• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize -1 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -9 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun 3 °C

SBS

Ali GÜNAY

Çocuk öncelikle çocuk olmak için yaratılmıştır. Steven Harrison

Çocuğun en doğal hakkı; ruhsal, bedensel, zihinsel bütünlük içinde, sağlıklı ve özgürce gelişeceği ortamlarda yaşamak, kendisini keşfetmesine ve gerçekleştirmesine fırsat vermek, mutlu olmaktır.

Uygulanan sınavlar buna uygun mudur?

Hayır.

Sınavlar öğrencilere sürekli stres ve sıkıntı yaşatmakta, okullar adeta dershanelere dönüşmektedir.

Sınavsız eğitim mümkün değildir. Ancak; sınav, eğitimin tümünü kapsamamalıdır.

Sorun sınav değil; sınavların sayısı, sıklığı, biçimi, içeriği ve yöntemidir.

Sınavların amacı; “eğitime ne katar? Sınav niçin yapılır?” gibi sorulara verilen yanıttır. Seçme ve yerleştirme kadar; tanıma, tamamlama, yetiştirme ve yönlendirmeye de katkı yapmalıdır. Bireyi süreç içinde değişim ve gelişimini izleme, eksiklerini tamamlama, bir üst eğitime hazırlama olmalıdır.

Örneğin SBS;

SBS yanı Seviye Belirleme Sınavı neyin seviyesini belirliyor?

Neye göre belirliyor?

Tek merkezden hazırlanan sorularla ülkenin her köşesindeki tüm öğrencileri ölçmek doğru bir uygulama mıdır?

Bu sınav sistemine uygun fırsat eşitliği, eğitim olanakları sağlanmış mıdır?

Her yerde aynı oranda, aynı tempoda eğitim verilmekte midir?

Eğitimde tüm sorunlar çözüme kavuşmuş mudur?

Tüm okullarımızda sınıf öğrenci mevcutları istenen ideal düzeye gelmiş midir?

Öğretmen açığı kapanmış mıdır?

Okullaşmada hedefe ulaşılmış mıdır?

SBS’den benim anladığım; öğrencilerin önce sınıf içi, şubeler arası, okullar ve ilçe düzeyinde diğerlerine göre seviyesinin belirlenmesidir. Eğer bir il içinde tüm okullarda aynı düzeyde eğitim olanakları yoksa burada SBS yapmak bile çocuklarımıza haksızlıktır.

Ayrıca SBS yapılırken sonuçların öğretmen ve idareden başkasının bilmesi doğru değildir. Velilere toplantılarda bilgi verilebilir. Çocukların sonuçtan haberdar olması onlara yarardan çok zarara getirir. Moral bozar. Motivasyonu düşürür.

SBS yapılırken baskı da yapılmamalıdır. Öğretmen baskı yaparken bu sınavın “öğrencinin seviyesini belirleyen bir ölçüt” olduğunu daima aklında tutmalıdır.

Genelde Sınav neyi ölçer

Mevcut durum ne?

Çocuklarımızın muhatap oldukları ve at yarışı gibi bir birleri ile yarıştırıldıkları bir sürü sınav çeşidi vardır; SBS, Karşılaştırmalı Sınavlar, STS, OKS, ÖSS, ÖSYM ve KPSS. Amaç öğrencilerimizin başarı derecesini ölçmektir, Amaç bu ya, yöntem sakat.

Şöyle ki;

  1. Sınav neyi ölçer? Ezber bilgiyi. Ezber bilgi de hafızada tutma, hatırlama katsayısını belirler. Burada düşünceye pek iş düşmez. Bu sınavın yararı ancak sınav heyecanını gidermekten başka bir şey değildir:
  2. Okulların tümü aynı amaçla, aynı kategori ile yarıştırılır. Hâlbuki okullarımızın öğretim durumu aynı kategoride değil. Bir kısmı Anadolu, Fen liseleri ve diğer kısımlar da düz ve meslek liseleridir. Bu okullar kitapçıklarındaki soruların değişiklikleri baz alınarak aynı kategoride yarıştırılmaz. Fırsat eşitliğine aykırıdır. Hele meslek liselerine teorik olarak başarılı öğrenci gelmez. Aynı kategoriye muhatap olduğunda otomatikman başarı ortalaması düşer.
  3. Sınavların sık aralıklarla yapılması, puanlarının not olarak değerlendirilmemesi, her sınavda para için yapılıyor imajı yaratılması, arada bir de olsa hatalı soruların çıkması ve uygulamalarda görülen laçkalıklar sınav ciddiyetini zedelemektedir. Sınavların formalite olduğu anlayışı doğmaktadır.
  4. Sınavların bir sene yürürlükte kalması ve daha sonra kaldırılması, velilerin sınavlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması da olumsuz düşüncelerin doğmasına sebep olmaktadır.

Nasıl olmalı?

  1. Başta ölçme ve değerlendirme sistemini masaya yatırıp, pedagojik ve insan yeteneklerini ortaya çıkaran bir sistem üzerinde çalışılmalıdır.
  2. Okullar kategoriler halinde kendi eşdeğer okullarla yarıştırılmalı, fırsat eşitliğine özen gösterilmelidir.
  3. Daha az zaman aralıklarla sınav yapılmalı, puanların not olarak değerlendirilmesine imkân verilmelidir.
  4. Deney, gözlem, sentez ve yorum yapabilen, akılcı, araştırıcı, üretici ve yaratıcı bireylerin yetişmesini sağlayan bir eğitim-öğretim uygulanmalıdır.

Geleneksel olarak ezbere dayanan, kuru bilgi yüklemesi yapan, kişiyi dar kalıplar içerisinde düşünmeye yönelten, yetenekleri ve zihinsel gelişimini körelten ve bilgi yükünü ölçen süzgeçlere dönüşmüş bir sınav sistemi vardır.

Okulda; ezber, bilme, not alma oluyor. Öğrenme ve anlama olmuyor. Üretme, bildiklerinden bilmediklerine ulaşma olmuyor.

Ezbercilik sistemi; köşe dönme, kısa yoldan para kazanma, her şeyin püf noktalarını öğrenme, kopya çekme, taklitçilik ve hedefe en kısa, seri yoldan ulaşmayı özendirir. Bu sistemde değerlendirme, sürece değil sonuca ve verime yapılır.

Eğitimde değişim önemlidir. Önce aynaya kendimiz bakmalıyız. Velilerimiz ile birlikte değişimi sağlamalıyız. Bu sadece sınavların yaz-boz tahtası gibi sürekli değiştirmekle olmuyor. Disiplin yönetmeliğinden, kıyafet yönetmeliğine, ders dışı etkinliklerinden törenlere kadar yaratıcılığı yok eden, kişilik ve kimlikleri örseleyen, bireyi şablonlara hapseden her tür kısıtlayıcı engel ortadan kaldırılmalıdır. Sağlıksız ve mutsuz gençlik yaratılarak onların ve ülkemizin geleceği karartılmamalıdır.

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40