde etkilenmiştir. Yine bu dönemde Karate'nin "boş el" anlamına gelen 空手 biçiminde yazımı yaygınlaşmıştır.

İkinci Dünya Savaşı'na kadar Japonya'da dahi çok bilinen bir dövüş tekniği değildi. Daha sonraları ABD'li işgali sırasında popülerliği artmıştır. Fakat Amerikan ordusu işgal sırasında kendine karşı kullanılma riskinden ürktüğü için bu savaş sanatının bir savunma sporuna çevirilmesini istedi. Bu istek o zaman Karate'nin duyulmasında büyük rol oynayan Funakoshi tarafından karşılandı ve Karate'nin ilk spor versiyonu oluşturuldu. Bu sayede öğrenmesi yıllar alan ve oldukça zor olan sanat tüm dünyada popüler hale gelebilmiştir. Daha sonra öğrencileri tarafından stili, Ustanın şiir yazarken kullandığı mahlası olan Shōtō, yer, okul anlamına gelen Kan ve metod, stil anlamına gelen Ryū kelimelerinin birleşimi olan Shōtōkan-ryū (松濤館流) veya kısaca Shotokan (松濤館) olarak adlandırılmıştır.

Giysilerine karate-gi, öğrencilerine karate-ka denir. Karate antremanları genel olarak üç kısımdan oluşur. Bunlar, Kihon, Kata ve Kumite'dir. Kihon Karate'deki temel tekniklerin parça parça çalışılmasıdır. Kata, sıraları önceden belirlenmiş çeşitli tekniklerin belirli bir sıra ile uygulandığı Karate'nin kuşaktan kuşağa aktarılması için oluşturulmuş alıştırmalardır. Kumite antrenmanda yapılan dövüş alıştırmasıdır.

Karate'de derecelenme kuşaklarla belirlenir. Bu kuşaklar beyaz ile başlar ve tecrübe kazandıkça kahverengi ve siyaha doğru devam eder. Renkli kuşaklar öğrenci (Kyu) seviyeleri, siyah kuşak da ustalık (Dan) seviyesini belirtir. Şu kuşaklar mevcuttur:

Kuşak Açıklama Beyaz Karate'ye başladığınız kuşaktır (8.Kyu) Sarı İkinci alınan kuşaktır (7.Kyu) Turuncu Üçüncü alınan kuşaktır (6.Kyu) Yeşil Dördüncü alınan kuşaktır (5.Kyu) Mavi Beşinci alınan kuşaktır (4.Kyu) Kahverengi Altıncı alınan kuşaktır. Bu kuşağın kendi içinde 3 seviyesi mevcuttur (3-1.Kyu) Siyah Ustalık sevisidir. 1.Dan ile başlar, 10.Dan'a kadar devam eder.

Türkiyede karate

Karate Türkiye'ye 1962 yılında Güreş antrenörü Halil Yüceses'in Japonya'dan dönüşü sonucu Judo ile birlikte girmiş, bazı Karate tekniklerinin çeşitli Judo hocalarınca öğretilmeye başlanması ve Türk Silahlı Kuvvetleri yakın dövüş eğitiminde yer bulması üzerine tanınmıştır. 1969 yılında Judo Federasyonu teknik direktörü Michel Novowitch antrenör kurslarında Judo'nun yanı sıra Karate eğitimi de vermiştir.

1980 Karakuşak dergisi liderliğinde Gazeteci- Yazar Kaya Muzaffer ILICAK karate sporunun öncüleri olan Hakkı Koşar, Ferhat Özsert, Ahmet Doğaner ve Enver Hancı hocaları bir araya getirerek karatenin, Judo Federasyonu'na bağlanmasını gerçekleştirdi.

1980 Karakuşak 1. Türkiye Karate Şampiyonası'nı Gazeteci- Yazar Kaya Muzaffer ILICAK düzenledi. Bu şampiyonada vuruşlu ve vuruşsuz ekollerin bir arada yarışabileceklerini ispatladı. (Büyük usta Taiji Kase bu organizasyonda gösteri yaptı. Bazı maçların hakemliğini yaparak ilk karate hakem seminerini gerçekleştirdi.)

1980'de Gazeteci- Yazar Kaya Muzaffer ILICAK Bremen'de yapılan Dünya Karate Şampiyonasında Türk karate takımının sponsorluğunu yaptı. Frankfurt'ta seyahatte olan Judo Federasyonu Başkanı Cihat Uskan'ı da davet ederek sportif karateyi yakından tanımasını sağladı.

1990'da ise Türkiye Karate Federasyonu kurulmuştur.

Türkiye'de Karate'nin ilk yıllarından itibaren JKA ile birlikte Shotokan ekolü (Funakoshi temelli Nakayama stili) genelinde yayılmıştır. Daha sonraki yıllarda farklı stiller de çalışılır olmuştur. Türkiye Karate Federasyonu Dünya Karate Federasyonu'na (WKF) bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Türkiye'de Karate-Do, aynı zamanda Üniversitelerde de yaygın olarak çalışılan ve müsabakaları Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen bir spor dalıdır. Fakat karate-do yalnızca sportif bir sistem değildir. Türkiye'de çok büyük çoğunluk sportif karate yapmaktadır. Sportif karate savunma adına hiç bir özellik bulundurmaz ve sadece spor için yapılır.

Mevcut çok sayıdaki Karate stiline karşın, Dünya Karate Federasyonu (WKF) (dolayısıyla Avrupa Karate Federasyonu (EKF) ve Türkiye Karate Federasyonu (TKF)) özellikle sportif faaliyetlerde standartlaşmayı sağlayabilmek için Kata listeleri üzerinden dört stili kabul etmektedir:

Shotokan Ryu Goju Ryu Shito Ryu Wado Ryu Diğer Karate stilleri arasında ise aşağıdakiler sayılabilir. Bu stiller başta Dünya Karate-Do Organizasyonları Birliği (WUKO) olmak üzere çeşitli federasyon ve organizasyonlarda örgütlenmektedir.

Tam temaslı Karate stilleri:

Ashihara Kyokushinkai Seido Shidokan Nanbudo

Dünya Karate Federasyonu (WKF) dışındaki Geleneksel Karate stilleri:

Uechi Ryu Shorin Ryu Chito Ryu

karatede üç tür uygulama vardır:

kata

Kata (型:かた) biçim ya da model anlamına gelmektedir. Kata, bir dizi saldırı ve savunma hareketinin peşpeşe eklenmesiyle oluşturulmuş hareketler dizisidir. Bu duruş ve hareketler karatedeki dövüş uygulamalarının temelini oluşturmaktadır. Kataya dönüştürülen bu hareketler dizisinin temeli Bunkai olarak gösterilir. Bunkai her bir duruş ve hareketin nasıl olması gerektiğini açıklamaktadır ve katanın içeriğini anlamakta elverişli bir alt yapıdır.

Bir karate öğrencisinin yani karateka'nın resmi bir kuşak edinebilmesi için o kuşağa ait kata figürlerini uygun biçimde tekrarlayabilmesi gerekmektedir. Kata figürlerinde genel olarak Japonca kuşak ve dereceler kullanılmaktadır. Sınavlarda başarılı sayılmak için gereklilikler okullara göre değişiklik göstermektedir.

kumite

Kurallar dahilinde karşılıklı serbest dövüş biçimine kumite (組手:くみて) adı verilmektedir. Kumi-te, ellerin karşılaşması anlamına gelmektedir. Hem spor hem de kendini savunma alıştırması amaçlı olarak uygulanmaktadır.

tamashiwara

kurallar dahilinde kırış yapmak demektir.

şimdi bu genel bilgiden sonra il temsilcisi olduğum Nanbudo karate hakkında bilgi verelim:

NANBUDO NEDİR

NANBUDO NEDİR

Nanbudo 1978 yılında büyük usta Yoshinao NANBU tarafından kurulmuş bir mücadele sanatıdır. Yine Nanbu usta tarafından daha önce kurulmuş olan Sankukai karate stilinin geliştirilmiş bir şeklidir. Üç ana bölümden oluşmaktadır;

1- BUDOHO: Yakın dövüş ve savaş sanatı teknikleri. 2- KİDOHO: Bilimsel sağlık ve enerji teknikleri. 3- NORYOKUKAİ HATSUHO: Kendini geliştirme teknikleri.

Bu üç dal antrenmanlar içinde birbiriyle uyumlu ve bağlantılı olarak çalışılır. Nanbudo çalışan bir kişi çok iyi bir dövüşçü olurken aynı zamanda sağlıklı bir beden ve ruh yapısına kavuşur. Nanbudonun hedefi olgun, saygılı, kendine güvenen ama insanlara karşı hoşgörülü olan kişilik sahibi bireyler yetiştirmektir.

Nanbudo günümüzde unutulan savaş sanatlarının doğuş felsefesini yeniden ortaya çıkarmıştır. Bu felsefe şudur; kendinden güçlüye karşı kazanmak, birden çok kişiyle tek başına savaşabilmek, her ortamda bulunulan duruma göre savaş taktiği geliştirmek..

Nanbudocu herkesin düşünce ve tercihine saygı duyar. Bütün mücadele sanatlarının ve dövüş sporlarının saygın ve değerli olduğunu kabul eder. Ancak nanbudocu gladyatör değildir. En zor şartlarda en güçlü saldırganlara karşı koymayı öğrenir ama hayatı gerçekten tehlikede olmadıkça dövüşmez. Amaç güç gösterisi yapmak değildir. Kendi gücünden emin olduğu için tahriklere değer vermez.

Nanbudo müsabakalarında kilo farkı yoktur. Çünkü gerçek dövüşte kilo farkı aranamaz. Saldırıya uğrayınca, saldırgan farklı kiloda diye teslim olunmaz. Nanbudo müsabakalarında teknik sınırlama yoktur. Öğrenilen her teknik müsabakalarda kullanılabilir. Müsabakada teknik sınırlama yapmak kişileri madalya kazanmak için kısıtlı teknik çalışmaya yönlendirir. Buda zamanla tekniklerin kaybına ve gerçek savaş yeteneğinin yok olmasına neden olur.

Nanbudo gerçek bir savunma sanatıdır. Müsabakalarda en iyi saldıran değil, en iyi savunma ve karşı teknik uygulayabilen şampiyon olur. Bu uygulama sadece nanbudoda vardır.

Şimdi nanbudonun üç ana dalını inceleyelim..

BUDOHO

Budoho iki bölümden meydana gelir; silahsız dövüş ve aletli dövüş.

Silahsız dövüşler adından anlaşıldığı gibi el ve ayak tekniklerinden oluşur, hiçbir alet kullanılmaz. Ayakta dövüş ve yer dövüşü olarak iki farklı versiyona sahiptir. Kihon, randori ve kata olmak üzere üç bölümdür.

KİHON: Temel teknik eğitimdir. Bireysel çalışmalarla savunma, eskiv ve ataklar öğrenilerek geliştirilir.

RANDORİ: Uygulamalı eğitimdir. Yedi atak sistemlidir. Saldırılardan eskiv temelli savunma ile sıyrılıp bütün gücü karşı atakta kullanarak kesin sonuca ulaşmayı hedefler. Çok zengin teknik bilgiler içerir. Her durumda ve her türlü saldırıda savunmayı ve karşı atakları öğretir. Sadece tek kişiyle mücadele etmeyi öğrenmek yetersiz olabileceği için, randoriler iki kişiyle dövüş ve üç kişiyle dövüş şeklinde aşamalar içerir. Böylece gerçek bir dövüşte birden çok kişiyle mücadele için gerekli teknik bilgi ve stratejileri pratik yaparak öğrenme imkânı sunar. Randori savunma stratejisi "Tenshin" denen bir tür eskive dayanır. Bu uygulama ile sekiz yöne hareket edebilme teknik ve yeteneği geliştirilir. Karşı ataklar ise vuruş, yakalama ve atış, kırış, kilitleme gibi tekniklerden oluşur. Randori çalışmaları sadece nanbudo sanatında uygulanmaktadır..

KATA: Gölge dövüşü diyebileceğimiz bireysel form uygulamalarıdır. Farklı yönlerden yapıldığı farz edilen saldırılara karşı uygulanabilecek savunma ve karşı atakların zincirleme bağlantılarla çalışılmasına imkân verir. Tek başına pratik yapabilmeyi sağlar. Aletli dövüş teknikleri için nanbudoda sırık kullanılır. Yukarıdaki uygulamaların benzeri sırık dövüşünde de tatbik edilir. Bu teknikler aynı zamanda kısa sopa ile dövüşlerde de kullanılabilecek özelliktedir.

(Türk nanbudo sanatında ayrıca nunchaku çalışmaları da bulunmaktadır. Dünya nunchaku federasyonundan öğretmen sertifikalı tek Türk antrenör Salih Çam'dır. Dünya şampiyonu ve nunchaku competition kurucusu büyük usta Pascal Verhille ile çalışmıştır. 1993 yılında dünya kupasını kazandıktan sonra nunchaku sanatına hakem ve antrenör olarak devam eden Salih Çam, Türkiye'de nunchaku competition eğitimini nanbudo ile birleştirecektir.)

Nanbudo pratiklerinde belli aşamaya ulaşan ve temel teknikleri yeterli uygulayabilecek seviyeye gelenler aletli çalışmalara başlarlar.

Kİ DOHO

Üç farklı çalışma gurubundan oluşur.

NANBU TAİSO: On bölümden oluşan solunum jimnastiğidir. Her bölüm doğadan esinlenerek düzenlenmiştir. Dövüş teknikleri jimnastik şeklinde uygulanır. Her antrenman başlangıcında çalışılarak beden en uygun ısınma ve esneme düzeyine ulaştırılır.

Taiso için özel bestelenmiş mistik bir müzik vardır. Uygun dojolarda bu müzik eşliğinde çalışılarak ruhen antrenmana hazırlık yapılmış olur.

NANBU TENCHİ UNDO: Genellikle antrenman sonlarında çalışılan bir gevşeme/rahatlama jimnastiğidir. Bir tür modern yoga olarak adlandırılabilir. Yedi kısa teknik guruptan oluşur. Her gurup haftanın bir gününü temsil eder.

GENKİ NANBU NAİKEİ TAİSO: Yedi bölümden oluşan derin solunumla uygulanan bir tür kata çalışmalarıdır. Bedenimizde bulunan yedi enerji meridyeninin aktif olarak uyarılmasıyla ilgili bir çalışmadır. Aynı zaman da bu meridyenler üzerinden iç organların tedavisi yönünde etki sağlanır.

NO RYOKU- KAİ HATSU HO

Nanbudonun felsefi bölümüdür. Doğayı ve kendimizi anlayıp öğrenmemiz, entelllektüel ve algılama kapasitemizi geliştirmemiz için bize rehberlik eder.

Kendi içlerinde bağımsız bir bütünlük oluşturan, iki bölümden meydana gelir. Bu iki bölüm birbirini tamamlayıcıdır.

NANBUDO MİTSU NO CHİKARA: Üç temel ilkedir. İnanç, cesaret ve güç olarak tercüme edilebilir.

NANBUDO NANATSU NO CHİKARA: İnsan hayatına hükmeden yedi güç demektir. Bunlar; fizik, sebat, yargı, eylem, enerji, entelektüel ve hayat güçleridir.

Felsefe anlaşılması için zaman, ilgi, dikkat ve çalışma gerektiren bir konudur. Açıklama özetlerini yapacağız. Ancak tam anlaşılabilmesi için doğrudan çalışmak gerekir. Zaten çalışmalarla konular kendiliğinden zihnen ve ruhen fark edilir. Sonuçlar bizzat kendi benliğimizde ortaya çıkan olumlu ilerlemeler ile kendini gösterir.

İşte dostlar bu kadar derin , bu kadar anlamlı bu kadar önemli bir alanın sorumluluğu verildi bana .. Umarım altından kalkabilirim.. Karate aynı zamanda kişsel gelişim ve pedagojidir. Meseleye bu boyutuyla da bakıyorum..

Siz değerli dostlarımı bu güzide sporu benle çalışmaya davet ediyorum...

salonum, Rize-pazarda pagsed spor merkezi...Mualla telatar pasajının en üst katında...

çalışmak isteyenler için bağlantı noktasında telefon numaram,

05385114369....

Gelecek zamanlarda daha ayrıntılı bilgiler veredecğim.. şimdilik bu kadar.. Saygılar sunarım...

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40