• BIST 74.813
  • Altın 104,612
  • Dolar 2,9075
  • Euro 3,2685
  • Rize 21 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 11 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Samsun 22 °C

Rize Tıp Fakültesi'ne doğru

Rize Tıp Fakültesi'ne doğru
İsmi Rize Tıp Fakültesi Dekanlığı için de geçen Rize Devlet Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Arif Yılmaz ile gündemdeki konuları konuştuk.
İsmi Rize Tıp Fakültesi Dekanlığı için de geçen Başhekim Prof. Dr. Arif Yılmaz ile arkadaşımız Dilek Aslan konuştu…









Rize yeni Devlet hastanesinde verilen hizmetler hakkında bilgi verir misiniz?
"Rize'de malumunuz iki devlet hastanesi var. Biz tek başımıza yılda yaklaşık 600 bin hastaya poliklinik hizmeti vermekteyiz. Bunun 120 bini acil poliklinikten gerçekleşmektedir. Her altı hastadan bir tanesi acil servise müracaat etmektedir. Bu da acil serviste yığılmalara sebep veriyor. Bur da acil servis hizmetlerinin başlı başına bir hastaneymiş gibi düşünülmesini gerektiriyor. Yıllık 15 bin dolayında yatan hastamız var. Yıllık 15 bin hastayı da yeni merkeze sevk ediyoruz. Bizim buraya gelişimizin esas amacı bu hastaneden yörenin tüm sağlık hizmetlerini önemli ölçüde karşılayarak sevkleri engellemektir. Bunun da tek yolu var; Eğitim hastanesinin yapılması. Ama aradan iki yıllık bir süre geçti. İki yıldır hastanemiz aynı statüde çalışmaktadır".

Bu iki yıllık süreçte her hangi bir engellemeyle karşılaştınız mı?
"Hayır, kesinlikle karşılaşmadım. Öncelikli olarak Tıp fakültesine bağlanmış olundu. Bu anlamda bildiğiniz gibi bünyesinde Tıp Fakültesi bulunan Rize Üniversitesi de kuruldu. Bu siyasilerin gerçekleştirdiği bir başarıydı. Türkiye'deki bazı dengeler nedeniyle rektör ataması önemli ölçüde gecikti. Ama artık rektör de atandı. Rektör atandıktan sonra bir gün bile kaybetmememiz lazımdı. Ancak üç dört ay gibi önemli bir gecikme oldu. Bazı olaylar soğudu mu bir daha onu ısıtmak, o heyecanı yakalamak zor oluyor. Biz rektörlükten sonraki kademelerde gecikiyoruz gibi. Geçen süreyi değerlendirme adı altında bazı projelerimiz var. Yapılması riskli denilen bazı şeyleri riski göze alarak elimizi taşın altına sokarak yaptık. Bunun başarılmasında emeği geçen bütün meslektaşlarıma, sağlık çalışanlarına, destek veren bütün sivil toplum örgütlerine ve basın mensuplarına teşekkür ediyorum. Belki çok fazla bir şey yapıldı gözükmeyebilir ama yapılan işin kalitesi çok önemli. Rakamlar belki çok yüksek değil. Dört ay önce faaliyete geçirdiğimiz Anjiyo Grafite 600 hastaya anjiyo yaptık. Bunların yüz tanesine stent takıldı. Yirmi tanesi de son derece hassas ve iyi tıp merkezlerinde yapılan işlemlere tabi tutuldu. Bir Öğretim görevlisi arkadaşımız geldi. Burada yapılanları anlattık. Heyecanla "Bunları nasıl yapıyorsunuz burada. Yaptıklarınız çok güzel. Biraz da fazla risk alıyorsunuz" dedi. Bizim şu anda altı tane kardiyoloji cerrahımız var. Biz biraz boyumuzun üzerinde de işler yapmaya başladık. Hizmet sunuyorsunuz ama özellikle yönetici konumunda riski de çok büyük. Burada zaman zaman aşırı strese giriyorsunuz. Nitekim 32. vakamızda hastamızı kaybettik. Ondan sonra 570–580 hastamızı ameliyat yaptık. Allaha şükür hiç bir kaybımız olmadı. Ama bundan sonra da olmayacak demek değil. Ölüm riskini sırtımıza alarak ameliyata giriyoruz. Ne kadar kendimizi adapte etsek bile ölüm olduğunda vicdani bir stres yaşıyoruz. Ama burası bir eğitim hastanesi olmayacaksa bu risklere niye girdik. Onun için bu hastanenin taşınacağı kademeye getirilmesi lazım. "

Bu konuda Siyasiler ve bürokratlar size destek oldu mu?
"Ben siyasilere teşekkür ediyorum. Siyasiler bir dediğimizi iki etmediler. Milletvekillerimiz Lütfi Çırakoğlu Bey, Ali Bayramoğlu Bey birlikte son iki ayda 12 hekim gönderdiler. Muhtemelen üç hekim daha da önümüzdeki günlerde gelecek. Gerek Ali Bey gerekse Lütfi Bey son derece yardımcı oldular. Ama bu hastaneyi bu konumda tutmak Rize'ye zarar verir. Çünkü beklentiler çok fazla. Özellikle kardiyoloji olayına girdikten sonra beklentiler çok büyüdü. Rize'den Hopa'ya kadar 100 kilometre sahil şeridi var. Tüm ambulanslar bize çalışıyor. Akşam acilimize gelip görseniz curcuna. Bu yüzden bir an önce bir üst basamağa çıkmamız lazım. Yetkililerin bu konuda daha aceleci olması lazım. Rize'ye üniversiteden maksat beklenti Tıp fakültesiydi. Dolayısıyla rektör deyince bu beklenti doğrultusunda biraz daha gayretli olunması lazım. Tıp Fakültesi Öğretim Görevlilerinin bir an önce oluşturulması lazım"

Hastanemizde yapılan açık kalp ameliyatları ile ilgili son durum nedir?
“Şu an 32 tane açık kalp ameliyatı yapıldı. Ağustos ayı izin ayı olduğu için gerek Ankara ekibi gerekse bizim ekibimiz biraz açık verdi. Dolayısıyla riske etmemek için vakalara ara verdik. Ama tabi acil vakalar tutulmuyor, ileri merkezlere gönderiliyor. Ama onun dışında stent yoluyla tedavilerimiz aynı hızla devam ediyor. Burada Tıp Fakültesinin de yapılanması çok önemli. Birçok Tıp Fakültesi kurulmuştur. Ama baştan iyi bir yapılanma olmadığı zaman Tıp Fakültesi gelişemiyor. Kurucu konumunda olan anabilim dallarının bu konuda bilgili, ideal kadrolardan oluşması gerekiyor”

Bölgemizde çok yoğun görülen kanser vakalarıyla ilgili hastanemizde çalışma var mı?
“Bu ancak Tıp Fakültesi olduğu zaman gerçekleşir. Bu safhada yapılamaz. Bizim planlarımız içerisinde vardı ama bu gerçekleşemedi. Kardiyolojiyi kurduktan sonra etraftan aşırı bir iş yüküyle karşılaşılınca bir de böyle bir projenin içine girdiğinizde bunu alt yapınız kaldırmaz, çökersiniz. Öncelikli olarak alt yapımızı bir eğitim hastanesi vizyonuna taşımamız lazım. Bilahare diğer projeler gelişir”

Rize Devlet hastanesinde psikiyatr servisi vardı, kaldırıldı. Neden?
“Bir işi ya tam yapacaksın, ya hiç yapmayacaksın. Bir ara psikiyatr servisini kurduk. Ama baktık ki işletemiyoruz. Sıkıntılar fazla. O zaman yatan hastalara psikiyatr hizmeti verememeye başladık. Ara eleman eksiğimiz çok fazla olduğundan. Mesela fizik tedavi doktorumuz var ama fizyoterapistimiz yok. Bunları bu sistem sayesinde tamamlayamıyoruz. Bu tür sıkıntılarımız var ama benim amacım hastanenin bir an önce Tıp Fakültesi’ne dönüştürülmesidir. Bizim için bir gün bile önemlidir. İlk beş tane Tıp Fakültesi kurulmuştu. Ondan sonra Tıp fakültelerinin sayısı arttırıldı. Her Tıp Fakültesi eleman isteyecektir. Bunları nerden alacak. Mevcut havuzdan alacak. Bize gelecek elemanlardan birkaç tanesini kaçırdık bile. O nedenle çok fazla geç kalırsak elemanlarımızda seçilecektir. Binamız uygundur. Binamızda sıkıntı yoktur. Artık hantal hastane şeklinden ziyade poliklinik hizmetleri, tetkik hizmetleri hızlı işleyen hastaneler revaçta. Bizim hastane o kriterlere uyuyor. 70 tane poliklinik odamız var.70 tanesini aynı anda kullanabilirseniz hızlı bir hizmet verebilirsiniz”

Yeni Devlet hastanesinin hastalara tam hizmet sunabilmesi için personel, doktor, hemşire, hastabakıcı ve laborant yeterli mi?
“Açığımız var. Ama Türkiye şartlarına göre fena konumda değiliz. Bu mevcudumuz yeterli midir derseniz yeterli değildir. Personel dağıtımını yapan Ankara. Ankara bu dağıtımı yaparken dengeli dağıtmak zorunda. Bir tane bize veriyorsa diğerini de öbür tarafa verecek. Hepsini bize veremez ki. O nedenle şu an son gelen 12 arkadaşımızla biraz daha rahatlayacağız. Önümüzdeki ayda bir üç kişi daha gelirse 15 kişiyle daha da rahatlamış olacağız. 60 sayısına aşağı yukarı ulaşacağız. Bu da bizim için ideal bir rakam olacak. Bizim esas beklentimiz fakülte olursa ilk etapta 150 civarında hekimin gelecek olmasıdır. Kadroların bu şekilde rektörlük tarafından tahsis edilmesi lazım. Hizmete talipli bu konuda heyecanlı arkadaşlarımız var. Bir an önce gecikmeden bu işi yapalım istiyorum”

Tıp fakültesindeki ulaştığımız nokta nerede?
“Kanunen Tıp Fakültesi var. Yani siyasiler kendilerine düşeni yapmış vaziyetteler. Tıp Fakültesi kanununu çıkardılar. Bundan sonra yapılması gerekli olan rektörlüğün önerisiyle YÖK’ün Tıp Fakültesi dekanını ataması lazım. Dekanın da rektörlüğün vereceği kadrolarla Ana bilim dallarındaki öğretim üyelerini yerleştirmesi gerekmektedir. Siyasilerin burada görevi bitti artık. Üniversite yönetiminin de bölge halkının ihtiyaçlarını dikkate alması lazım. Bölgedeki sivil toplum örgütleri de önemli bu konuda.

Acaba “Trabzon’da Tıp Fakültesi var, Rize’de olmasına ne gerek var?” mantığı mı öne çıkıyor?
Hayır. Trabzon Tıp Fakültesi eski bir fakülte. Bölgeye uzun süre hizmet vermiş bir Tıp Fakültesi. Oradaki meslektaşlarımın da çok ağır şartlar altında çalıştıklarını görüyorum. Sevklerden anlıyorum. Zaman zaman gönderdiğimiz sevkleri alamıyorlar. Artık bizim ve Trabzon Tıp Fakültesi bölgenin ihtiyaçlarını ancak karşılıyor. İki Tıp Fakültesinin olması buradaki sağlık hizmetlerinin daha fazla güçlenmesine, kalitesinin artmasına, her iki Tıp fakültesinin zaman zaman yapacağı iş birliğinin bölge insanına daha kaliteli hizmet sunacağına inanıyorum. Bunu o şekilde düşünmemek lazım”

Tıp fakültesinin hizmete geçmesiyle Rize Devlet Hastanesi nasıl bir kimliğe kavuşacak?
“Son çıkan yasalarla Tıp Fakültelerine hastalar direk müracaat edebiliyor. Şimdi Tıp fakültesine gidebilmek için sevk alarak gitmek gerekiyordu. Böyle bir kolaylık olduktan sonra bölgedeki sağlık hizmetlerinin sadece Devlet hastanelerine mecbur kalma gibi bir durumu da ortadan kalkacağı için sağlık hizmetlerinde bir aksama olmayacaktır. Tıp Fakültesine gitmek isteyen birçok hasta gidemiyordu”

Yapmış olduğumuz gözlemlerde yeni Rize devlet hastanesinin her yönüyle mükemmel hizmet vermesine rağmen kapasite bakımından yetersiz kaldığı görülmektedir. Bazı hastalıkların tetkiki için gerekli olan durumlar için ültrason veya film gibi işlemlere çok uzun zaman verilmekte. Bunun çözümü için neler yapacaksınız?
“Evet ültrason için altı ay gün veriyoruz. Bunu saklayamayız, bu bir gerçek. Günümüzün gerçeği bu. Ama acil vakaları bekletmiyoruz. Muayene eden hekim ültrason istediğinde üzerinde acil ibaresini yazdıysa veyahut yatan hasta ise bunu acil olarak yapıyoruz. Araştırmaya vakıf vakalar var. Tehlike arz etmeyecek, risk oranı yüksek olmayan vakalar var. Onlara randevu geç veriliyor. Yoksa acil ibaresi görüldüğünde bir veya iki gün içerisinde tetkik yapılıyor ama bizim arzu ettiğimiz; tüm hastalarımıza anında hizmet etmektir. Burası Tıp Fakültesi olduğunda bir iki tane radyoloji öğretim görevlisi, dört beş tane de asistan olacak. Şu an iki kişinin yaptığı işi o zaman belki on kişi yapacak. Bu gibi sorunlar ancak o durumda ortadan kalkar. Yani her şey Tıp Fakültesi olmakla çözülecek”

Peki, Sayın Hocam Sizi Tıp fakültesinin dekanı olarak görebilecek miyiz?
"Benim buraya geliş amacım zaten buydu. Rektörlük seçimleri yapılırken bana soruldu neden aday olmadınız diye. Ben şunu söyledim. Ben buraya rektörlük amacı ile gelmedim. Bizim Tıp Fakültesi hususunda zaten birlikte hareket ettiğimiz arkadaşlarımız var. Bu misyonu üstlenmek için buraya geldik. Benim hizmetimin odak noktası Tıp fakültesidir. Ben göreve talibim. Neden talibim. Benim arkamda olan öğretim üyelerinin bana vermiş olduğu destekten dolayı talibim. Bu görev öyle talip olunacak kolay bir görev değil. Ama biz yola çıkarken belli bir çevremiz var, belli bir grubumuz var. Bunlar genelde Rize’nin ve Trabzon’un çocukları. Bilgilerimizi bulunduğumuz topraklara hizmet amacıyla sunmak için böyle bir projeyle kalktık geldik buraya. Dikkat ederseniz ben geldim ondan sonra Tıp Fakültesi olayı gündeme geldi. Tıp fakültesi kanunu çıktı. Rize gibi bir yerde Tıp Fakültesi olur mu diye o günleri hatırlarsanız karşı çıkılıyordu. 80 bin nüfuslu ilde Tıp Fakültesi lüks görülüyordu. Yani siz emredin biz çalışmaya hazırız dedik. Bizdeki bu kararlılık görüldükten sonra bazı işler yapıldı. Ama ben hiçbir zaman şu çizgide değilim. Yani illa Tıp Fakültesine dekan olacağım çizgisinde değilim. Ama Tıp fakültesine aday olacak kişiyi de görmek istiyorum. Listesini de görmek istiyorum. Emekliliği yaklaşmış insanı gelip buraya Tıp Fakültesi Dekanı yapmak elinin altında işe yaramaz öğretim üyelerini burada konuşlandırmak bana göre hizmeti engellemektir. Ben Rize halkı adına konuşuyorum. Halkımıza güvendiğim için bu tip bir konuşma yapıyorum. Herhangi makam, mevki peşinde değilim. Ama hizmetin peşindeyim. Hizmet vereceğim noktada hizmeti engelleyecek bir kişinin bu makamda oturduğunu görürsem halkımı bilinçlendirmek benim boynumun borcudur. Ucuz kahramanlık kimse yapmasın. Benden daha iyisi gelsin koltuğu vermeye hazırım. Aday bile olmam, çekilirim kenara. Çünkü ben 25 yıllık öğretim üyesiyim. Tıp Fakültesi Dekanlığında vekâleten de olsa ikamet yapmışım. Bu küçük bir Tıp Fakültesi de değildi. 50 bin öğrencinin olduğu Tıp Fakültesinde dekanlık yapmışım. Basit bir tecrübe değil bu. Ama sırf adama koltuk vermek için dekan atayacaksanız ben de çıkar milleti bilgilendiririm”

Eski devlet hastanesinin yerine yapımına başlanan 259 yataklı devlet hastanesi hizmete girdiğinde hastalara verilen hizmet kalitesinde rahatlama olacak mı?
“Tabi muhakkak olacak. Bizim 82. Yıl Hastanemizin aşağı yukarı aynı yükünü çekiyoruz. Ama fiziki şartları uygun değil. Vatandaş orada uygun olmayan şartlarda hizmet alıyor. En basitinden bir örnek vereyim. Ameliyat olgusunda hasta burayı tercih ediyor. Odalarımız daha uygun insanı şartlar yerinde olduğu için. Hizmet kalitesi biraz daha yüksek. Kısa sürede diğer hastane yapılırsa onlar da aynı kaliteyi yakalayacaklardır. Şu an hastanemizi gezen, batıdan gelen hocalarımız, tıp mensuplarımız, arkadaşlarımız övgüyle bahsediyorlar. “Hakikaten Rize’de böyle bir hastane görmeyi beklemiyorduk” diyorlar. Yapan, yaptıran herkese teşekkür etmemiz lazım. Hepsinden Allah razı olsun diyorum”
  • Yorumlar 15
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • RİZE'NİN NAİF ARAŞTIRMACI YAZARI14 Kasım 2011 Pazartesi 00:07
  • İnşaat işçiliğinden patronluğa13 Nisan 2011 Çarşamba 08:20
  • 'Evde otur' diyen eşine patron oldu12 Nisan 2011 Salı 13:09
  • Davut Birben projelerini anlattı26 Mart 2011 Cumartesi 20:06
  • İnternet haberciliği meslek olacak17 Ocak 2011 Pazartesi 20:19
  • Kendi havayolu şirketini kuracak07 Eylül 2010 Salı 00:35
  • Deli bunlar, niye para veriyorlar!19 Haziran 2010 Cumartesi 09:54
  • Başkan Basa 1 yılı değerlendirdi26 Nisan 2010 Pazartesi 18:02
  • Çernobil'i Türkler fazla abarttı!25 Nisan 2010 Pazar 12:26
  • Karadeniz’in efsunlu müzisyeni07 Nisan 2010 Çarşamba 20:28
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40