• BIST 107.700
  • Altın 144,091
  • Dolar 3,5280
  • Euro 4,1445
  • Rize 27 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 24 °C

ÖLÜM BİZE NE ANLATIR?

Osman KAYA

''Öğütçü istersen ölüm yeter!'' Hz Muhammet…

Ölüm felsefenin şaha kalktığı bir konudur.
Montaigne'' Bütün felsefe ölümü anlamak için yapılır'' der. Haklıdır.
Ölümü anlayabilmek ancak hakikatten nasibini hakkıyla almış insanların bahtıdır. Ölümü anlayabilmek ancak bu madde yığını olan dünyanın ötesindeki gerçekliği delici bir bakışla görebilme melekesine sahip olanların marifetidir.
Ne mutlu onlara ki onlar bir tiyatrodan başka bir şey olmayan bu dünya hayatının perde arkasını da görmüşlerdir.
Ne mutlu onlara ki dünyanın bütün aldatıcı unsurlarının aslını ve eşyanın hakikatini görebilmişlerdir.
Ölüm gerçekleri anlayabilmenin bir anahtarıdır. Ne mutlu ölüm anahtarıyla hakikat sarayının kapısını açabilenlere.

Nedir ölümü anlamak?
Ölümü anlamak yaşamı anlamaktır.
Şımarmamaktır.
Nefsini tanrılaştırmamaktır.
Başkalarının hakkını gasp etmemektir.
Mülke tapmamaktır
Makama tapmamaktır
Şehvete tapmamaktır.
Ne oldum delisi olmamaktır.
‘Ölüm en büyük ustadır’ der Ovidus ve ekler; ‘çünkü ölüm herkesi eşitler’
Ölümden ibret almak demek ölümü anlamak demek; bir ölü gördüğümüzde bir iki dakika başını eğmek, hele ölen yakınımız olduğunda bir kaç saat ağlayıp sonra tekrar dünyaya mala mülke tapmaya devam etmek demek değildir.
Ölümden ibret almak, en derin hazda, zevkte keyifte, coşkuda dahi ölüm ürpertisini kemiklerinin iliklerinde hissetmektir.
Ölümden ibret almak, Necip Fazıl’ın şu mısralarında ifadesini bulmuş ruhu, ruhunda yaşatmaktır:

“Tahtadan yapılmış bir uzun kutu
Baştarafı geniş ayakucu dar
Çakanlar bilir ki bu boş tabutu
Yarın kendileri dolduracaklar”

Ölümden ibret almak yaşama ve doğaya, pozitivist, scientist, materyalist perspektiften bakanların işi değildir.
Hele hele ‘Kapitalizme boy abdesti aldırıp, yeşile boyayanların işi hiç değildir’
Ölümden ibret almak, ayn el kuzzatlar gibi çölde susuz can verenlerin nasibidir.
Seyyid Nesimi gibi derisi yüzülüp, yüzülmüş derisini sırtına vurup ölüme yürüyenlerin nasibidir.
Ebu Zer-i Giffari gibi yalnız yaşayıp yalnız can veren ama tek başına tüm insanlığa bedel olabilenlerin nasibidir.
Ebu Bekir gibi malını, mülkünü her zerresince infak edebilenlerin nasibidir ölümü anlamak.
Son Peygamber (SAV) gibi ilkeleri uğruna sağ eline verilen güneşi reddedebilenlerin nasibidir.
Ölümün sesini ölmeden işitmek bir nasip işidir.
Bu sesi, ne karılarını fullemekle meşgul zatı muhteremler, ne sheroke ciplerin içindeki çember sakallı, badem bıyıklı agalar, ne de duraklarda ağızlarında cak cak çiklet çiğneyip sırıtarak başlarındaki bir metre bezle Müslüman olduklarını zanneden sıkmabaşlar duyamazlar.
''Duyuyoruz'' dediklerine kulak asmayın, bakın şair ne diyor, okuyun ve okuduktan sonra bu sözleri güzelce yazıp çerçevelettirerek herkesin görebileceği bir yere asın, ‘Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz’

  • Yorumlar 22
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40