• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Rize 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 6 °C
  • Trabzon 8 °C
  • Samsun 7 °C

Onlar terörist değil!

Hızır TONYALI
Terörist diye bir şey olduğuna inanmıyorum.
Sadece ve sadece terör isteyenler ile onların piyonları vardır.
Ekonomik sıkıntılarla bunaltılmış, sağlık ve eğitimde çaresiz kalmış, insan onuruna yakışır bir yaşamın çok görüldüğü, kıyafetinden diline-dinine, özünden sözüne kadar fişlenip sorgulanmış, yaşamdan kopmuş insanların içinden seç, beğen, al!

Gelelim terör isteyenlere...
‘Ata et, ite ot verilmez’ derler.
Terör isteyenler; nasihatten, insanlıktan, dinden, imandan ve bil cümle akla gelen ne kadar güzellik varsa hiç birinden anlamazlar.
Terör isteyenler; kurulu düzenleri bozulunca, menfaatleri zedelenince, hâsılı az biraz gelecekleriyle ilgili kaygı duyar gibi olmaya başlayınca harekete geçer, piyonlarını devreye sokarlar.
Onlar için sebep vardır, sonuç önemli değildir.
Yapacaklarının kendi dünyalarında makul sebepleri mutlaka vardır. 
İpi tutan kendileri olduğu için, sonuç da bugüne kadar ters gitmemiştir zaten.
Ganimeti; kargaşa, terör isteyenler götürür hep.

Yaşı müsait olanlar 12 Eylül’ün 1 gün öncesi ile 1 gün sonrasını çok iyi bilirler.
12 Eylül sabahı ülkede akan kan bıçak gibi kesilmiştir.
Sokaklarda yürüyüş yapan, bomba atan, adam vuran binlerce örgüt mensubunun tamamı 12 Eylül’ün güneşli ve bahardan kalma bir gün olması hasebiyle bir anda melaike olmuşlardır! Ortalık da sütliman tabii…
Bu ülkede kardeş kardeşin kanını dökerken General Bedrettin Demirel “İhtilale bir yıl önceden karar vermiştik, ama henüz şartlar olgunlaşmamıştı.” diyebilmiştir.
Yani bunun Türkçesi, biraz daha fazla kardeş kardeşi öldürsün de halk artık “Gel ey asker, kurtar bizi bu beladan” diye tempo tutsundur!
Önemli olan, akan kardeş kanı değil, darbenin meşruiyetidir çünkü.

27 seneyi geride bıraktık değişen fazla bir şey yok.
Yine bu vatanın evlatlarının kanı akıyor bir şeylerin düzelmesi için.
Birilerinin bedel ödemesi gerekiyor çünkü.
Kanımıza dokunan ise dün kardeş kardeşi vuruyordu, bugün sünnetsiz gâvura satıldık!

Bu ülkenin iç ve dış güvenliğinde, birinci derecede sorumluluk askerdedir.
Genelkurmayın yetkisi bugün hiçbir kurum, kuruluş ve birimde yoktur.
Kimse yalandan siyasi tezkere, Başbakanlık, Milli savunma Bakanlığı gibi lakırdılar yapmasın.
Hepsi kâğıt üzerinde vardır ve asker istediği dakikada tankı sürer, kimseye de bir şey sorma ihtiyacı hissetmez.
Şanlı Türk Demokrasisi, bunların her 10 yılda bir canlı, istediği her an da rutin şahididir!
Demokrasimizin oturmamış olması nedeniyle işler hep kan dökülerek rayına sokulmuştur.

Mehmet Barlas’ın bir yazısında okuduğum fıkrayı aktarmak istiyorum:
Otobüste yan yana yolculuk yapan 2 kişiden biri diğerine ardı ardına sorular soruyormuş,
— Senin baban asker mi?
— Yoo…
— Deden, atan paşa mıydı?
— Yooo…
— Akraban general mi?
— Yok be kardeşim…
— E birader yarım saattir ayağıma basıyorsun. Sen kime güveniyorsun?

Bu ülkede kimin ayağına kimin basacağı bile bellidir!
Standartları aşıp kafanıza göre bir şeyler yapmaya kalkarsanız, size bunu pahalıya ödetmeleri gerektiği gibi heyulaları olanlar mutlaka çıkacaktır.
Ama onlar terörist de değildir, piyon da!
  • Yorumlar 8
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40