• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -2 °C
  • Trabzon 12 °C
  • Samsun 5 °C

PKK sorunu nasıl çözülür? (1)

Osman KAYA
15 Ağustos 1984 -11 Ekim 2008

24 yılı aşkın süren bir terör hareketi… 35 bine yakın can kaybı, 150–200 milyar dolarlık ekonomik kayıp ve nereye kadar gideceği belli olmayan karanlık bir gelecek…

Bu haliyle PKK olayı ortadoğunun en önemli sorunlarından biridir.

Kuşkusuz ki PKK bir terör örgütüdür. Her şeyden önce kullandığı yöntemler ve hedefe ulaşmak için her yolu mubah gören yaklaşımı onu bir terör örgütü olarak anmayı fazlasıyla hak ettiriyor.

Yıllar önce bir kitap okumuştum, yabancı bir yazara ait. Kitabın adı ‘futbol asla sadece futbol değildir’ idi. Kitapta özetle şu tez vurgulanmaktaydı: Seyirciler futbolu sadece futbol olarak görür ama futbol asla sadece futbol değildir…

Aynı şeyi biz burada söylüyoruz. Asla ve kata PKK sadece PKK değildir. Yani PKK dediğimiz şey tek boyutlu değil çok boyutlu bir olgu olarak karşımızda duruyor.

Bana göre PKK ile mücadele etme sürecinde düştüğümüz en büyük yanlış PKK’yı bütün boyutları ile kavrayamamaktır.

Bunun en önemli nedeni analitik kafa yapısına sahip olunamamasıdır. Bu kafa yapısı eksikliğidir ki yüzyıllardır bu topraklar üzerinde koyun sürüsü gibi sürülüyoruz.

Bu son olaylara baktığımız zaman da düşünmenin pek uzağında bir toplum olduğumuz açıkça görülüyor.

Çünkü meselelere hep ezberletilen şeyler perspektifinden bakmak bizim en temel alışkanlığımız.

Bu durumda gerçeği bütün boyutlarıyla göremiyoruz. Bizim en temel saplantımız bu olayı basit bir mahalle kavgası gibi görmek.

Ve öç bakış açısıyla davranmanın ve öç duygularını yaşama geçirmenin yanlışına düşmek.

Gerek ülkeler arası meseleler, gerekse ülke içi meseleleri mahalle meselelerini değerlendirir gibi değerlendiremeyiz. Evet, benzer yönleri vardır ama unutmamak gerekir ki ülke içi veya uluslararası meseleler çok daha geniş kapsamlıdır ve çok daha derin düşünmeyi gerektirir.

Bu meseleyi yakalım, yıkalım, keselim, asalım hamasetiyle çözmek mümkün değildir.

Askeri ve polisiye operasyonlara ‘Bizim mahallenin çocukları karşı mahalle çocuklarını dövdü’ şeklinde yapılacak bir değerlendirme hataların en büyüğüdür.

Bu meselenin sadece askeri operasyonlarla çözüleceğini düşünmek daha fazla kan ve daha fazla gözyaşı çığırtkanlığı yapmak, terörün engellenmesini bir tür ölü seviciliğe varan bir bakış açısının eyleme geçirilmesinde görmek yapılacak hataların en büyüğüdür.


Burada şu yanlış anlaşılma olmasın, teröre karşı askeri ve polisiye operasyon yapılacaktır ve yapılmalıdır. Ama bu önlemler paketinin sadece bir parçasıdır. Asıl önemli olan başka unsurlardır.

Bu konuyla ilgili olarak düşülen bir başka yanlış da ırkçı söylemin kışkırtılmasıdır.
Bazı çevreler şehit olan askerleri adeta bir siyasi partinin mensupları imiş gibi lanse etmekte ve o siyasal partinin nitelemelerini yapmaktadır.

Oysa bu vatan belli bir siyasi parti mensuplarının değil her kesindir. Ve şehitler de her siyasal düşünce mensuplarının çocuklarıdır.

Şehitler üzerinden belli bir siyasal partinin propagandasını yapmak, diğer siyasal düşünce mensubu partileri dışlamak anlamına gelir ki bu en büyük bölücülüktür.

Şu kesinlikle bilinmelidir ki PKK emnperyal bir projedir ve bu haliyle emperyal projelerin Ortadoğu’daki taşeronlarından biridir.

PKK nın arkasında açık ve net bir gerçek vardır. O da ‘AMERİKAN EMPERYALİZMİ’DİR.

PKK Amerikan Emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesinin taşeronlarından biridir.

Bu mesele çözülecekse bu gerçek ışığında, bu gerçek göz önünde bulundurularak çözülecektir.

Bu noktada PKK Kürtçü söylem kullanıyor diye Kürt halkını suçlamak, Kürt düşmanlığını körüklemek; Kürt Ulusçuluğunun inşasına hizmet etmektir ki emperyalistlerin istediği de budur.

Amerikan Emperyalizmi başta olmak üzere her türlü emperyalizmler bahsi geçen ortamı oluşturmak için şöyle bir yol izlediler:

Mazlum milletler arasındaki dayanışmayı kırmanın ilk sacayağı olarak önce makro milliyetçilik inşa edildi. Daha sonra mikro milliyetçilikler körüklendi. Ve emperyalistler milletleri birbirine düşürdü. Arap Türk’e, Türk Arap’a, Acem Çerkez’e, Çerkez Arnavut’a düşman edildi.


Kazanan hep silah tacirleri, petrol şefleri v.b yani insan kanı üzerine ekmek doğrayanlar oldu.

Ben iddia ediyorum emperyalist güçlerin desteği çekilsin PKK teröristlerinin bitirilmesi bir hafta bile sürmez.

Emperyalist güçlerle hesaplaşmadan ise bu işi 10 bin yılda bile çözmek mümkün değildir.

Bu gerçek dururken hala daha, daha fazla vuralım, keselim, asalım muhabbetleri yapanlar var.

Bu hamaseti bırakalım ne olur

Bunun yanı sıra PKK teröristlerinin saldırıları bahane edilerek antidemokratik bir rejim çığırtkanlığı yapmak ne kadar büyük mantık fukaralığıdır!

Adamlar it sürüsü gibi Kuzey ıraktan geliyor 400 kişiyle, bir tek tank, uçak ve helikopterleri eksik olarak, bütün ağır silahlarla saldırıya geçiyorlar, bir karakol 3–4. kez basılıyor, ama sanki bunun sorumlusu vatandaşmış gibi vatandaşa verilen haklar suçlanıyor bu ortamın yaratılmasında sorumlu olarak Türkiye’deki demokrasinin fazlalığı(! ) gösteriliyor.

Hâlbuki terör örgütünün en büyük isteği Türkiye’de antidemokratik bir ortamın alabildiğine yaygınlaşmasıdır.

28. yıldönümünü geçirdiğimiz 12 Eylül darbesini yapanlar ‘Birkaç kişiyi sallandıracaksın o zaman bütün sorunlar çözülür. Asmayalım da besleyelim mi?’ düşüncesiyle hareket ederek başta eğitimciler olmak üzere yüz binlerce kişiyi baskı altına almıştı. Ama 4 yıl sonra eskisinden çok daha büyük şiddet olayları çıkmaya başladı. Demek ki mesele baskı ve şiddetle çözülmüyor.

Kemal Pir adlı PKK militanının, ‘Diyarbakır İşkence hanesi (12Eylül dönemindeki Diyarbakır cezaevini kastediyor) bizim üniversitemiz olmuştur’’ sözü bu gerçeği dile getirir.

Terörün panzehiri tam demokratikleşmedir.

Türkiyede terörün iç sebepleri aranacaksa bunlar;

—Gençlikte yaşanan değer erozyonu

—Gelir dağılımındaki eşitsizlik

—Eğitim sistemindeki çarpıklık

—Yönetimdeki keyfilik

—Devletin kurum ve kuruluşlarındaki işlevsel çöküş

—İşsizlik

—Düşünce ve inanç özgürlüğünün yeterince olmaması

—Atatürk’ün yeterince anlaşılamaması

—Yobazlık, din sömürüsü

—Akrabacılık, sülalecilik, aşiretçilik, hemşericilik


—Torpil, rüşvet, adam kayırma

—Emeğe saygısızlık v.b dir

Meseleyi gerçekten çözmek için Türkiye’nin Amerikan Emperyalizminin çarkına çomak sokması ve kendi halkına özgür ve insanca yaşanabilir bir ortam oluşturmayı başarması gerekir.


Bizim ülkemiz aslında bir tür körler ülkesidir. Terör sorununu görenler emek ve özgürlük sorunlarını ısrarla görmezden gelirler.

Oysa bu ülkede terör de bir sorundur, sülalecilik de.

Eğitim de bir sorundur, insana insan gibi değer vermeme de bir sorundur.

Terör sorununu tabut tabut görüyoruz, ya diğer sorunları?

Çevremize bir bakalım onları da göreceğiz. Onları görüp de üzerine gittikçe terör sorununu da çözmüş olacağız.

Terör sorununa yönelik olarak ortaya koyduğumuz mütevazı çözümlerimizi ana başlıklar halinde sıralarsak;

—Öncelikle Amerikan Emperyalizmine karşı tavrımızı net ortaya koymamız, ‘ABD Ortadoğu’dan defol’ deyip bunu yürürlüğe koymamız gerekir.

—Teröristin üstüne, bütün güç ve imkânlarımızı kullanarak gitmeliyiz.

—Türkiye’nin tam demokratikleşebilmesi, özgür ve eşit olabilmesinin olanaklarını ortaya koyacağız. Ve bunu uygulamaya geçireceğiz.

—İşsizliği ortadan kaldırmalıyız. Kendi işini kendin bul tutumundan mutlaka vaz geçilmeli, sosyal ve koruyucu devlet anlayışı yeniden bütün kurum ve kuruluşlarıyla harekete geçirilmelidir.

—Özelleştirmeden vaz geçilmelidir. Çünkü özelleştirme bir anlamda kurtlar sofrasıdır ve güçsüzün ayakta durmasını engelleyen bir anlayışın adıdır.

—Eğitimin daha özgür ve daha yaratıcı beyinler ortaya koymanın yollarını arayacağız ki bunun yollarından biri de Atatürkçü düşünceyi kavratmaktır.

—Emeğe ve emekçiye saygı duyacağız, değer vereceğiz.

—Her türden ayrımcılığı ( Cinsiyet- Irk – İnanç) reddedeceğiz.

—Adalet mekanizmasının adil ve işlevsel olmasını sağlayacağız

—Her yerde, her zaman, her türlü ağalığı, paşalığı, özerkliği, kayırmacılığı, yobazlığı, şeyhliği reddedeceğiz.


—Atatürk’ü göreceğiz, anlayacağız ve bu sorunun çözümünde de Atatürk’ten istifade edeceğiz.

Kısaca her türlü etnik kökeniyle bu ülkede yaşayan herkesin bu ülkeyi sevmesinin yollarını arayacağız

Farklılıkları ve farklı olanları dışlamayacağız. Bir arada, birbirimize saygı duyarak, birbirimizle dayanışarak oluşturacağız bu ortamı. Emperyalizmi aramızdan kovacağız.

Yoksa emperyalizmin İsrail’den sonraki ikinci kalesi olarak tasarlanan, emperyalizmin maşası bir Kürt devleti çoktan kurulur da bizim haberimiz bile olmaz.

Sonra bizi ne kurtlar kurtarabilir ne de kuşlar.
  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40