• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Rize 5 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 5 °C

OYUN KİRLİLİĞİ

Ali GÜNAY

 

Çocuk oyununda gizlidir. En gizil güç ve yetenekler, geleceğine dair ipuçları oyununda saklıdır. Ve bunu özgür oyun ortamında da sergilemeye çalışır.

Çocuğun beceri ve yeteneğini ölçmek, geleceğine dair ipuçlarını yakalamak için oyununa bakmalıyız.  Çünkü oyunda tüm potansiyelini ve gücünü zevki ile ortaya koyar.

Çocukluğumuzun oyunları günümüze göre daha ilkeldi. Ancak kendi el emeği ve üretimimizdi. Hele şu oyunları bir hatırlayın…

Yakan top, birdirbir, esir almaca, (elimizle ağaç kütüğünden kesip tekerleğini yaptığımız) araba oyunları, yüzük, körebe, ip atlama, halat ve saklambaç. Eylemsel olarak oynadığımız bu oyunlarla fiziksel ve zihinsel gelişme, strateji, dikkat, el becerilerinin gelişimi sağlanırdı. Aynı zamanda da mizahi bir zevk ve rol alma ile tiyatro sanatının alt yapı taşları da temele konurdu.

Ya strateji, zekâ gelişimini sağlayan dama, düztaş, satranç gibi masa başı oyunlarına ne dersiniz? Hepsinin ayrı bir zevki ve oyuna kattığı bir getirisi vardı. Hele satrancın insana kattığı fayda tartışılmaz. Bunu dünya kabul etmiş ve eğitimi için okullara ders olarak koymuştur. Satranç düşünce gelişimin sağlayan en önemli oyunlardan biridir. Düşünceye fazla ihtiyacımız olan şu günlerde bu oyuna gerekli önemi vermek gerek.

Birde yetişkinlerinde oynadığı ve kumar aracı olarak kullandıkları okey, tavla, kâğıt ve zar oyunları da var ki bunlar kişinin stresini alır gözükürken çok şeyi de ondan kopardıkları, telafisi mümkün olmayan zararlara uğrattıkları, huzur bozdukları, ocak yıktıkları görülmüştür.

İletişim ve bilişim çağının oyunları bilgisayar, atari, internet ve 3-G li telefonla oynanan teknoloji oyunlarıdır. Bu oyunlar kişiyi hareketsiz, aileyi muhabbetsiz ve toplumu üretimsiz koymaktadır. Oturduğu yerde iki parmakla kurcaladığı cep kutusu, tablet ve diğer teknoloji ürünleri ile köşesine çekilerek dünyada olan bitenden bir haber gençlik, ruhsuz, moralsiz bir toplum oluşmasını sağlar. Aynı zamanda da bağımlılık yapar. Hele siz saatlerce internet başından kalkmayan, cep telefonu ile çarşı sokak ve caddede kimseyi tanımayan, ona buna çarpan gençlerin halini bir görün.

Oyun oyuncularına bir şey katmıyorsa, zevkli kılmıyor eğlendirmiyorsa, onları zihinsel ve fiziksel gelişimini, üretkenliğini sağlamıyorsa bu tür oyunlara “oyun kirliliği” derim.

Bu tür oyunlardan kurtulmanın yollarını araştırmalıyız.

Ne mi yapmalıyız?

·         Her ortamda çocuğun oyununu özgürce oynamasını teşvik etmeliyiz. Çocuk demek oyun demektir. Bebeklik ve çocukluk dönemlerine koşut oyuncaklar seçmeliyiz. Bu süreci yaş ve fiziksel gelişimine göre ayarlamalıyız.

·         Yetişkin her bireyin içinde bir çocuk yatar. Çocukluğunu yaşayamayan, oyunlardan yoksun duyguları bastırılmış olarak büyüyen kişilerin ileri yaşlarında psikolojik sorunlar yaşadıkları zayıf bulduğu, boşluk hissettiği yerden bu duyguları ortaya çıkardıkları görülmüştür. Onun için her bireyin çocukluk, gençlik gibi dönemlerini dolu dolu yaşamalarına olanak tanımalıyız.

·         Bebeklikten çocukluğa geçiş ve ergenlik dönemlerinde psikolojik hatalar yapılmamalı. Bu dönemlerin birey için çok hassas olduğunu unutmamalıyız.

·         Eğitim kurumlarımızda ve okullarımızda öğretilen her konuyu oyunla, eğlendirerek ve zevk almasını sağlayıcı işlevler haline getirmeliyiz. Ölçme ve değerlendirme aktivitelerinin merkezinde oyun konularak çocukların gerçek beceri ve yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlamalıyız.

·         Teknolojik ürünleri daha bilinçli kullanılıp özenti ve israfı önleyici tedbirler almalıyız..

·         Oyun güzeldir. Oynatmamak için oynamalıyız.

Unutmayın işini sevmeyen insan mutsuz insandır. İşini severek yapan insan mutludur. Mutlu insan çocukluğunu, gençliğini yaşayabilen, her dönemin hakkını veren insandır. KİŞİNİN ANAYURDU ÇOCUKLUĞUDUR.

 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40