• BIST 103.773
  • Altın 145,843
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1879
  • Rize 26 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 24 °C

ÖĞRENCİ - ÖĞRETMEN VE ÖDEV

Ali GÜNAY

Okulda müdür odam sınıfın bitişiğinde olduğundan, sınıf içi etkinliklerin tümüne yakın bölümüne kulak misafiri olurdum. Ne yazık ki söz konusu sınıftan öğrencilerin etkinliği ve gürültüsünden çok öğretmenin sesini işitirdim. Öğretmen öğrencilerine sürekli anlatır, konuşur ve koşulsuz dinlemelerini sağlardı. Sınıfta öyle bir disiplin sağlanmıştı ki. Kimse yok sanırdınız.
Şube müdürlüğüm sırasında, ziyarete gittiğim okullarda sınıfların birinde ise şuna tanık oldum: Kapıyı açar açmaz öğrenciler öbek şekilde bir arada toplanmış, her kafadan bir ses ve soru soruluyordu. Dağınık düzende öğretmeni aralarına alıp kaybetmişlerdi. Öyle bir düzensizlik içinde öğretmen sınıfta yok sanırsınız. Hâlbuki öğretmen deney yapan öğrenciler içinde kaybolmuş ve diğerleri ile aktif iletişim içinde etkinliğine devam ediyordu.
Anılarımda size yansıttığım bu iki öğretmenin tutum ve davranışın hangisi doğru olduğunu bilmem hiç düşündünüz mü?
Öğretmen ve öğrenciler hakkındaki şu sözleri okuduğunuzda bir fikir sahibi olacağınıza inanıyorum.
• Öğretmen çiçek öğrenciler ise birer arı gibidirler. Arı ihtiyacı olan bal özü ve nektarını çiçeklere konarak aldığı gibi; öğrencide bilgisini öğretmeninden alır.
• Öğretmen; ark içinde akan suyun önündeki tıkanmışlıkları temizleyip kanalı açan ve akışı yönlendirendir.
• Çok şey bilenden öte öğreten, eğiten ve öğrenci ile birlikte öğrenmeye çalışandır. Bir rehber ve yol gösterendir.
• Balık veren değil, balık tutmayı öğreten hatta öğrenmeyi özendirendir.
• Öğretmen bir bahçıvandır. Öğrencilerini bir usta marifeti ile işlenen konuya katan, onları aktif etkinliklerle meşgul edendir.
Konu işlenişi, sınıf içi etkinlikleri; bilinenden bilinmeyene götürüp yeni bilgiler üretmek için ve öğrencinin bedensel, bilişsel, zihinsel gelişimine katkı yapacak şekilde planlanmalıdır. Amaç bu olmalıdır. “Ders derste öğrenilir” ilkesine uyularak çocukların diğer ders dışı ve özgün hareketlerini yapmalarına fırsat tanıyıcı ve özendirici bir tutum sergilenmelidir.
• Bu bağlamda öğrencileri ağır ödev yükü altında ezilmelerini olanak tanıyan davranışlardan uzak durulmalıdır.
• Çocuk demek oyun demek olduğu, çocuğun gizli kalmış yeteneklerinin özgün oyunlarında ortaya çıkıp geliştiği unutulmamalıdır.
• “Ödev verilmez alınır” ilkesi ile öğrenciyi gönüllü proje üretme ve geliştirme çalışmaları yaptırılmalıdır. Bu çalışmalar sosyal hayatın birer yansıması olmalı ve uygulamaya açık bulunmalıdır.
• Öğrenci eve dayatılan ödevini değil gönüllü olarak merak edip hayatta uygulayabildiklerini götürmelidir.
• Her öğrencinin sınıfta özel bir dolabı bulunmalıdır.
• Öğrenci ders dışında sosyal hayata katılmalı, bolca oynamalıdır.
• Kitap ve defterlerini okul-ev arasında götürüp 20 kiloya yakın ağır yükler taşıyarak bedensel gelişimini olumsuz etkileyen bir araç haline gelmemelidir.
• Velilerin çocuklarının çantalarına günlük program doğrultusunda ders araç ve gereçlerini koyup koymadıklarını kontrol etmeli, okulda yapılan toplantılarda çocukların taşıdıkları ağır çantalarla ilgili uyarıcı konuşmalar yapmalıdır.
• Öğretmen ve okul idaresi her platform ve toplantılarda konu ile ilgili aydınlatıcı bilgileri velileri ile paylaşmalı, çözüm üreten önlemler almalıdır. Denetimlerini rehberlik amacı güderek yapmalıdırlar.
Bu dilek ve temennilerle öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, milli eğitimin diğer çalışanları ve velilerimizin yeni yılını en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.
 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40