• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Rize 23 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Samsun 22 °C

Ona ölüm, yakışmadı

Osman YAZICI

Yaman vurgundur ölüm. Bir sarsıntı tutar, ardından iliğe vuran bir soğukluk yayılır.

Ansızın gündüz geceye döner, karanlık basar. Gökle yer arasında ne varsa rengini yitirir.

Hayra alamet olmayan bir sesizliğe gömülür mekân. Hemen ardından teslimiyet bütün kasvetiyle çöker ve çaresizliğin genzi yakan korkusu alır her yanı.

İşte o anda umut boğazda düğümlenir.

An gelip çattığında, göğün gürlemesini yüreğinde hisseder kişi. Ve dehşetle fark eder, hep dağların ardına düşen yıldırımın bu kez oraya düşmediğini.

Yaman bir vurgundur bu. Öyleki, bütün tecrübeler dile gelse anlatmaya güçleri yetmez..

***

Siyaset adamı, dost canlısı, gönül adamı. Güzel insan, ÇAYKUR eski Genel Müdürü Tuncer Erguven’in,  zamansız ölüm haberine çok ama çok üzüldüm. Hala inanamıyorum.

Abartmıyorum, haberi öğrenince şok oldum, adeta inanmak istemedim. Nasıl inanırdım ki, son bir hafta, her gün beraberdik.

Çünkü ölümünden bir gün önce, Başkentreki Rize etkinliklerinde birlikteydik. Rize Ziraat Odası standında kivi, simit yedik. Gelişim TV’ye birlikte demeç verdik, Rize’nin ve Karadenizin geleceğini konuştuk. Standı kol kola dolaştık. Arabasıyla Emek’teki evime bırakmıştı

Serender Pastanesi’ne gidip oturmak istedi, ben kendisine ”İkimiz de yorulduk, dinlenelim, yarın görüşürüz” diyerek ayrılmıştık. Son ayrılık, son bakıştı, o nereden bilirdim ki,

Rahmetli Erguven, 20 gün öncesinde kalbine pil taktırmıştı. O haliyle ”Evde oturmaktan yoruldum diyerek, genel müdürlük makamıma gelmiş, dairede kuru fasulye yemiş, sonra da onu, dış kapıya kadar yolcu etmiştim.

Eski genel müdür olarak, Rize’ye hizmet etmek için uğraşan, ÇAYKUR’un sorunlarını yakından takıp eden, Tapu Kadastro çalışmaları öncesinde, Karadenizlileri uyaran, bu konuda kitap yazan değerli bir vatanperverdi.

ÇAYKUR  ile ilgili yazdığı, 12 adet bilgi notunu göndermişti bana. Hala internetimde duruyor. Hasta haliyle yazıp gönderdiği ÇAYKUR notlarına bakmaya elim varmıyor. Ben de kendisine Yüksek Denetleme’nın 2011-2012 yılı denetim raporu kitapçığını hediye etmiştim..

Rahmetli Erguven, 30 yıllık yakın ve aile dostum ve hemşerimdi. Dürüst geçmişi, dostlarına olan bağlılığı, zig-zag yapmayan siyasi çizgisi, eğilmeden, bükülmeden onurlu duruşu, ilkeleri, düşünceleri takdire şayandı. Düzgün, sağlam ve projeleri olan bir Karadenizliydi.

ÇAYKUR Genel müdürü olduğunda, genç bir gazeteci olarak, ilk haberini ben yapmıştım. (Karadeniz Gazetesi)

Dostumu kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Ne yazsam, ne söylesem boş. Böylesine güzel insanların arkasında ne yazılıp, çizildiğini de bilmiyorum. Bir bestekârın dediği gibi, Tuncer Erguven’ın ölümüne kader diyemem.

 Necip Fazlı Kısakürek’in yazdığı gibi” Şu geçeni durdursam çekip eteğinden. Soruversem, haberin var mı öleceğinden

Öleceğimizi biliyoruz, ama ne zaman ve nerede olacağını bilmiyoruz.

 

Bir” ecel-i müsemma” vardır ki, gölge gibi takılır kişinin peşine..Ya amansız bir hastalık olur bekler dibinde,yada kalp kriziyle dikilir önüne.. Gün olur elim bir trafik kazasında, gün olur er meydanında yakalar vakti geleni.

Önceden kestiremez hiçbir fani. Ne zaman nerede ve ne şekilde öleceğini. O anın bilgisi sadece ALLAH’A aittir.

Hep aynı gaflettir insan için değişmez. Ölüm kendine uzak, başkalarına yakındır.

Oysa ölüm yelidir bu. Nereden ve nasıl eseceği hiç belli olmaz. Gün olur başakta döker daneyi, gün olur kurumasını bekler,

Bazen bir an kadar anidir ölüm ve kişiye sevdikleriyle vedalaşma fırsatı vermez.

İster ani gelsin, ister yavaş ölüm ani aynıdır.”Sekeratu’l mevt” nitelenir bu hali Kur-an’i kerim, yani,”ölüm sarhoşluğu”

Her beşer sadece bir kez yaşar bu ayılması olmayan sarhoşluğu

***

Sekeratu’ı mevt çökünce,bedensel  fonksiyonlar birbiri ardınca durur.Dış dünya ile her türlü irtibat kesilir..Bir noktaya sabitlenip kalan gözler,tüyler ürperten  bir donukluğa bürünür.Öyleki, isabet ettiği her şeyi deler geçer, oradan da sonsuza yol tutar sanki.

Tövbe kapısı kapanır ve pişmanlık anlamını yitirir bu anda. Geriye dönüş yolları tümüyle tıkanır ve sadece o andan ötesi kalır kişi için. Geçmiş adına her şey biter, gelecek ise korkunç bir belirsizliğe bürünür.

Herkes hazırdır. Diğer âlemin mensupları hiç eksiksiz bu töreni tamamlarlar.

Nimet iade edilir, emanet teslim alınır. Böylelikle ruh ile bedenin yıllar süren muhabbeti sona erer.

Ve can çekilmeye başlar ayaktan başa doğru. Ardından aynı yönlü bir soğuma takip eder bütün vücudu.

Ve kişiyle dünya arasında, kıyamete dek açılmayacak bir perde çekilir Tek bildiğim şey. Dostum Erguven’e ölümün yakışmadığıdır. Kendisine rahmet,  ailesine ve dostlarına başsağlığı diliyorum.

Mekânın cennet olsun Tuncer Bey…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40