• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 20 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • Trabzon 18 °C
  • Samsun 17 °C

NEDEN ATATÜRKÇÜYÜM? 2

Osman KAYA
Yaşadıklarımın ve geçirdiğim düşünsel evrimin Türkiye’de pek çok kez yaşanmış, yaşanıyor ve yaşanacak nitelikte olduğunu tahmin ediyorum. Bu nedenle önemli görüyorum. Bu konuyu ayrıntılı ele almam bu nedenledir.

Kendimi bildim bileli okur ve düşünürüm. Toplumu ilk sorgulamam 5 yaşında oldu. Hikâyesi de şu:
Dedemi görmek için caminin içinde namaz kılan cemaate bakarken yaşlı bir amcanın duvara yaslanmış bastonunu istemeyerek düşürdüğümde kıyamet koptu:
-Be hey eşşeğoli eşekleri! Defolun, cidun çabuk.’ dedi bizim yaşlı amca, sakalı göbeğinde haliyle.

‘Bu azarı neden işittim?’ sorusu benim toplumsal sorgulama geçmişimdeki ilk sorgumdur.

Daha sonra sorular, sorular, sorular… Bitip tükenmek bilmeyen sorular. Bu sorulara cevap bulma arayışları…
Sorusuz ama sorusuzluk içinde alabildiğine sorunlu bir toplum yaratmak isteyenlerin inadına sorular…

Sorulan her soruya,
‘Bre kâfir’
ya da,
‘vatan haini’ değerlendirmesi yapanların inadına sorular…
Allah’la kul arasına girip oradan cebe cukka edenlere de,
Angaryayı çalışma, emek sömürüsüne sessiz kalmayı gayret olarak addedenlere de sorular, sorular…
Sorularıma yanıt veren olgu olarak o dönemde din olgusu etkendi. Din olgusunu merkeze alarak pek çok soruma yanıt bulduğumu zannediyordum.
Ama yaşam bunun böyle olmadığını gösterdi.
Özellikle din adına hareket edenler gösterdi bana bunu.
Söylenenlerle yapılanlar, yönlendirirlerle götürülen nokta arasında büyük bir uçurum vardı.
Bu durumda yaşanan şey bir kandırmacadan başka bir şey değildi.
Kandırılıyorduk.
Din adına kandırılıyorduk. Bu kandırmacanın içinde din üzerinden Atatürk muhalefeti de vardı.
Biz de bu kandırmacanın etkisiyle epey uzun bir yanılgı içinde yaşamımızı sürdürdük.
Ve Atatürk’e muhalefet ederken de bu yanılgının içindeydik.

Atatürk’e yönelik olarak da onun devrimlerinin yapıldığı günden bugüne eleştiriler durmak bilmeksizin devam ediyor.
Ebetteki her fani gibi Atatürk de eleştirilebilir.
Ama yapılan şey eleştiri değil, yıpratma, hakaret ve küfür ise orada ‘dur’ demek gerekir.
Hele Atatürk eleştirisi üzerinden totaliter, faşist, insan haklarını hiçe sayan ve oligarşik bir düzene hizmet ediliyor, ya da emperyalist güçlerin taşeronluğu yapılıyorsa buna daha fazla ‘dur’ demek gerekiyor.
Yaşam sürecinde Atatürk’ün din üzerinden yapılan eleştirilerinin hepsinin asılsız olduğunu gördüm. Ve yine yaşam sürecinde gördüm ki oligarşilerin en iğrenci olan din oligarşisinin en önemli panzehiri olarak Atatürkçü düşünce ortada olduğundan din sömürücülerinin şimşeklerini çekmiş Atatürkçülük.
Din sömürücüleri,
*Biz Batı karşıtıyız dediler, en büyük Batı hayranlığı örneği sergilediler.
* Atatürk despot biz demokratız dediler en büyük despotluk örneklerini sergilediler.
* Dürüstlük dediler, en büyük yanardönerliği bunlar sergiledi.
*Birilerini din düşmanlığıyla suçladılar, dinin içini en fazla bunlar boşalttılar.
*Teknolojik, enformatik yabancılaşmayı en fazla bunlar yaşattı.
* Garip gurebayı en fazla ezenler arasındadır. Sadece ezmek değil en fazla kullananlar da bunlardır.
* Ekonomiyi tamamen tahrip ettiler.
*Taklitçilikle suçladılar insanları, en büyük taklit örneklerini yaşattılar.
*Allaha teslim olmayı öğütlediler ama bir bir paraya teslim oldular.
Listeyi daha da uzatabiliriz.
Peki, bu listenin sahipleri Atatürk’ü hangi yüzle eleştirebiliyorlardı?
Bu nasıl iştir ki, Papa 16. Benedict’e gösterdiğiniz hoşgörü ve diyalog esnekliğini Mustafa Kemal Atatürk e gösteremiyorsunuz.
Nedir bunun gerekçesi? Sormak gerekir din tacirine;
Deccal diye bir şey varsa asıl deccallarla uğraşamıyorsunuz da onların şehirlerinde köşeyi dönüyor, kandırdığınız adamların paralarını cebe cukka ediyorsunuz? Onlarla demokrasi nutukları atıyorsunuz. Amerikan Emperyalizminin kuklası olan, dansözlerin göbek deliğinden şarap içen Arap şeyhlerini baş tacı ediyorsunuz da ne hakla, hangi hukukla Atatürk’ü en ağır ithamlarla eleştiriyorsunuz?

Atatürk suç mu işledi? Karlar üzerinde yatıp göğsünde şarapnel parçalarını söndürerek diğer şehit ve gazilerimizle birlikte kurtardığı bu ülkeyi altın bir tepsi içinde sunmakla suç mu işledi?
Atatürk geriliğin, yobazlığın kökünü kazıyan adımlar atarak suç mu işledi?
Atatürk hatalıysa, suç işlediyse siz ne kadar suçlusunuz Atatürk ne kadar suçlu? Bir tartın.
Sizin gibi düşünenler İngiliz muhipleri ile işbirliğine girerken, Rıfat Börekçi gibi aydınlar Atatürk’ten yana tavır aldılar. Bunlar neden size bir şey anlatmaz?
İşte bu soruları sordum kendime ve Atatürk Düşmanı olan yobaz din sömürücülerine.
Ve yine sordum:
‘Bir beldede bir insan haksız yere öldürülürse o beldede ölüme sessiz kalan herkes katil hükmündedir.’ diyor benim peygamberim Hz. Muhammed…
Ama Bağdat’a bombalar düşüp Gazze’ye bombalar düşüp çocukların gözlerini oyup ayaklarını koparırken sessiz kalıp gönül rahatlığı içinde camiye giren ve sonra da Atatürk’ü eleştiren bir güruh var.
Sordu yine sorumu,
‘Bu güruh İslam’ın neresinde?’ diye…
‘Medeniyet öyle bir ateştir ki ona duyarsız kalanları yakar geçer’ deyip ‘çağdaş uygarlık düzeyinin de üzerine çıkmayı hedef olarak gösteren,
‘İslam dini akla mantığa uygun bir dindir. Bu yüzden de son din olmuştur’’ diyen bir lider suçluysa; ben de suçluyum. Çünkü ben de Atatürkçüyüm.
‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ deyip esir olmamanın, onurlu ve insanca yaşamanın yolunu gösteren Atatürk’e dil uzatıp ha bire hurafelerle yoğrulmak, bilimsel kafa yapısını, felsefeyi ‘küfür’ ilan etmek İslam’sa varın beni de ‘gâvur’ ilan edin. Nasılsa ben size değil her şeyi yaratan Allah’a hesap vereceğim.
Atatürk’ü ‘ölmüş, gelip geçmiş’ ilan edenler de şunu bilmelidir ki,
1-Atatürkçülük ölmez, çünkü o bir tavırdır, o bilimden ve gerçekten yana olma tavrıdır, o emperyalizme tavır alma tavrıdır, o oligarşiye, monarşiye, aristokrasiye, padişahlığa, ağalığa, beyliğe, tekelleşmeye, insanın insana kul olması iğrençliğine karşı tavırdır. Din sömürüsü alçaklığının panzehiridir. Zengin yoksul çekişmesine karşı tavrın adıdır. Atatürkçülük hortumculuğa, soygunculuğa, talana, vurgunculuğa, haksızlığa karşı olmanın adıdır. Atatürkçülük, hurafeden yana değil akıldan yana tavır alanların bir araya geldiği bir uzay gemisidir. Atatürkçülük, PKK katliamına da Mardin katliamına da derin devletin katliamına da darbeciliğe de gericiliğe de feodaliteye de kapitalizme de kafatasçılığa da liboşçuluğa da karşı olmanın adıdır. Bu yüzden Atatürkçülük ölmez.
2-Atatürk, evet ölmüştür. Ama şu biline ki ‘Dünyayı ölüler yönetir’’ biz diriler yaşam denen emaneti Atatürk gibi onurlu bir şekilde teslim ettiğimizde gerçekten dünyayı yönetmeye aday oluruz.

Din üzerinden Atatürk’ü eleştirenler şunu bilmelidir ki Atatürk dinsiz de olabilirdi. Çünkü din Allah’la insan arasındaki bir ilişkinin adıdır.

Beni ilgilendiren Atatürk’ün insanlığa hizmetleridir.

Atatürk kendi çağında insanlığa hizmet etmiş bir önderdir.

En önemli hizmeti de yalanlar saltanatı olan din sömürücülerinin kurduğu fiktif ( hayali) dünyayı, vurduğu sert bir tekmede yıkmasıdır.

İşte ben bu yüzden Atatürkçüyüm. Atatürk benim bunca din sömürüsüne ve din şarlatanlığına tanık olmama rağmen hala daha çok sağlam bir dindar olarak kalmamı sağlayan bir büyük düşünürdür.

Atatürk bir bilimdir. Üzerinde düşündükçe yeni açılımların bulunabileceği bir felsefe taşıdır.
İşte ben bu yüzden Atatürkçüyüm.

Konuya yine zaman zaman devam edeceğim
  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40