1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Rizeli değil iş veren başbakan!
Rizeli değil iş veren başbakan!

Rizeli değil iş veren başbakan!

"Rizeli Değil, Rize'ye Hizmet Getirecek Bir Başbakan İstiyoruz" diyen Saadet Partisi'nin yeni Rize İl Başkanı Cemil Çolak'dan ilginç açıklamalar>>>

A+A-

Rizeli Değil, Rize'ye Hizmet Getirecek Bir Başbakan İstiyoruz!

Saadet Partisi Rize İl Başkanlığına bir süre önce seçilen Cemil Çolak, arkadaşımız Dilek Aslan’a ilginç değerlendirmelerde bulundu. Yıllardır siyasetin içinde olduğunu, basamakları teker teker çıktığını ifade eden Çolak, "İki başbakan çıkarmamıza rağmen ilimizin sorunlarının çözümünde yıllardır yeterli adım atılmadı. Artık, Rizeli Başbakan değil, kendisine hizmet edecak başbakan istiyor Rizeli" dedi.

İşte Çolak'ın ilginç açıklamaları:
Rize için gerekli şeylerin politikasını yaparım
PAZAR53: Neden görev değişikliğine gerek duyuldu, yeni görevinizde neler yapmayı düşünüyorsunuz?
ÇOLAK: Bu süreci şöyle açıklayabilirim: Sayın İl Başkanımız, işlerinin yoğunluğundan dolayı durumunu teşkilata arz etti. Teşkilatımız da yaptığı istişare sonucu bizde karar kıldı. Rize’de siyaset çok farklı yapılıyor. İl başkanı oldum diye karşı tarafı kötüleyeceğim diye bir kural yok. Ahlaki bir siyaset yaparım. Ben ahlakıma, yaşam tarzıma uygun siyaset yapmayı ilke edindim. Hiç kimseyi karşıma almam. Sadece Rize için gerekli olan şeylerin politikasını yaparım. Şu ülkemde, şu Rize'mde ve tüm dünyada yapılacak bir zulüm varsa bunun karşısında teşkilat olarak dimdik dururum. Geçmişte peygamberimize yapılan hakareti, Irak’a ve Filistin’e yönelik zulmü, hepsini düzenlediğimiz mitinglerle kınadık. Bunu tabii ki demokratik çerçevede ve kanunlara uygun olarak yaptık.
Çay politikası, fındık, Rize ya da yatırımlar için eğer mevcut iktidarlar gerekeni yapmıyorlarsa ikaz ederim ve bu işleri daha iyi yapabileceğimizi onlara metotlarıyla beraber anlatırım.
İşsizlik almış başını gidiyor
PAZAR53: Siz yıllardır Milli Görüş çizgisinde siyaset yapıyorsunuz ve şu anda Saadet Partisi'nin İl Başkanı oldunuz. Bu yıllar içerisinde Rize’nin sorunlarıyla yüz yüzeydiniz. İki başbakan çıkarmış bu ilde sorunlar ne kadar çözülmüş sizce?
ÇOLAK: Geçmiş iktidarlar dönemlerinde atılan temellerin bitirilme çalışmaları olmuştur. Bu iktidarın yaptığı da budur. Bunlardan biri de üniversite kanununun çıkarılmasıdır. Ama bunlar 370 milletvekili olan bir iktidar için hiçbir şey değil Rize adına. Rize’de yatırım neyle ölçülür? Beton yollar, su, kanalizasyon; bu tür yatırımlar vardır. Bunu da il genel meclisi açıklamıştır ve "Rize en büyük parayı 20 milyar dolar olarak almıştır" demiştir. Ama baktığımız zaman diğer iller bu paranın iki katını almışlardır. Bugün Bayburt, Ordu 52 küsur milyor dolar almıştır. Dolayısıyla Rizeli bir başbakana göre bu yeterli değildir. Fazla yapılmış bir hizmet yoktur. İl genelinde de belediye noktasında da bu böyledir.
Bu iktidar çayımız yönünden de hiçbir gelişme gösterememiştir. Bunu muhalefet yapacağız, kötüleyeceğiz anlamında söylemiyorum. Ama gözle görülen bir şey var ki; şu anda kentte işsizlik almış başını gidiyor. Şu anda çay primleri ödeniyor. Piyasaya biraz para girmeyle beraber kısmen canlanma oldu. Vatandaş mağdur durumda. Ben il başkanı olduktan sonra bazı dükkanları gezdim. Esnaf diyor ki; vergileri, elektriği, suyu cepten verelim, sadece bu dükkanın kirası çıksın, ona razıyız. Yani ekonomi bu dereceye gelmiş. Bütün bunları gören Rizeli vatandaşlar, artık Rizeli başbakandan önce, Rize'ye hizmet edecek bir başbakan istiyor.
Bizim ayrıcalığımız IMF ile çalışmamaktır
PAZAR53: Refah-Yol iktidarı 11 aylık dönemde neler yaptı, ekonomiyi düzeltti diyebilir misiniz?
ÇOLAK: Refah-Yol iktidarı olarak ne yaptığımız ortada... Bizim sadece konuşmak ya da laf üretmek değil, hizmet yaptığımızı şurada bütün sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler teyit ediyor. İşçi, memur, köylü, emekli, dul, yetim; ne kadar alt tabaka insan varsa onları mağdur etmediğimiz Refah-Yol hükümetiyle belli olmuştur. Bizim ayrıcalığımız, IMF ile çalışmamak, Amerika ve AB kriterlerine uymamaktır.
Sadece öz kaynaklarımızı harekete geçirdik. Bunu geçmiş hükümetin ekonomiden sorumlu Bakanı Kemal Derviş de teyit etmiştir. Derviş, "Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti Refah-Yol hükümetidir. Uygulamış olduğu ekonomik politikalar en büyük politikalardır. Havuz sistemi ülkelerin kalkınması için en büyük modeldir" demiştir. Dolayısıyla biz bunu yapmış olan bir iktidar olarak samimiyetimle söylüyorum, yeniden iktidara gelirsek yine aynı şeyleri başaracağız. Biz bunları yapmışız. Yani hayali ya da hamasi konuşmuyoruz.
Başörtüsüne olan hassasiyetimiz ortadadır
PAZAR53: Birtakım kişiler Başbakan Erdoğan’ın, eşinin başı kapalı olduğu için cumhurbaşkanı olamayacağını iddia ediyor. Parti olarak bu konuya bakış açınız nedir?
ÇOLAK: Başörtüsüne karşı hassasiyetimiz ortadadır. Biz başörtüsünün bedelini ödemiş bir partiyiz. Milletvekili adayımız Meclis’e girdiği zaman kimse bir şey söylememiştir. Nitekim başını açmadan oraya gelmiştir. Milletvekilimizi yemin etmeden azletmişlerdir. Aradan 6 yıl geçtikten sonra bu milletvekilimizin haklı olduğu AİHM kararıyla ortaya çıkmıştır.
Refah ve Fazilet partilerinin kapanma davalarının bir maddesi de başörtüsüyle ilgilidir. Bugün Başbakan bundan bir ay önce Taha Akyol’a: "Biz başörtüsü için söz vermedik" dedi. Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız M. Ali Şahin ise önceki hafta: "Başörtüsü yüzde 2.5'un sorunudur." demiştir. Dolayısıyla bir önceki seçimde bu oyu aldığımız için sorunun kendilerinin sorunu olmadığını söylemiştir. Böyle bir gündemden sonra Sayın Başbakanımızın eşinin başörtülü olması bizim için gurur vericidir. Bunun aksini zaten söyleyemeyiz. Ama başörtüsü ile bu işlerin bitmediğini söyleyebilirim. Önemli olan, zihniyetin nereye hizmet ettiğidir.
En büyük tehlike İran ve buna bizi alet ediyorlar
PAZAR53: Son 2-3 yılda ülkemizde misyonerlik faaliyetlerinin arttığı iddia ediliyor. Misyonerlik faaliyetlerinin bu denli artmasının sebebi sizce nedir?
ÇOLAK: Ülkede misyonerlik faaliyetlerinin olduğunu, bunun Rize’ye kadar ulaştığını basından takip ediyoruz. Bunları göze aldığımız zaman ne büyük tehlikenin içine girdiğimizi görüyoruz. Açıkça söylüyorum; bizi sokakta gezdirmeyecekler eğer İran’a vurulursa... Göreceksiniz en büyük tehlike şu anda İran ve buna bizi alet ediyorlar.
Bugün Irak’ta binlerce insan öldürüldü. O dönemin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı şöyle dedi: "Biz mevcut hükümetten çok memnunuz. Aksi takdirde bu hükümet olmazsa Irak harekatını yapamazdık. Bu büyük bir itiraftır. Şu hükümetin ABD’ye endeksli politikalarıyla beraber bu ülke bir adım daha ileri gitmeyecektir. Çözümün Milli Görüş’te olduğu görülmüştür. İnsanımızı anketlerle kandırma yoluna giderek, Milli Görüş’ü zayıf gösterip safdışı bırakma planları tutmayacaktır. Biz Meclis’e girmek için değil, bu insanları kurtarmak için Meclis’e gireceğiz.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
17 Yorum