• BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 13 °C

MUHAMMED ALİ NİN ARDINDAN(1)

Osman KAYA

 

CNN Muhabiri Mc. Oneil : Sn. Muhammed Ali, bu dehsetin meydana gelmesine sebep olan teroristlerle ayni dinin bir mensubu olarak neler hissediyorsunuz?

Muhammed Ali: Siz.. ! Hitler ile aynı dini paylasan bir mensup olarak neler hissediyorsanız aynısını.

11 eylül sonrası basından

Muhammed Ali de her fani gibi bu dünyadan göçüp gitti. 74 yıllık onurlu bir yaşamı geride bırakarak..Ondan alacağımız çok ders var.. Bu kirli zamanın kirlerinden temizlenebilirsek eğer Hem Muhammed Ali yi , hemde ona benzeyen nice güzel insanı daha iyi anlayacağız.. Ve bu insanları daha iyi anladıkça dünya daha güzelleşecek...

Ali bir siyahi olarak açtı gözlerini dünyaya, yani bizim gibi 1 -0 hayata yenik başlayanlardandı o.Hayata merhaba dediği günden eldivenini gözyaşları içinde bırakıp hayata veda ettiği güne dek te, hep mazlumlardan, yenilenlerden, gün yüzü görmemişlerinden yana oldu...Onurlu bir hayat sürdü ve adını mazlunmların defterine yazdıranlardan oldu.. Hatırasına selam olsun...

Yaşam öyküsüne ve başarılarına bir bakalım isterseniz..Doğum ismi Cassius Marcellus Clay Jr. olan Muhammed Ali, 17 Ocak 1942 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kentucky eyaletinde dünyaya gelmiştir. O boks la tanınmıştır ve boks konusunda pek çok uzmanın hemfikir olduğu yargıya göre, '' tüm zamanların en iyi boksörüdür.''

Muhammed Ali, Kentucky eyaletinin Louisville kentinde doğdu. Afro – Amerikan ve İrlanda kökenli olan ünlü boksör, henüz daha 12 yaşında iken bu spor dalı ile tanıştı. Kısa bir süre içinde, National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlarda yerini alan Muhammed Ali, profesyonel lige ise, 1960 yılında Roma’da aldığı altın madalya ile giriş yaptı. 18 yaşındayken kazandığı bu altın madalya, Muhammed Ali’nin şöhretini tüm dünyaya yaymaya başladı.

Muhammed Ali, 1964 yılında, henüz daha 22 yaşında iken, S. Liston’u yenerek “Dünya Şampiyonu” ünvanına sahip oldu. Zaferinin ardından ise dinini değiştirdiğini ve müslüman olduğunu açıklayan boksör, ismini de Muhammed Ali olarak yeniledi.

Muhammed Ali, 1967 yılından 1970 yılına kadar olan 3 yıllık süreçte, boksa ara vermek zorunda kaldı. Bu süreçte, barışçıl tavırları ve “Vietnamlılar bana hiç bir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” gibi demeçleri ile dik bir duruş sergileyerek savaşa karşı olduğunu gösteren ünlü boksör, bu cümlesinden dolayı da 5 yıl hapis cezasına ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Aynı süreçte, lisansı ve pasaportu da elinden alındığı için, oldukça sıkıntılı günler yaşadı. Ardından, iflas ettiğini açıklayan Ali, ailesinin desteği ve paralı düzenlenen panellerde yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. 1970 yılında ise, temyiz davasını kazanarak yeniden boksa döndü.

Muhammed Ali’nin, profesyonel boks kariyerinde aldığı ilk mağlubiyet ise, 1971 yılında karşılaştığı Joe Frazier’a karşı dövüştüğü maçta yaşandı. “Asrın Maçı” olarak anlam kazanan bu maçta, uzmanlara göre Muhammed Ali yeteri kadar hazır değildi. Çünkü, üç buçuk senelik ayrılığın ardından, yalnızca 2 maç yapan Muhammed Ali, maç eksiğinden ötürü eski formuna kavuşamazdı.

Yeniden “şampiyon” ünvanını almak isteyen Muhammed Ali, Ken Norton’a sayı ile yenildiği maçta, aynı zamanda kırık bir çeneye de sahip oldu. Bu maç sonrası, çok yakınları ve kendisi dışında tüm kamuoyu, Muhammed Ali’nin kariyerinin bittiğini düşünmekteydi. Fakat O, hırsla çalışmaya devam ederek, tüm ünvan maçlarına yeniden çıktı. Ayrıca, Ken Norton’u da yenerek, rövanşı aldı.

1973 yılında, Muhammed Ali için oldukça önemli gelişmeler yaşandı. Joe Frazier ile unvan maçı için anlaşan Ali, Joe Frazier – George Foreman eşleşmesi sonraasında, Frazier’ın sürpriz bir şekilde nakavt olmasının ardından, önce Fraizer ile maç yaptı; ardından da Foreman’la maç ayarladı ve iki önemli maçı da nakavtla kazanarak gündeme oturdu. Bu sayede, hem kaybettiği ünvanı tekrar eline aldı, hem de tüm dünyaya, daha ayakta olduğunu göstermiş oldu.

1974 yılında, Foreman’ı sekizinci raundda nakavt eden Ali, hak ettiği büyük ünvanı Floyd Patterson’ın ardından yeniden elde eden ikinci boksör oldu.1978 yılında, L. Spinks’e önce yenildi; daha sonra ise, aynı yıl içinde rakibini yenince, Dünya Şampiyonluğu’nu 3 kez elde eden ilk boksör oldu. Aynı yıl, şampiyon ünvanı ile, boksu bıraktı. Ardından yaşanan süreçte, Parkinson hastalığına yakalanan Ali, bu hastalığını gizleyerek maçlara çıktı. Büyük paralar için tekrar ringe dönen şampiyon, 2 maçını da kaybetti. Maçları kaybettiği isimler, Larry Holmes ve Trevor Berbick idi. Yani, kendi dönemlerinin şampiyon boksörlerine kaybetmişti.

Ali, profesyonel kariyeri boyunca, yalnızca 5 defa yenilmiştir. Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, boksu bıraktığı 36 yaşına kadar, boks dünyasında tüm şampiyonlar açısından tek isimdi. Muhammed Ali kariyeri boyunca, 37’si nakavt ile olmak üzere, toplam 56 maç kazandı.

Muhammed Ali, kişilik olarak da çok büyük ve karakterli bir isimdi. Hatta bu özelliği boks kariyerinden belki de çok daha fazla etki yapmıştır denilebilir. Örneğin, 1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten sonra, bir lokantada yalnızca beyazlara servis yapıldığını öğrenince, bu ırkçı uygulamayı protesto etmek için olimpiyattan kazandığı altın madalyasını Ohio Nehri’ne attı. Bu sayede konuya ilgi çekmiş, güçlü karakterini de tüm insanlara yansıtmıştı. 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda ise, nehre attığı bu madalyanın yerine, bir başka altın madalya kendisine verildi. Ali’nin Vietnam Savaşı’na karşı olduğu, uğrunda hapis cezasına çarptırıldığı barışçıl yanı da, bir başka unutulmayan özelliği olmuştur.

Muhammet Ali Amerikada yaşamanın dezavantajlarını ahlaki tavrıyla hep yaşamıştır. Vietnam savaşına katılmamak her babayiğidin harcı değildir. Bizim insanlar kaybedecekleri hiç bir şey olmamasına rağmen Amerikanın hatırına Kore savaşında harcanırken, Muhammed Ali '' benim vietkonglularla bir sorunum yok diyerek kariyeri pahasına bu kirli savaşı reddetmiştir.

Hep ezilenlerden yana ve ezilenlerden yana olanlarla beraber olmuştur. Fidel Kastro ile karşılaşmasında Fidel ona,'' Şuraya , tam çeneme bir yumruk atarmısın ?'' dediğinde Ali, '' Aman sayın başkan, o surata Amerika vuramadı ben nasıl vurayım'' şeklinde veciz bir söz söylemiştir.

Bir maçta yumruğu alan rakibi sendelemeye başlamış, kendisi öyle seyrediyormuş, bir yumruk daha çıksa, yere yapıştıracakmış. Yapmamış. Maçtan sonra sorduklarında, "Ben kavgacı değil, sporcuyum" demiştir.

Muhammed Ali ismini aldıktan sonra onu ısrarla Cassius Clay diye çağıranlara'' Ben Muhammed Aliyim , lütfen adımla hitap edin.'' diyerek uyarmıştır.

O sade bir dindarlığın , menfaati elinin tersiyle itmenin çok güzel örneklerini sergilemiştir.( devam edecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40