• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize -1 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -9 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun 3 °C

NİÇİN AŞK?

Osman KAYA

Kapitalizm o kadar çok şeyi katletti ki… Hangisini saymalı? Hangisini öncelemeli? Sıralamayı nasıl yapmalı bilemem…
Ama kanımca kapitalizm , en çok aşkı yaralamıştır, diyoruz..Çünkü ne mutlu ki aşk hala daha sağ . ve onu katletmeyi başaramadı hala kapitalizm.

Hala gerçekten aşık olanlar var. Aşkın hakkını verenler var.

Niçin aşk sorusu felsefe gözlüğüyle olgulara bakanların sormaları gereken en temel sorulardan biridir.

Evet, aşk çünkü aşk bir anadır. Aşk insanlığın gerçek anasıdır. Aşk olmasaydı eğer, yaşam olmazdı. Olsa bile soğuk, basit ve anlamsız olurdu. İnsanlar arasındaki bağı aşktan başka ne sağlayabilirdi ki?Fizik dünyaya baktığımızda Evrendeki en temel yasalardan birinin ‘’ çekim yasası ‘’ olduğunu görürüz…Elektronların çekirdek üzerinde , atomların birbirleri ile çekim yasaları ile bağlanmaları söz konusudur. Dünya üzerinde nesneler öyle durur. Gezegenler güneşe çekim yasası doğrultusunda bağlıdırlar. Bu yasanın olmaması halinde evrenin ayakta durması olanaklı değildir. İşte doğadaki çekim yasası ne ise, insanın varoluş dünyasında da aşk odur. Aşk yoksa insanları bir arada tutan hiçbir şey olamaz. Belki çıkar, makam ve mevki hırsı insanları bir süre motive eder ve bazı işlerin yürümesini sağlar gibi gösterilebilir. Ama esas olan aşktır. Aşk sayesinde insanlar karşılıksız iş yapmayı gerçekleştirirler. Aşk sayesinde sen benden öncelikli olursun, ben sana feda olurum…
Niçin aşık oluruz? Aşk yaşamın neresinde izdüşümü olur? aşkın izi yaşamda nereye düşer?
Bu can alıcı soruya verilmiş tek bir cevap yoktur.
Kimine göre aşk, ürememiz için doğanın bize oynadığı hoş bir oyundur.
Bir başkasına göre aşk insandaki güzellik arayışının aşık olunan varlıkta odaklanmasıdır.
Başka bir anlayışa göre aşk insanın tanrıya olan yolculuğunda en önemli durak noktalarından biridir.
Başka bir anlayışa göre aşk, insanın bu zorlu dünyaya karşı sevgilisine sığınışıdır. Aşk bir tutunuştur.
Bazıları insanın doğumla beraber anne rahminden ayrılmasıyla beraber her zaman acılar içinde bulunduğunu söyler. İşte aşk insanın sevgilisinin şahsında yeniden ana rahmine dönmesidir.
Hangisi? Belki hepsi, belki biri ya da bir kaçı, belki de hiç biri… Çünkü herkes aşkı kendince yaşar… Herkesi aşık eden dinamikler kendine özgüdür bir yönüyle ama bu sadece bir yönüyle…
Şu bir gerçektir ki aşk sorunlu insanın işidir… Hiçbir sorunu olmayan insan ın aşık olması oldukça zordur. İmkânsızdır demiyorum ama oldukça zordur. Sorunu olmamak demek, maddi anlamda, ekonomik anlamda durumunun iyi olması ve çevresinde çok sayıda koruyucuya sahip olması anlamında ortaya konmuş bir yargı değildir.
Sorunu olmamaktan kasıt insanın kendi iç dünyasında dingin olması anlamına gelir.İnsanın kendi iç dünyasında dinginliği yaşadıkları sorunlara tutarlı bir çözümleme getirmesidir. Ve bu çözümlemede de – bu çözümlemenin getirdiği yükü taşıyabilecek kadar-kendini güçlü hissetmesidir.İşte böyle insanlar kolay kolay aşık olmazlar.
Ama insanların büyük çoğunluğu böyle değildir. Aksine sürekli bir iç hesaplaşmayı yaşarlar.ve inanılmaz bir yalnızlık duygusu sarar.. Yalnızlık duygusu beraberinde sığınma, yanaşma, himmetduygularını harekete geçirebilir. Varlığıyla moral bulabileceğimiz bir sevgi yumağına ihtiyacımız vardır.Bu sevgi yumağı sayesinde yaşama yeniden tutunuruz…Sıkıntımızı atarız veya sıkıntımızı aşacak bir güç buluruz kendimizde…Yaşama coşkuyla katılmak isteriz…
Amabu her zaman böyle olur mu? Olmaz… Bazen aşk coşku yerine hüzün verir bize… Neşelenmeyizaşkımızla… dertlerin denizinde, acıların denizinde boğulur gibi oluruz….aşktan ne bekliyorsak tam tersi durumu yaşamaya başlarız-ki çoğu kere aşk acıdır.-Aşkla beraber , yalnızlaşırız… Aşkla beraber içimize kapanırız… Aşkla beraber moralimiz tam anlamıyla çöker…Aşkla beraber muvazenemizi kaybederiz…Aşkla beraber kendimizi iyi değil kötü hissederiz..Bazen akıl hastalıklarına yakalanmışçasına bize ızdırap verir veya bazen de en derin akıl hastalıklarının en önemli sebeblerinden biri olarak karşımıza çıkar…

Aşkın niçini üzerine daha pek çok şey söyleyebiliriz… Ama o en temelde biz ve bizim dışımızda olanla ilişkilerimizde bizim elimizi güçlendiren, bizim daha donanımlı yapmamızı sağlayan bir atılımdır. Aşk acı verenden kaçıştır ama bu kaçış aksıne yine acıya saplar bizi…burada var olan ilginç bir diyalektiği gözden kaçırmamak gerekir, aşk öyle paradoksal bir durumdur ki aşkta acıdan kaçış var, acıdan kaçarken acıya saplanmak var ve bu acıya saplanış bizi çok muzdarip etmesine rağmen bundan kopamayış, hatta neredeyse sadomazoşist bir tutuma dönüşen bir acıdan zevk alma durumu var…
Bazılarına göre aşk akıl yorgunu insanın akıldan kaçışa yönelik atılımıdır…. Bir tür sarhoşluk özlemidir.Çünkü aşk sarhoşluğu akıl sahibi olmanın, aklı rehber edinmenin bize verdiği acıdan uzaklaştırır, daha doğrusu, aklın rehberliğinde hareket eden birinin aklın rehberliğinde olmanın getirdiği sorumluluktan uzaklaştırır… Çok şeyi düşüneceğine insan bir şeyi düşünür.Çok şeyi düşünmenin kirinden, bir şeyi düşünmenin arınışıyla yunar, yıkanır, arınır…Bu bağlamda aşk bir arınmadır.
Aşk bir ahlak okuludur. Çünkü ahlakın erdem olarak kabul ettiği, feda, diğergamlık, kendini başkasına adayabilme benlikten kurtulabilme, ancak aşkla ‘’ antrene’’ edilebilir.

Evet, niçin aşk sorusuna verebileceğimiz cevap ta şekillendi sanırım… Aşk çünkü sadece aşk bizi insan olmanın derin dehlizlerinde gezdiren tek araçtır. O kadar ki belki de aşkı tatmadan insan olmanın hakkını vermek olanaksızdır.Evet aşk… çünkü insan olma sarayına varmak için aşk denilen köprüden muhakkak geçmemiz lazım…Bu köprüden geçene ve aşkın hakkını hakkıyla verebilene selam olsun…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40