• BIST 108.489
  • Altın 151,105
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Rize 18 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 16 °C
  • Samsun 16 °C

SİYASAL MÜCADELEDE AŞK

Osman KAYA

 

İnsanın içinde bulunduğu toplumsal yapıda her şey siyasetle ilgilidir. Siyasetin dışındaki alan neredeyse yok gibidir ki , bunun aksini iddia edenler aslında egemen siyasete entegre etmekten başka bir şey yapmazlar... Yani siyasal olarak ele almayalım bu konuyu derken aslında söylenen şudur:Muhalif siyaset yapmayalım... egemen siyasal yapıyı referans kabul edelim... bunun dışındaki siyaseti reddedelim...

Fakat aklı başında olanlar ve onurlu , ahlaklı yaşamı temel ilke olarak kabuledenler asla bu oyuna gelmeyecektir.. Çünkü siyaset her şeyde vardır ve herşey siyasetin bir yönü ile ilgilidir.

İnsanlığın en kirli yönlerinin toplandığı rejim olan kapitalizme karşı mücadele edenler onurlu insanlardır... Ahlaklı insanlardır... sert insanlardır... ve en önemlisi de bu mücadeleyi verenler, mangal gibi yüreklerinde aşkın en derin yönlerini saklarlar.

peki siyasal mücadelelerde aşk var mıdır ve aşk bir siyasal aktivisti ne düzeyde etkiler?

Siyaset dört şey için yapılır:

1-para
2- makam
3- karşı cins

Bu üç şey için siyaset yapanlar basit , ruhsuz, insanlardan nasibini alamamış ve hatta daha ileriye giderek söylüyorum alçak insanlardır.

4. sü ise onurlu insanların yaptığı siyaset tarzıdır ki işte mangal gibi yüreklerinde aşkı taşıyan yüksek karakterli insanlar bunlardır..

Bunlar siyaseti aşkla, aşk için, aşkın ateşiyle yaparlar... Çoğu genç yaşlarında daha gün yüzü görmeden ipe gitmişlerdir... zindanlarda çürümüşlerdir... işkencelerde katledilmişlerdir....

Bunların hayatları aşkın ateşinde dövülen bir demir parçası gibidir,,, zulüm vurdukça bu ehl-i aşka daha bir kıvama gelir bunlar... hayatları davalarına adanmıştır... kaypaklık nedir bilmez bunlar...isteseler , bu kirli düzenin en yüksek noktalarına gelebilecekken, onlar bu kirli düzenin verdiği her türlü rüşveti ellerinin tersiyle itecek kadar yüksek bir karakter taşırlar...

Ve bunlar, ve bu ehl-i aşk, bir sevgili gibi sevdikleri insanlığa ve ülkeye hiç bir karşılık beklemeksizin hayatlarını bir demet çiçeği sunar gibi sunmuşlardır ya da sıraları geldikçe de sunacaklardır...

siyaset işte bu ehl-i aşkın eline geçerse, insancıl, ahlaksal niteliklere sahip olur... Yoksa şarlatanların, kaypak ve yalancıların elinde değil.

Bunlar delikanlı oldular...Genç kız oldular.. tertemiz bir sevdayla vuruldular sevgililerine.. ama sevdiklerinin ellerinden bir kere tutamadan, bir kez öpemeden canlarından çok sevdiklerini , ayrılıverdiler bu dünyadan... kimi bir sokağın kuytu köşelerinde kimi bir zındanda, kimi dar ağacında , kimi de gün yüzü görmedikleri bu hayatın armağanı olan kanserli bir ciğerle kan kusarak...

Ama ne gam... ne yüksek bir aşkla donanmışlardı.. bu aşk ne yüksek şeyler kazandırmıştı bunlara, bu kadar kazanılmışın yanında kaybedilmiş olana dönüp te kim bakar?

Sevgililerine beyaz gelinlik giydiremediler belki bunlar ama, yarın insanlığın giyeceği gülden gelinlikte bunlar da en önemli pay sahibi olacaklardı...

Aşkla siyaset tam anlamıyla iç içedir.. Her siyasal yapı kendi aşk tarzını üretir... Kimi aşkı onurlu bir şekilde yaşatır .. kimi ise pezevenkliği aşk diye sunup pazarlar...

Kapitalizm işte tam anlamıyla ikinci konsepti sunar insanlığa... aşk,tüketim çılgınlığının bir payandası, kalleşliğin kahbeliğin , adam satmanın aşk diye satmanın pazarlamanın adıdır bu rezil anlayış ve rejim...

siyaseti aşkla yapanların özlediği dünya ise şu mısralarla özetlenebilir:

Kosmosda bizden başka düşünen var mı
var
bize benzer mi
bilmiyorum
belki bizden güzeldir
bizona benzer mesela ama çayırdan nazik
belki de akarsuyun şankına benzer
belki çirkindir bizden
karıncaya benzer mesala ama tıraktörden iri
belki de kapı gıcırtısına benzer
belki ne güzeldir bizden ne de çirkin
belki tıpatıp bize benzer
ve yıldızlardan birinde
hangisinde bilmiyorum
yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz
hangi dilde bilmiyorum
yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz onunla
Tovariş diyecek
söze bu sözle başlayacak biliyorum
Tovariş diyecek
ne üs kurmaya geldim yıldızına
ne petrol ne yemiş imtiyazı istemeğe
Kola-kola satacak da değilim
selamlamaya geldim seni yeryüzü umutları adına,
bedava ekmek ve bedava karanfil adına
mutlu emeklerde mutlu dinlenmeler adına
"Yarin yanağından gayrı her yerde her şeyde hep beraber"
diyebilmek adına
evlerin
yurtların
dünyaların
ve kosmosun kardeşliği adına

NAZIM HİKMET

Biz aşk ehliyiz dostlar... bizim siyasetimiz de bize benzer...aşkız... aşkın ete kemiğe bürünmüş şekliyiz... sadece sevmemizle değil sevgiliyi... yememizle, içmemizle, gülmemizle, gümbür gümbür dövüşmemizle ve siyasetimizle de aşkız... ve and içtik ki biz... varoldukça yeryüzü üstünde , nefes aldıkça ciğerlerimizden... her daim aşk kalacağız...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40