• BIST 89.573
  • Altın 146,325
  • Dolar 3,6382
  • Euro 3,9067
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 16 °C

Siyasetmatik

Bilge FIRAT
Son hızla önümüzden geçiyor günler…
Ülke gündemimiz de aynı hızda akıp gidiyor gözlerimizin önünden.
Ne kadar içerisindeyiz oluşturulan bu tartışmaların, ne kadar gerisinde kalmışız?
Düşünmekten ziyade, dinleyip yorumlamaktan ziyade herkes konuşmayı seçiyor kendine…
Her vatandaşın hakkıdır konuşmak, fikirlerini kimseye zarar vermeden aktarmak. Kimsenin özgürlüğünü kısıtlamadan, fikirlerine, davranışlarına, değerlerine zarar vermeden(!)
Şöyle bir dönüp bakalım geride bıraktığımız son birkaç zamana…
Ne kadarda hararetli tartışmaların içinden kopup gelmişiz öyle, hâlâ daha aklımızda konuşulması gereken onca konu varken!
Yine konumuz İslam dininin emri; BAŞÖRTÜS܅
Bir “bit yeniği” çıkacak bunun içinden diye tartıştığımız çok oldu dostlarla… Haliyle öyle olmadı da değil hani…
Askerimiz K.Irak’ta hainlerle günlerce çatışırken, ülkemizin sınırları içerisinde bu operasyondan çok İslam Dinimizin emrini, Rabbimizin emrini tartışıp durduk… Hepimiz MÜSLÜMANDIK oysaki (!)
Bu tartışmalarda herkes haklı! Bunlara tartışma diyebilirsek tabi…
Herkes haklı,
Herkes doğru…
Yanlışçılar kim, bir türlü çözemedik!
Bu yanlışı kim yaptı bizlere, bir türlü göremedik!
“Başınızı açıp okuyacaksınız” denildi vatanın öz evlatlarına. Oysaki onlarında hakkıydı başı açık okumayı tercih eden vatanın diğer öz evlatları gibi eğitim öğretim almak…
Zaten “Özler” arasında bir sorunumuz da yok! Yan yana aynı sıralarda oturmaktan, ders almaktan… Hayatı aynı ülkede adımlamaktan onur duyuyoruz…
O zaman rahatsız olanlar kim?
Haliyle bu hoşgörüyü sindiremeyenlerin, doğuştan bu yana RAHATSIZ olduğunu düşünmemiz en doğal hakkımız değil midir? Bu olaylardan RAHATSIZ olanlar da onlar değil mi zaten? Doğdukları andan itibaren diğer insanlara düşman kesilen kaç grup var ki dünyada?
Aynı şehirde, aynı kaldırımları adımlıyoruz. Aynı marketlerden, aynı markaları satın alıyor, aynı fırınlardan aynı ekmeği yiyoruz… Aynı okuldan neden mezun olamayalım ki!
—Okumak istiyorsanız BAŞINIZI AÇACAKSINIZ.
— Nasıl yani? Rabbimin emrini, kişisel tercihimi… Sırf birileri istedi diye!
Sırf benim dinime yüreğini vermemiş birkaç kişi beni öz vatanımda bu şekilde kabullenemedikleri için onların isteğiyle OKUMA HAKKIMI MI TERK EDECEĞİM(!) Yahut eğitim hakkımı alabilmek için; kişisel tercihimi, dinimin bendeki en büyük emanetini kapı önünde bir askıya mı asacağım?(!)
Olayı bir anda tersine döndürelim hadi…
Ve tüm sabrımız hoşgörümüz ortaya çıksın, ortaya çıksın da kim daha ileriye bakıyor, kim bu ülkenin huzuru için sıkıntılara katlanıyormuş görelim…
“— Yarın ülke geneli tüm üniversitelerimizde baş açık öğrenciler okullara alınmayacak” deme cüretini gösterdi birileri diyelim… (asla öyle bir niyetimiz olamaz)
Birileri gibi, gözlerimizi kapadık insanların masumiyetlerine ve tüm açık kardeşlerimizin elinden okuma haklarını aldık…
Ne kadar gaddarca bir tutum bu böyle… Yazarken dahi yüreğim el vermiyor. Kaldı ki bizler kimiz? İnsanların okuma haklarına engel olmak için sokaklarda gereksiz tepkiler gösterelim, okul kapılarında, en özgür fikirlerin çıkacağı bu binalarda özgürlüğünü yaşamak isteyenlerin önüne birer duvar gibi güvenlikle sorumlu insanları dikelim…
KİMİN NE HADDİNE!
Böyle bir engelle açık kardeşlerimiz karşı karşıya kalsa, KAÇIMIZ SUSARIZ…
Bir hayal edin… Ve tüm insaniyetlerini omuzlarında taşıyan, başlarındaki örtüyü Nene Hatun gibi DİNİN EMRİ bilen kardeşlerimizin sizlere ne kadar da hoşgörülü davrandığını tespit edin.
Bizler hoşgörülü davrandıkça çığırtkanlar başka konu bulup, konular arası ülke evlatları üzerinde gizliden gizliye yıkıcı darbeler yapmanın peşindeler.
Dün CUMHURİYET elden gitti diye sokaklara dökülenler(bir kısım), bugün insanların özgürlüklerine gölge olmaya çalışıyorlar. Dört bir yandan sıkıştırmaya çalışıyorlar bizleri. Gidebileceğimiz alanları kapatıp, içerlerinde hapsolmamızı istiyorlar. TARİH HEP ESARET ZİNCİRLERİNİN KIRILMALARINA ŞAHİT OLMUŞTUR. Öz vatanımızda kimseye esir olmaya, bileklerimize esaret zincirini taktırmaya niyetimiz YOK! Öyle sokaklarda ona buna laf atmakla, pankart tutmakla kurtulmuyor bu vatan! Vatanı sevmek; vatanın evlatlarına engel olmaktan ne zamandır geçer oldu!
—Ya zaten bizim dinin emrine bir kastımız yok/mı acaba?
Siyasi amaçlı kullanıyorlar başörtüsünü, karşıtlıkları onlara/ imiş!
Başörtüsünü kimin siyasi, kimin dini emir olduğu için kullandığına hangi organ karar veriyor. Hangi jüri!
Siyaset üniversitelere girmemeli elbette, de…
Başörtülü bacılarımızın battığı gözlere, beyinlerinde vatanı bölme düşüncelerini taşıyan kandırılmış bir gençlik BATMIYOR MU?
“Siyasetmatik” kurulsun üniversite kapılarına…
Kapıdan içeri girerken tüm beyinleri okusun, eleme yapılacaksa kapılarda… HERKESE YAPILMALI. HAK EDENE OLMALI bu yasaklamalar. Simgelere takılanlar, başörtüsünü tek simge olarak görenler(ki asla simge değildir), imgelerle meydana gelecek ZARARLARI göremiyorlar mı?
Bu basbayağı, çarpık siyasi fikirlerin üniversitelere girebilmesi için hazırlanan bir zemindir!
Siz tutun bütünlük içerisinde ayrımcılık isteyenleri okutun, BÜYÜTÜN… Belirli makamlara getirin… Bunlar okurken hiç biriniz rahatsız olmayın, velâkin dinin emrini siyasi görün…
Kocaman bir “HELAL” diyesim geldi.
Bu ne cüret, ne celâl!
Bu anlamsız tartışmalara, gereksiz yasaklamalara kısa süre içerisinde vatandaşımızın GERÇEKLERİ GÖREREK, ÖZLERİ GÖRÜP TERCİH EDEREK son vereceğine inanıyorum.
Bu vatanın konuları, BU VATANIN İNSANLARINI İLGİLENDİRİR. Bu vatanın iyiliği için çalışanları İLGİLENDİRİR. Ayrımcılık yapmaya çalışanları, ülke içerisinde bölünmeleri isteyenleri ALAKADAR dahi etmez… (Oyuna gelmeyeceğiz)
Gözler önündeki siyasi simgeleri görüp de görmemezlikten gelenler, “siyasi sözleriyle” kimleri yermeye çalışıyorlar! HAYRET…
Yasağğğ!
Hep bu vatanın anasına, bacısına, babasına, evladına mı YASAĞĞĞ!
Şu kısacık günlerde, oynanan şu kısacık oyunun, insanları üzmekten öteye gitmediğine hepimiz şahit olduk.
İnsanları üzebilecek yürek birkaç toplumda mevcuttur… Hangi toplumun mensubusunuz?
Ha oldu, olacaktı derken... Vatanın Özleri her şeyi gönül rahatlığı içerisinde kabullenmiş, başörtülüyle, baş açık iki sınıf arkadaşı büyük bir huzur içinde derslerine adapte olmuşken! Kimlere ne oldu da her şey eskiye döndü. Kimler kurdu bu karmaşa düzenini böyle!
Bu siyasetmatik çarkını kimler döndürüyor parmaklarında.
…….
Çok güzel günlerdeyiz, tarihimiz için çok önemli günlerin devrindeyiz… Şanlı onurumuzu her sene aynı dinçlikle yaşıyoruz, isteyen istediği kadar gölge olmaya çalışsın. BİZ BİZİ BİLDİKTEN SONRA…

Son olarak;
“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? ŞAŞARIM!”

Rahmetli Mehmet Akif ERSOY ve bu vatan için kanını, gözyaşını akıtmış tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet… Bu yolda hazır kıt’a beklemekte olan, VATANIMIZIN BÖLÜNMEZLİĞİNİ HER TAŞA AYRI AYRI KAZIYAN kardeşlerimizi, analarımızı, babalarımızı Allah’a emanet ederim…
Selam ve dua ile…
  • Yorumlar 32
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40