• BIST 102.754
  • Altın 148,113
  • Dolar 3,5395
  • Euro 4,1725
  • Rize 25 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 27 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Samsun 24 °C

Nevruz

Bilge FIRAT
"... Yüce Gök tanrı’nın ilk defa gürlediği, yağız yer, altmış türlü çiçeklerle ilk defa bezendiği, altmış türlü hayvan sürülerinin ilk defa kişnediği ve melediği zaman sen (Türk'ün Atası) yaradıldın!" (Türk Duası)
Demir dağların eridiği gün, yeniden doğdu Göktürk… Börteçine haber saldı dört bir yan’a… “Bahar geldi, Türkler yeniden kuvvetlendi”… Bahar geldi ve bir vatan yeniden doğdu.
Buzların eridiği günlerdi, Ergenekon’u kendisine yurt edinmiş Türkler bugün yeniden güneşle tanıştı. Bugün Ergenekon’u aşıp gelen Türklerin bayramıdır….
Düşmanın haince pususundan sıyrılıp, ayak basılmamış Ergenekon’u kendisine yurt edinen atalarımızın, 400 senelik bir destanının armağanıdır bize bugün…
400 sene sonra;
“Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasını araştırıp yol bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım. Ergenekon dışında kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım.”…..
“Kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım.”!!!
Bugün, UYANIŞIN GÜNÜDÜR… Demir dağın Türkler önünde eridiği gündür!
Suya hasret kalmış toprağın, hasretine kavuştuğu gündür, çıplak kalmış tabiat ananın, yeşil entarisini giydiği gündür, dağların, insanlara türküler söylediği gündür...
Aslında gün, umutların kardeş olduğu, kara günlerin sonunun geldiği gündür. Ve günü de, gecesi de aydınlık olan, en kutsal yürek çarpıntısı, en güzel gözyaşıdır...
400 sene sonra mesken tutulan Ergenekon, geçit vermemiş atalarımıza… Demir dağlar ardında, öz vatanını arayan atalarımız, eritmişler demir dağı….
Eriyen demir dağın yollarında, bir Bozkurt’un yol göstermesi sonucu terkedilmiş Ergenekon…
Bu Ergenekon Destanıdır, bu UYANIŞ’IN günüdür, Dirilişin destanıdır…
Toprak ananın yeşil entarisine büründüğü gündeyiz. Ergenekon’un yamaçlarında, engebeli patikalarında atalarımızın bir vatan’a, bir halk’a yol açtığı gündeyiz.
Nevruz’u kutlamaya hazırlanmakta yer yüzü…
Peki ya bizler ne kadar hazırlanıyoruz kendi öz bayramımıza…
Toprağın uyanışa geçtiği bu günlerde, bizlerde uyanmaya hazır mıyız? Hazır mıyız üzerimizdeki rehaveti atmak için. Baharın gelişini kutlayacak mıyız, olması gerektiği gibi! Türk bayramı Nevruz’u yaban ellerde siyasi gösterilere yem olsun diye bırakacak mıyız öyle ulu orta…
Yeniden doğuşumuzu, Ergenekon’un bizlere yadigâr bıraktığı bir destanı yeniden hatırlayacağız değil mi bugün. Yaşayacağız değil mi, bu dirilişi….
Her zaman söylüyorum fakat bir kez daha yinelemek istiyorum. Ailelerimize ve çocuklarımızın anne ve babalarından çok gördüğü öğretmenlerimize çok işler düşmekte. Nevruz’u sokaklarda “polisimize taş atma bayramı” zanneden neslimize gerçekleri öğretmenin zamanı gelmedi mi?
Biz sahip çıkmazsak, başkaları sahip çıkar elbette! Nevruz’un hala daha bir Türk bayramı olduğunu bilmeyenler var ne yazık ki. Zaten bundan birkaç sene öncesine kadar, “belalı bir bayram” olduğunu sananlarımız da yok değildi. Sokaklarda yakılan arabalar, büyük kalabalık içine alınıp demir sopalarla dövülen polisler, vatandaşlar… Gözlerimizden hala daha silinmedi. Fakat dikkat ederseniz, ne zamanki bizler “hop! Dur bakalım, bu bayram bizim bayramımız, bayram böyle kutlanmaz” demeye başladık. Artık siyasi gösterilere yem olmamaya başladı öz bayramımız. Yem etmedik Nevruz’umuzu yaban ellere. Dağlardan inen hainlere(!) yem olmadı öz kültürümüz.
Nevruz Türk ulusunun tüm dünyaya güzel bir armağanıdır aslında. Siyasetten, haince gösterilerden uzak kaldığı sürece dostluk, kardeşlik, mutluluk aşılayacaktır insanlara. Güzellikleri kirletmekte üzerimize yok zaten, insanoğlu olarak çok çabuk kirletir olmuşuz. Bu gün Nevruz... Yarın başka bir bayramımız… Birileri niçin gerektiği gibi kutlamıyor bu güzel günlerimizi, niçin yozlaştırıyorlar tüm güzellikleri!
Bayramlar siyasi günler değildir! Bayramlar insanların bütünlüğünü koruma günleridir. Dili, dini, ırkı ne olursa olsun, bayramlar hep birlikte eğlenme, neşelenme günleridir. Kardeşlerin el ele verme günleridir. Ozanların yeniden türküler yakmaya başladığı günlerdir nevruzun gelişi. Ela gözlü sevdalılara yakılan türkülerin ilk adımıdır açan papatyalar.
Toprak ananın yeşil gözlerinin ışıldadığı günlerdir bugün… İnsanlığımızın gözlerinin ışıldadığı gündür bugün.
Hadi insanlığını unutanlar, yeniden hatırlasınlar benliklerini. Siyasi gösterilerle değil dostça sözlerle karşılasınlar nevruz’un gelişini.
Demir dağları eriten bir geçmişin, demir düşmanları yeneceği bu günü değil miyiz her birimiz!
  • Yorumlar 11
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40