• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Rize 27 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 23 °C
  • Trabzon 29 °C
  • Samsun 23 °C

PKK sorunu nasıl çözülür? (2)

Osman KAYA
AMERİKAN EMPERYALİZMİYLE YÜZLEŞMEK VE HESAPLAŞMAK

Bir Amerikan dışişleri yetkilisinin meşhur sözüdür:

‘’Bizim için dost yoktur; kullanabildiğimiz insanlar vardır.’’

Bu söz Amerikan politikalarının değişmez yol haritasıdır. Yıllardır Amerika’yı en önemli müttefik olarak kabul etmek Türk dış politikası başta olmak üzere bütün politik açılımlarımızın ana teması oldu. Bu uğurda Kore’ye asker gönderdik, hiç de bizimle ilgisi olmayan bir kandırmacanın içine girdik.

Kapitalizme karşı açılan savaşta müttefikimiz ABD için tugay düzeyinde asker gönderdik ve çok sayıda kayıp verdik.

Fakat Kıbrıs meselesinde aklımız başımıza geldi. Bizim aslında karşı tarafça bir müttefik olarak görülmediğimiz, ABD’nin gözünde bir kesekâğıdı ya da peçete hükmünde olduğumuz ortaya çıktı. Kullanıldık ve atıldık o kadar. Daha sonraki süreçte de daha ağır tecrübeler yaşadık.

Ama toplumsal ve siyasal hafızamız çok zayıf olduğundan dolayı bilincimiz uzun süre devam etmiyor. Türkiye üç büyük darbe hatta 28 Şubat’ı da sayarsak 4 darbe; ABD’nin emriyle en azından onun izniyle yapıldı. Her darbe sonunda ABD’ye biraz daha yaklaşıldı. Hatta neredeyse tam teslimiyet düzeyine gelindi.

Yıllardır ‘Terör bitiyor, bitti, bu kez tamam, terörün inine girdik’ gibi sözlerle PKK’nın üzerine gidildiği söyleniyor. Ama ne hikmetse PKK’nın üzerine bunca gidilmesine rağmen PKK yine büyüyor ve gelişiyor.

Bir avuç çapulcu diye nitelenen PKK bugün neredeyse bir tümen büyüklüğünde militan kadrosuna sahip.

Eskiden mavzer, kaleşnikof ve hatta av tüfeklerinden oluşan silah envanterine sahip olan PKK bugün uçaksavar, roketatar hatta havan ve dağ toplarına sahip.

Basılan yurtiçi kamplarında ve mağaralarında onlarca ton silah ve mühimmata rastlanıyor. Bu silah ve mühimmat nereden bulunuyor?

Gerekli para nereden elde ediliyor? Bu silahlar ve mühimmat çok yüksek yerlere nasıl intikal ettiriliyor? PKK militan kadrosunu nasıl temin ediyor?

Suriyeli biri ya da İranlı biri nasıl oluyor da PKK adına Türkiye’de çarpışabiliyor?

Bunlara umut ve moral veren kimdir?

Strateji uzmanı, eski Mit Müsteşarı Prof Mahir Kaynak’ın şu tespiti çok yerindedir:

‘İçinde yaşadığımız dünyada hiçbir terör örgütü, başka bir devletten destek olmadan ayakta duramaz, hatta kurulma olanağı bile yoktur.’

PKK gibi dünyanın en kanlı terör örgütünün kurulma ve büyüme aşamasında uluslararası emperyal güçlerin çok ciddi destekleri söz konusu olmuştur.

Bunlardan en önemlisi Amerika’dır. PKK Amerika tarafından Ortadoğu’da ikinci bir İsrail olması için kurulmuş bir örgüttür. Amerika hedef şaşırtmak için PKK söylemlerinin Marksist bir nitelikle ortaya konulmasını sağlamıştır. Türkiye’de ezilen halkların Doğu ve Güneydoğu bölgesinde yaşayanlarının koruyucusu olan bir örgüt görüntüsüyle tanıtılmış, bu özellikleriyle bölgede haksızlığa uğramış tüm insanların korunduğu ve mücadelelerini verebilecekleri, öçlerini alabilecekleri bir örgüt imajı çizilerek bir süreç başlatılmıştır.

Bu süreci başlatan ABD emperyalizmidir. Ancak süreç içinde hazır bir baklava tepsisi varken biz de çullanalım mantığıyla Almanya, İtalya, İngiltere ve dönem dönem Rusya da destek vermiştir. Ancak iş rayına oturduktan sonra ABD Emperyalizmi bütün oburluğuyla, hazırladığı bu baklava tepsisine sahip çıkmış ve tamamen kendi güdümüne almıştır. Bu durumda PKK artık Marksist söylemlerden vazgeçirilmiş ve tam anlamıyla etnik vurgu içeren bir söylem geliştirmiştir. Bu süreçte Türkiye’nin de korkunç denilebilecek taktik hataları Amerikan Emperyalizmince temelleri atılan Kürt Ulusçuluğunun inşasına çok ciddi bir biçimde hizmet etmiştir.

Dünyanın her bölgesinde jandarmalığa soyunan ABD kendi ülkesinde demokratik açılımları sağlamazken, çeşitli partilerin kuruluşuna izin vermezken, zenci- beyaz ayrımı halen devam ederken, polis nizamnamesi gibi yasalar yürürlükteyken Dünyaya demokrasi(!) getirme söylemi altında emperyal amaçlarına hizmet ediyor. Ve bu süreçte; olan, dünya halklarına oluyor. Kan ve gözyaşı dünyanın her yerinde Amerika sayesinde rutin bir hale geliyor.

Ne gariptir!

Faşizme karşı olduğunu vurgulayan ve Hitleri bu uğurda yok ettiğini vurgulayan ABD emperyalizmi Ortadoğu’da yeni bir faşizmin, Kürt faşizminin hamiliğine soyunuyor.


Ortadoğu’ya demokrasi(!) getirme bahanesiyle Irak’a giren ABD, daha önceden kendisi getirdiği ve büyütüp güçlendirdiği Saddam Rejimini devirdikten sonra Irak’ta, Vietnam’da, uyguladığı katliamın benzerini en onursuz yöntemlerle hayata geçirdi. Tecavüzler, baskınlar, soygunlar, talanlar; Irak’ta yemek yemek gibi rutin işler haline geldi.

Bunlarla da yetinmedi, Irak’ı bölerek kuzeyde ikinci bir İsrail işlevini görecek kukla bir Kürt devletinin temellerini attı. Bu bölgede zaten daha önce bir şekilde konuşlanan – konuşlandırılan PKK çok büyük bir sığınak elde etti.

PKK; hastanesini yaptı burada, okulunu açtı. Askeri eğitim kamplarına sahip oldu. İsrailli askeri uzmanların koordinasyonunda yeni taktik ve strateji birikimine ulaştı Yine Amerika’nın referansı altında dünya uyuşturucu piyasasının en önemli patronu yapıldı PKK. Avrupa’da pek çok iş çevirme olanağına sahip oldu, kara paranın fabrikası yapıldı PKK.

Uluslararası silah tacirlerinden ucuz ve kaliteli piyade silahları, mühimmat, uçaksavar, hatta dağ topları temin edildi.

Bu silah envanterinin sağlanmasında, gerek para temini gerekse ulaştırma ve silah teslimatı konusunda Amerika’nın çok ciddi destekleri olmuştur PKK’ya.

Ve en önemli destek ise Türk ordusunun PKK’nın sığındığı topraklarda özgür bir şekilde operasyon yapabilme olanağının engellenmesidir.

ABD, PKK’nın sığındığı bölgelerde Türkiye’nin istediği şekilde operasyon yapmasını engelleyerek çok büyük destek vermiştir. Ve bu destek PKK katillerinin bugünkü azgınlıklarının en önemli nedenidir.

BU EN TEMEL GERÇEKTİR. AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN PKK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ VE DESTEĞİNİ GÖRMEZDEN GELEREK YAPILACAK HER ANALİZ EKSİKTİR, YANLIŞTIR, TUTARSIZDIR.

Peki, Amerikan emperyalizminin bu şirretliğine karşı Türkiye’nin yapması gereken nedir?

Şu bir gerçek ki Amerika dolaylı bir şekilde savaşıyor. Üstelik bu savaş yeni de değildir. Bu savaşın başlangıcı Ulusal Kurtuluş Savaşıdır. Bu savaşı başlatanlar kuşkusuz ki Mustafa Kemal ve arkadaşlarıdır. Mustafa Kemal ve arkadaşları onurlu bir tavrın temsilcileri olarak ‘Ya İstiklal ya mevt’ diyerek Amerikan manda ve himayesini reddetmişlerdir.

Bu tarihlerde Amerikan dışişleri yetkililerince Mustafa Kemal ve arkadaşları ‘bir avuç çapulcu’ olarak nitelendirilmişlerdir. İşte o tarihten bu yana Amerika bizimle dolaylı bir şekilde savaş halindedir.

Amerika her vesile ile Türkiye’yi bölmeye ve böylece güçsüz düşürmeye çalışmıştır. Mesela tarihe ‘’Wilson prensipleri’’ olarak geçen prensiplerle ‘her ulusun kendi kaderini tayin hakkı’ adı altında Kürtlere bir devlet verme, oradan da Ortadoğu’ya bir fitne ateşini bu devlet aracılığıyla yakma ABD’nin Ortadoğu’daki projelerinin en önemlilerindendir.

Ama ABD bu hakkı Kızılderililere ve siyahîlere asla tanımamıştır.

ABD bunu yaparken ve emperyalizminin diğer unsurlarını tamamlamak için çalışırken şu sacayakları oluşturmuştur:

1- Ilımlı İslam üflenip çoğaltılarak, emperyalist projelerden bihaber, her muhalif hareketi anarşizm sayan, her şeyi kaderci bir anlayış içinde ele alıp açıklayan, güçlü olana kul, köle olma anlayışını dünya görüşü haline getiren, cennetteki tuba ağaçlarının boyunun kaç arşın, yine cennetteki huri kızlarının etinin ne renk olduğunu saatlerce tartışan ama yanı başındaki katliamı umursamayan, parayı, menfaati pratikte tanrı yerine koyan, çarpık mantıklı, kapitalist demokrasileri ve İngiliz demokrasisini ideal İslam demokrasisi sayan, kapitalizmi İslam’ın kabul ettiği ideal ekonomik model zanneden bir anlayış yaygınlaştırılmaya çalışılmakta, buna da ‘İslam’ denmektedir.

2-Amerikan Emperyalizmi, parayı IMF gibi ekonomik merkezlerde toplamakta ve bu merkezlerin iplerini elinde bulundurduğundan dolayı dünya ekonomisiyle istediği gibi oynamakta, dünyaya yoksulluk, işsizlik ve açlığı egemen kılmaktadır.

3-Amerikan sömürgeciliği dünyaya gelir dağılımındaki uçurumları getirmekte, eşitlik ilkesi alabildiğine ihlal edilmekte ve bunu da dini söylemlerle süsleyerek kader gibi algılatmaktadır.

4-Amerika (aslında yine kendi ürünü olan) uluslararası hukuku ihlal etmektedir.

5-Amerikan Emperyalizmi dünya konjonktürünü kendi lehine çevirmek ve silah ticaretinden kazanmak için uluslararası ve etnik sorunlar yaratmakta, ya da mevcut sorunları kaşımakta böylece dünya çapında kin ve nefret; uluslararası psikolojinin temeli haline gelmektedir.

6-Amerikan Emperyalizmi gençliği, özellikle sermayesini verdiği medya aracılığıyla yanlış yönlendirmekte ve değer erozyonu yaratmaktadır

7- Amerikan Emperyalizmi Türkiye başta olmak üzere tüm 3. dünyanın ulusal bağımsızlık mücadelelerini ve bu mücadelelerin önderlerini gözden düşürmek için her türlü çabayı göstermektedir.

8- Amerikan emperyalizmi bir yandan ılımlı İslam’ı pompalarken diğer yandan İslami değerleri aşağılayan oluşumları finanse etmektedir.

Hal böyle iken Türkiye nin yapması gereken mutlaka bazı şeyler vardır. Türkiye Amerikan emperyalizmine karşı pek çok şey yapabilir. Bunları sıralarsak,

1- Türkiye Tarihsel stratejik, jeopolitik, demografik v.b olanaklarını kullanarak mutlaka anti Amerikancı bir blok oluşturmaya katkıda bulunmalıdır.

2-Türkiye IMF’den çekilmelidir.

3- PKK bitirilmezse eğer Türkiye NATO’dan çekilmelidir.

4- Operasyonel anlamda işlev gören tüm Amerikan üsleri kapatılmalıdır.

5- Türkiye’nin Amerika’daki siyahîler başta olmak üzere Kızılderililer ve diğer etnik kökenlerle ilgili bir politikası olmalıdır ve bu politikasını siyasal bir kart olarak kullanmalıdır.

6-Amerika’da bir Türk lobisi oluşturulmalı, bu lobi özellikle 3. dünya halklarına düşman olan Amerikan lobilerine karşı mücadele etmelidir.

7-Atatürkçü düşünce gençlerimize etkin bir şekilde anlatılmalı, aşılanmalıdır.

8- Başta Kerkük Türkleri olmak üzere Amerikan emperyalizminin ve taşeronlarının baskısı altında zulüm gören veya Amerikan emperyalizmine çaresizlikten dolayı yönelen bütün Türk halklarına sahip çıkılmalı ve onların antiemperyalist blokta mücadele etmeleri sağlanmalıdır.

9-İslam’ın antiemperyalist yorumu gençlerimize aktarılmalıdır. Bir Amerikan projesi olan dini projelerden uzak durulmalıdır. Atatürk ve İslam’ı birbirine düşman gösterme eğiliminden uzak durulmalıdır.

10-Anti Emperyalist bir sinema, edebiyat müzik, resim ve tiyatro geliştirilmelidir.


11-Gençlerimize ve insanımızda birlik beraberlik, dayanışma, yardımlaşma, paylaşma–bölüşme, ülke ve millet sevgisi ve antiemperyalist bilinç geliştirilmeli ve Amerikan emperyalizminin gerçek yüzü milletimize gösterilmelidir.

Bunlar acilen yapılmalı, Amerikan emperyalizminin karşısında aciz, güçsüz olmadığımızı, bizim de olanaklarımızın bulunduğunu dünyaya, özellikle PKK ve onun hamisi olan Amerika’ya göstermeliyiz.

PKK nın yok edilmesi konusunda bu tavır en önemli adımımız olacaktır.

Hiç kuşkumuz olmasın Amerikan emperyalizmi döktüğü kanda boğulursa PKK da aynı yerde boğulacaktır.
  • Yorumlar 11
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40