• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • Rize 21 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • Trabzon 19 °C
  • Samsun 21 °C

Siyasette yeni girişimler üzerine

Sadık HÜR
Çok değerli Mehmet Bekaroğlu’nun, köşe yazısında Ertuğrul Günay ile yürüttüğü çalışmalarla ilgili düşüncelerini okurlarla paylaşmış.
Konu dikkatimi çekti. Çok zamandır Türkiye’de kalıplaşmış bazı siyasi düşünceler var. Bir türlü yenileri ortaya çıkmaz oldu.
Sağolsun Bekaroğlu yeni bir düşünce ile bu açılımı gerçekleştirerek “Solcu Müslüman olur mu?” sorusuna yanıtla başladı yazısına.
Solculukla kastedilen sosyal olmaksa bütün Müslümanlar sosyal olmak zorundadır.
İslamiyet cemaat ve cemiyet dinidir.
Bunun Türkçesi de sosyaldir.
Eğer bir inanç sahibi sosyal ise dinin gereğini tam anlamıyla yerine getiriyor demektir.
Eğer bir insan işçiyle, halkla paylaşmayı beceren bir Müslüman patron ise en iyi insan ve müslümandır.
Zaten Müslümanlık insanlıktır. İnsanlar da sosyal birer varlıktır. Bu çıkış ülkede yankı bulacaktır.
Büyük bir ayrımcılığı ortadan kaldıracak, kutuplaşmayı önleyecektir.
Sağ veya solu cihet anlamında kullanmak ise sadece insanları bölmek içindir.
Sen Galatasaraylı ben Fenerli deyip tefrikanın tohumlarını ekenler bu çıkıştan rahatsız olabilirler.
Bundan rahatsız olacak başka gruplar da çıkacaktır.
Fikri düşüncesi, çalışması ve gelişmesi olmayan sözüm ona bilim adamlarının, karanlıkta kaldıkları halde aydın diye geçinenlerin, başörtülü-başörtüsüz diyerek YÖK adına ilimden irfandan uzak işlerle meşgul olup ülkenin kalkınmasını engelleyenlerin, kökleri başka topraktan nem alanların, besinlerini başka bitkilerden temin edenlerin, ülkenin yerinde saymasına sebep olmaktan başka işleri de olmayacaktır.
Gerçek bilim adamları ülkenin kalkınmasını sağlamak zorundadır.
Ekonomide, siyasette, düşüncede yeni buluşlar yaparak bürokratların teknik adamların ve yöneticilerin önünü açarak bilimin doğrularını uygulattıracak olanlar gerçek bilim adamlarıdır.
Ülkemizin kalkınmasının başka yolu yoktur.
Gelişmiş bütün ülkelerde kalkınmayı gerçekleştirenler ne siyasetçiler ne de bürokratlardır.
Siyasetçi de bürokrat da önlerine konan doğruları uygulamakla görevlidir aslında.
Biz de bilimin ışığında gerçeklerle buluşup kalkınmanın yöntemini ortaya koymak zorundayız.
Aksi halde yerimizde saymaya devam ederiz…
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40