• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • Rize 6 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 3 °C
  • Trabzon 6 °C
  • Samsun 4 °C

“Ne bekliyorsun ulan, yatın!”

D. Ali TAŞÇI

 

Eyüp’te bir meczup şöyle bağırıyordu:

“Konuşacak eşi, çalışacak işi, yiyecek aşı, koyacak başı, iman sırdaşı olan… Ne bekliyorsun, ulan? Yatın!..”

Onu dinleyince kendimden utandım! Evet, bir meczuptu, ama söylediklerini nice akıllıyım diyenler kaldıramazdı. Kendi adıma kıskandım onu; siyasi kavgalardan uzak, dedikodu cehennemini yaşamıyor, dünyanın hiçbir şeyi umurunda değil. Maverasında hangi mutluluğu kokluyordur, kim bilir? Özgürlük nasıl bir duygu acaba?

Ne kadar zavallıdır insan; aciz ve muhtaç. Görünmez bir mikroba boyun eğer, yataklara düşer; bir olgu ve olay karşısında telaşa kapılır. Ölümün nefesini içinde hissettiği zaman diz üstü çöker, kalır.

Hikâyemiz hüzünlüdür: Fanilik binitine konarak yeryüzüne gönderildik. Bir anlık dünya duraklarını ebedi yurt sandık. “Kalk” borusu çaldığı zaman dehşete kapıldık. Daha yapacak ne çok işlerimiz vardı oysa.

Otel odalarının eşyaları az olur. Hiçbir müşteri, bu odaları eşyalarıyla doldurmaz; çünkü orada kalıcı olmadığını bilir. Otellerden, hanlardan vatan edinenler, sabah olunca oraları terk etmek zorunda kalırlar. Ölüm denen dünya akşamını düşünemeyenlerin hallerine şaşılmaz mı?

Bırakalım şu bilmem neleri de kendi sonsuz yolculuğumuzu hatırlayalım artık!

Geçmiş zamanların tiranlarını, krallarını, kraliçelerini ve bunların kurduğu uygarlıkları hatırlayın; hepsinin yerinde yeller esiyor şimdi. Asıl gidecek olduğunuz yeri merak edin, asıl vatanınızı, sonsuzluk yurdunuzu. Asıl vatan, ruhunu kalıba dökebildiğin yerin adıdır. Yoksa böyle bir tecrüben hiç olmadı mı?

İnsan, kendini kandırmakta çok mahirdir. “Cin gibi insan” deriz; onları aldatmakta herkes zorlanır da, onlar kendilerini aldatmakta ne kadar hafif davranırlar. İnsan kendine “cin”lik yapamaz ki!

Kendini hesaba çekmeyen insan müflistir. İflas etmiş bir tüccar her akşam geçmişiyle yüzleşemez, çünkü geçmiş sivri bir bıçağın ucu gibi, onun iç dünyasını acıtır. Müflis, aynı zamanda kaçaktır, kendinden kaçar.

Kaçmak nereye kadar ve kimden?

İnsan gün gelecek kendinden kaçacak.

İman, kendinde olmaktır, küfür kendinden kaçmak.

Günahlarıyla, sevaplarıyla aynadaki yüzüne bakıp gözyaşlarıyla gönlünü yıkayabilen insan muhteremdir. Özür dileyebilen, pişman olan insan ne güzel insandır. Acziyetini bayraklaştırmış olan insanın özgürlüğüne hükmedebilirsiniz.

Ölümün yüzü çirkin değildir; ölüm, hayatın aynasıdır; oraya düşen siluet kendi yüzündür. Eğer yüzünü çirkin görüyorsan bu, yaşamış olduğun hayatın çirkinliğindendir. Ölüm ötesi yaşam, insanın dünya hayatının açılımı olacaktır.

Zavallı ve muhtaç! Neyine güvenip duruyorsun? Ölümden kaçışın nereye kadar? Ölüm, can kulağının dibinde senin hayat besteni okuduğu zaman, bu melodinin hoşuna gidip gitmeyeceğini hiç düşündün mü? Herkesin hayatı kendi vatanı olacak, kimseye zulmedilmeyecek. Hayat orkestranın şefi sensin, haydi seslendir sazları! Biliyor musun, her isyanın ve her günahın bu sazın tellerini bir bir koparmış ya da akordunu bozmuştu; şimdi sesi çıkmıyor ve sen ebedi bir yokluğa mahkümsün.

Gözyaşlarıyla Yaratıcı’sına ibadete koşan insanın akordu muhteşem; onun orkestrasının sesini melekler huşu içinde dinliyorlar ve ona gök sofrası hazırlıyorlar. Maidenin başındaki kulluk sefasının mutluluğu, hangi dünya hazzında olabilir ki? Sevgili ile göz göze lokmaları paylaşmak, diz dize duyguları demlemek ve ebedi kurtuluşun beratını almak!.. Ben çocuklarımızın yaramazlığına bayılıyorum, çünkü onları fıtrat cennetlerinden uzak eğitmeye çalıştık, ruh vatanlarını bulamayınca isyan bayrağını açıyorlar. Bu, yanlışlığa isyandır ve içlerinde gizlenen cennete karşı bir hasretin dile gelmesidir.

Gözünün önüne dünya çöplerini doldurmuşsun, hayatı göremiyorsun. Sen gittinse bari çocuklarının ebedi dünyalarını karartma! Onu da bilemiyorsun ki. Cehennemin adına “uygarlık” diyorlar, fesübhanallah!..

Vazgeç mirim, sen kıymetli bir varlıksın, kendine yazık etme.

Kulluğunu bayraklaştır şu yeryüzünde, seni ukba vatandaşlığına alsınlar.

Vatansız yaşamak büyük acıdır mirim, vatansız yaşayamazsın.

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40