• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Rize 14 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Samsun 11 °C

Nasıl bir evrende yaşıyoruz? (2)

Osman KAYA
2- MİKRO EVREN

Miniklerin dünyası da diyebiliriz bu evrene. Aslında neyin küçük neyin büyük olduğu tamamen referans sistemine göre şekillenmektedir. Örneğin fare yalın olarak büyük ya da küçük değildir. Fare pire karşısında büyük, fil karşısında küçüktür. Buna göre biz mikro evren derken kendimizi referans alıp baktığımız zaman bizden küçük olanları mikro olarak niteliyoruz.

Bizden küçükler arasında mikro nitelemesini hak eden ilk varlıklar bir kum tanesi, bir küçük sinek, böcek olabilir.

Bakteriler, hücreler, hücre içi unsurlar, virüsler, moleküller, ikinci adımı oluştururlar. Daha sonra atomlar çıkar karşımıza. Bir atomun çapı bir milimetrenin 10 milyonda biridir. Atomun içinde çekirdek vardır. Çekirdek atomun yanında çok küçük kalır.

Bir örnek verecek olursak atom çekirdeğini bir oyuncak misket olarak kabul edersek, atom bir futbol stadyumu büyüklüğünde olur. Fakat atomun tüm kütlesi çekirdekte toplandığından örneğin bir insanın atomlarındaki çekirdekle elektronların arasındaki boşluğu ortadan kaldırsak, 2metre boyunda 140 kg ağırlığındaki bir insan bir kum tanesinden daha küçük olur. Ama ağırlığı aynı kalır.

Çekirdek çapı atom çapının 10000 ile 100000 de biri arasındaki küçüklüktedir. Çekirdek nötron ve protonlardan meydana gelir. Proton ve nötronları (çekirdeği bir nar olarak kabul edersek) narın içindeki taneler olarak kabul edebiliriz.

Proton ve nötronlardan sonra Quarklar vardır. Quarklar ise, protonları bir otomobil büyüklüğünde kabul ettiğimizde bir kum tanesi kadar bir yer kaplar.

Quarktan sonra neyin geldiği, gelen şeyin nasıl bir şey olduğu henüz tespit edilememiştir.

Çekirdeğin etrafında elektronlar hareket etmekte ve atomik hacmin büyük bir kısmını elektronların hareket etmesiyle doldurulan uzay boşluğu oluşturmaktadır.

Çok ilginçtir ki her şeyin aslı büyük oranda boşluktur.

Yani bizler ve çevremizde gördüğümüz her şey aslında boşluktan oluşmuş, boşluktan başka bir şey olmayandır.

Yani büyüklerimizin bir ölünün arkasından söyledikleri,

‘’ boş dünya’’ ifadesi pek o kadar da gerçek dışı olmasa gerektir.

Ne ilginçtir ki o küçücük atomların içinde devasa bir güç saklıdır. Atomik enerjinin kullanımı demek olan nükleer enerji öyle büyük bir güçtür ki, portakal büyüklüğünde bir maddeyi nükleer reaksiyona tabi tutabilseydik 100000 ton petrol taşıyan bir gemiyi dünya çevresinde bir tur attırabilirdik.
Evrenin çok ilginç bir yapısı var. Küçük büyüğe, büyük küçüğe benzer. Veya parçada bütün, bütünde parça vardır. Buna Evrenin Holografik yapısı denir. Bu durum adeta evrende var edici olarak aynı gücün imzasını göstermektedir.

Hücre başlı başına bir muamma. Hücre duvarıyla, adeta ortaçağ şatolarını andırıyor. Ya da bir askeri üssü. Sitoplâzması ile endoplazmikj retikulumu ile ribozomuyla, mitokondrisiyle tam bir fabrika. Hem de en gelişmiş fabrikalar hücrenin içindeki fabrikaların eline su dökemez.

Hücre çekirdeği ise başlıbaşına bir eser. Hücre çekirdeğinde bulunan DNA moleküllerinde bir canlının bütün kodları saklıdır.

Bir hücrenin içinde 40000 sayfalık bir ansiklopediyi dolduracak kadar bilgi vardır. Ortalama bir insan 1.000.000.000.000 hücreden oluştuğuna göre bir tek insan 1000000000000x40000 sayfalık bir kütüphanedir.

Eeee, şimdi gel de Hz Ali nin şu sözünü görmezden gel:

‘’ Ey insan! Sen kendini küçük görme. Çünkü sende bir evren özetlenmiştir’’

3-ORTA BOYUTLAR EVRENİ

Bu kategori insan referans alındığında insanın duyu organlarıyla irtibat halinde olduğu alanlarla ilgili bir evrendir. Dağlar, ağaçlar, hayvanlar, akarsular, denizler v.b

Makro ve mikro âlemdeki muhteşem denge, bu âlemde de kendini gösterir.


SONUÇ

Muhteşem bir evrende yaşıyoruz. Yeryüzündeki bütün mühendisler birleşseler ve bir evren sistemi ortaya koymaya çalışsalar ortaya koyacakları şey en mükemmel bilgisayarın yanında teneke parçasını bile üretemezler.

Böylesine mükemmel bir sistem elbette ki bu sistemin tasarlayıcısını hatırlatacaktır.

Materyalistler ve ateistler, kozmolojik, biyolojik, sosyal ve psikolojik evrime inanırlar. Evrimde bile bir plan vardır ki planın olduğu yerde varlığını zorunlu olarak kabul etmek gerekir.

Yani ne kadar materyalist olunursa olunsun asla Allah’tan kaçmak mümkün değildir.

Allah’ın varlığı birey için kendi varlığından bile ileri bir gerçekliktir. Çünkü kendi varlığımızdaki mükemmellik bir var ediciyi işaret eder.

Bu kadar net bir gerçek olarak Allah dururken birbirimizi kırmak, ezmek, sömürmek, boğazlamak, yok etmek niye?

Ey birbirinin sırtına basarak yükselenler( aslında alçalanlar),
Ey insan kanına ekmek doğrayıp beslenenler!

Ey zulüm ve haksızlık tacirleri!

Bir elektronun hareketini bile gören yaratıcı, sizin ne pislikler karıştırdığınızı görmüyor mu?

Atomun içindeki bir proton bile genel doğal sistem içinde hesap verirken, siz içinde bulunduğunuz fisk-ü fücurun hesabını vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?

Rab ne güzel cevap veriyor bu sorulara:

ASR SURESİ

1-ASRA YEMİN OLSUN Kİ

2-İNSAN HÜSRANDADIR.

3-ANCAK İMAN EDİP İYİ İŞLER YAPANLAR, BİRBİRLERİNE HAKKI VE SABRI TAVSİYE EDENLER MÜSTESNA!
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40