• BIST 90.383
  • Altın 145,437
  • Dolar 3,5943
  • Euro 3,9036
  • Rize 9 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 9 °C
  • Trabzon 8 °C
  • Samsun 8 °C

Şiddeti şiddetle kınıyoruz!

Bilge FIRAT

8 Mart kadınlar gününü geride bıraktık. Gerçi yıllar oluyor “kadın” olgusunu geride bırakalı.
Kadına şiddetin arttığı günümüzde, kaba saba insanların şiddetini şiddetle kınamak adına fotoğraflar çekilmekte, yazılar yazılmakta, haberler yapılmakta, tv kanallarında filmlerde, dizilerde konu edilmekte. İnsanların bir şeyler yapmaya çalışmalarına, bu konudaki samimiyetlerine son derece güveniyorum. Lakin gerek eşine, gerek çocuklarına şiddet uygulayan bir caninin iki üç fotoğrafla, yayınla “insanlığını” hatırlayabileceğine inanmıyorum.

Haberlerde denk geliyoruz, her kesimden birileri çıkıp rahatlıkla hanımına şiddet uygulayabilmekte, şiddetten öteye gidip ölümüne neden olabilmekte. İçimizde bu kadar katil adayı varken, biz kadınlarımızı ve çocuklarımızı koruma altına alamıyoruz, öyle mi?!  Hain olup imralıya mı düşseydik dedirtir cinsten bir durum bu!

Bir hırsızlık durumunda “elini kessinler” diyen bu kaba saba insanların kendileri, korunmaktan aciz bir kadına şiddet uyguladıkları zaman düşünüyorum da onlara ne yapmalı?!
Bir de neye gülüyorum biliyor musunuz? Kendi evinde terör estirip, hanımına, çoluk çocuğuna şiddet uygulayan “adamların!” bu tarz olaylarda dışarıya kendini çok medeni(!)göstererek yorum yapmalarına. “bir erkeğe yakışmaz kadına vurmak” diye diye gerilen bir çok dengesiz biliyorum…
Geçtiğimiz günlerde Rize’de mobese kameralarına yakalanan bir görüntüyü izlerken, bir adamın hanımına tokat atmasına şahit oldum. Etrafta dolaşan iki üç adamın “dur ne yapıyorsun” tepkisini göremeden, öylece seyrettiler.  Bulunduğum ortamda bu konuyu konuşurken, bir abimin “ayıptır ya, olur mu öyle şey, o kadar insanın içinde kadına vurulur mu!? Çek kuytu bir yere, orda vur vuracaksan” demesi kanımı dondurdu!  Evet, biz böyleyiz, şiddete karşı değiliz sadece şiddetin getirdiği ayıbın görülmesine, birileri tarafından yadırganmamıza utanıyoruz. O kadar-cık! Hani insanız ya?! Utanmayı biliyoruz ya…

Toplumumuzda aile içerisinde erkeğin yeri ayrıdır. erkek evlat, baba, dede, daha kundaktaki erkek bebek bile bir güvence bilinir. Güvence bildiğiniz bir insana güvenememenin kadınları kalabalık aile ortamlarında yalnız bıraktığına inanıyorum. Kadınlarımız bu kadar yalnız ve savunmasız bırakılmışken, kaba kuvvet uygulayıcısı bir takım insanların da bu kadar başıboş bırakılmış olmasına hayretler ediyorum.
Eşinin şiddetine maruz kalan, korkup şikayet edemeyen kadınlarımızı anlamıyor da değilim. Hadi diyelim bir cesaret edinip şikayette bulundular. Sonrasında çözüm nedir?! “bozmayın aile düzeninizi, hadi kızım affet!” , “canım karım beni affet, söz bir daha olmayacak” yalanları… sonrasında eğitilmeyen bir caninin hanımını vahşice öldürmesine seyirci kalmamız…

Şiddeti sadece kadına yönelik görmemek gerekir. Bir kadına şiddet uygularken onun çocuğuna, annesine de şiddet uygulamış olursunuz. Kadına şiddet uygulayan erkeklerin,  çocuğuna şiddet uygulayan anne babanın yada birilerine şiddet uygulamayı kendine “hak” gören insanlık özelliklerini kaybetmiş her insan görünümlünün hızla özüne geri döndürülmesi gerekmekte. Şiddet sadece erkeğin değil, güçlü olanın değil, “aciz” olanın “sadist” olanın kendisini ortaya koyduğu durumdur. Bir büyük küçüğüne vururken, bir erkek kadına vururken, bir kadın bir çocuğa vururken, bir çocuk başka bir çocuğa vururken, on kişi bir kişiye vururken… Hem şiddet sadece darp etmek midir?

Eğitim şart!!!
Eğitim birkaç okul bitirmekle olan/olacak bir şey değil. Kalbinde irin bulunduran, “inançsızlık” taşıyan herkesin özüne dönmesi gerekir.
Daima insanları sık boğaz etmiş, şiddet uygulamış, iyi sözlerde bulunmamış biri yıllar sonra kendi evladından aynı şeyleri görünce şaşırmamalı. Kendi ekinidir karşısına çıkan. Ne sunuyorsanız karşınızdakine onu alıyorsunuz avuçlarınıza.

Maneviyatın olmadığı bir yerde elbette insanlar maddiyata bakıp şekil değiştirecek. Maddiyatın olması bir dert, olmaması ayrı dertken. Neden insanların maneviyatına yönelik bir şeyler yapmak düşünülmüyor. Maneviyatımızı kaybettiğimiz için bugün bu konuları konuşmuyor muyuz!?

Rabbim içlerimizi aşkıyla doldursun, öyle ki konuşacak, düşünecek, yaşayacak başka hiçbir şey bulamayalım inşallah.

  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40