• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Rize 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun 6 °C

Pazar'daki Atatürk oratoryosu

Ali GÜNAY

(Bu yazımı; davetli oldukları halde meslektaşlarının sergiledikleri oratoryoya gelmeyen, gelemeyen arkadaşlarıma ithaf ediyor 24 KASIM Öğretmenler gününü kutluyorum.)

10 Kasım’lar bir anma programıdır. Bazı art niyetlilerin düşündüğü gibi bir tapınma değildir. Anıtkabirdeki ve diğer Atatürk anıtlarının önünde yapılan saygı duruşunu kötüye yorup eleştirirler. Saygı duruşu tapınma değil adı üstünde bir saygının sembolik belirtisidir. Ameller niyete göredir. Ne yaptığından çok onu niçin yaptığın da önemlidir. Esas tapınma ve şirk olanlar yatırlarda, türbe ve mezarlardan medet beklemek, şeyhten çare aramak Allah’tan başkasından yardım ummaktır. Bu da en büyük günahtır.

Ancak;

Matem günlerini klasik ağlama ve dövünme günleri haline dönüştürmemeliyiz. Bu günleri anmaktan öte günün önem ve anlamını bağışlayan şahsiyetlerin topluma hizmetlerinin anlatılması ve kendilerinin her yönü ile anlamamızı sağlayacak etkinliklerle geçirmemiz gerektiğine inanıyorum.

10 Kasım Atatürk’ü anma günü de bunlardan biridir.

ADD Pazar şubesi Başkanı Sayın Metin Atasaral’ın çabası ve yönetiminde 10 Kasım günü arkadaşlarımız güzel bir oratoryo sergileyip izleyicilere sundular.

Bir aylık kısa bir hazırlık döneminde yediden yetmişe toplumun her kategorisinden kişileri, derneğe üye olan olmayan, emeklisi, çalışanı, bay ve bayanı, öğretmeni, doktoru, genci ve yaşlısı ile herkesin katkısı ile kilimin her ucundan tutulup güzel bir eser meydana getirdiler.

“Selanik’ten Cumhuriyete” adlı eseri müzik ve görsellerle süsleyerek günün anlamına uygun bir anma programından çok Atatürk’ü daha iyi anlamamızı sağladılar. Kimbilir klasik kronolojik bilgileri aktarmak yerine böyle bir yöntemle Ulu önderimizi anlamaya, gençlerimize, öğrencilerimize anlatmaya çalışsaydık belki daha iyi bir sonuçla karşılaşır O’na layık olurduk.

 Hele o çocuklarla Kuvvayi Milliye kıyafetleri ile gösteri yapıp selamlayan genç yaşlılar seyircilerin pür dikkat izlemelerine, köylü giysileri ile kağnı taşıyan kadınlar, şehit olmayı sergileyen askeri elbiseler içindeki gençler, efeler, müzik aralarında davudi sesleri ile çıkış yapan güzel sesli arkadaşlar, orkestrayı yöneten müzik öğretmenleri ve sunucusu ile kısacası ve özet olarak her şey çok muhteşemdi.

Kompozisyon oratoryonun felsefesine, müzik de anlatılan her tarih sahnesine göre uygundu.

Çok kısa bir zamanda bu kadar geniş katılımlı personelle böyle güzel bir eseri icra etmek herkesin harcı değildir. Bu ancak “Atatürk gibi düşünen” zihinlerin işidir. Sayın Metin Atasaral yönetiminde buna katkı veren tüm arkadaşların başarısıdır. Onları kutlar hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.

NOT: Konu ile ilgili anlatmam gerekip de atladığım yer veya eklemek istediğiniz bir şey varsa katkılarınızı bekliyorum. Bu oratoryoda görev alan herkes önemli ve özeldir. Yerimin dar olmasından dolayı isimlerini zikredemedim. Özür dilerim.

  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40