• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Rize 5 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 5 °C

“OKU”

Ali GÜNAY

“-Kitap okur musun?
-Boş zamanım yok.”
Bu şekildeki diyalog ve konuşmalardan çok iğrenirim. Bir kişinin boş zamanının olması ne kadar yersiz ve anlamsız ise “kitabın” boş zaman aracı olarak kullanılması o kadar saçmadır. Gıda ve besin mide için ne ifade ediyorsa okumak da ruh ve beyin için onu ifade etmektedir. İkisi de bir şekilde söz konusu organları beslemekte ve gelişimini sağlamaktadır.
Kitabı; boş zamanların aracı, eğlenmek, oyalanmak ve uykumuzu getirmek için değil; özellikle onu okumak için zaman ayırmak, plan yapmak, yaptığımız kısa, orta ve uzun vadeli planlarda serpiştirmek gerek. Okumak gerek.
Dinimizin ilk emri, Kuranı Kerimin ilk ayeti “oku” dur. Bu bize emredilen ve yapmamız gereken ilk farz olduğunu da kanıtlamaktadır.
Kitap okumak için onunla buluşmak, barışmak, sözleşmek ve özel zaman ayırmak, hatta günümüzün en önemli belli bir zaman dilimini bu etkinliğe ayırmak gerek. Özel “okuma saati” uygulaması yapmak gerek.
Karşımızdakilerin hayat standartlarından belli bir ipucu elde etmek, kişisel aktivitelerinin kalitesini değerlendirmek için ona “24 saatin” özetini vermelerini isteriz. Bir gününü nasıl geçirdiğini sorarız. ‘Bakalım “kitap okumayı” nereye, hangi zaman dilimine yerleştiriyor’ diye.
Günlük planın en değerli zamanı kitap okumaya ayrılan zaman olmalıdır. Çünkü o zaman dilimi içinde yeni bir şeyler öğreniyor, yaşamımıza katıyoruz.
Toplum olarak okuma özürlü olduğumuzdan düşüncelerimiz de arızalı çıkmaktadır. Hani aklımızı besleyen akli bilimlerle ilgilenmediğimiz gibi dinlemeyi öğrenemediğimizden de bize nakledilen nakli bilimlerden de habersiziz. Dinlerken karşımızdakinin sözünü bırakacağı noktayı kolluyor, sıra bekliyor ve bulduğumuz boşluktan dalgıç gibi sızıyoruz. Varsın karşımızdaki bizi hiç dinlemesin, önemli değil. Okumuyoruz, dinlemiyoruz ve dolayısı ile anlamıyoruz.
Başarılı kişilerin, toplumların ve ulusların “zaman yönetimi” konusunda uzmanlaştıkları yapılan değişik akademik araştırma ve ölçütlerden sonra anlaşılmıştır. İnsan için böyle hayatı bir öneme sahip etkinliği yapabilmek, gerçekleştirebilmek ve başarabilmek için zamanı iyi yönetmek gerek.
Kitap okumak aynı zamanda yazarı ile müzakere etmek, konuşmak ve tartışmak demektir. Nasıl ki; karşında konuşan birini dinlerken elindeki kalemle önündeki kâğıda karşı fikirlerini ve katkı yapacaklarını yazarsın gibi okurken de aynı uygulama yapmak gerek. Elindeki kalemle yazarın beğenilmeyen ve kayda değer görülen düşüncelerinin altını çizmeli, kenarlarına notlar düşülmelidir. Okuma etkinliği bu amaç güdülerek gerçekleştirilmelidir.
Kitap okumakla geçmeyen zaman nafile, boşa harcanmış ve heba olmuş zamandır.
Okumak gıdadır, okuyan insanlık, bilen insanlıktır. V.Hugo
Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felaket azalmaz. B.Franklin
 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40