• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 11 °C

SİZCE HANGİSİ ?

Muazzez TİKBAŞ

 

       Ebeveynler çocukların gerçek ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayan,onlara yol gösteren,yardım eden,gerektiğinde kural koyan ve kuralları uygulayan koruyan,destekleyen,eğiten ilk öğretmenleridir.

       Ebeveynlerden sonra okul,sosyalleşme sürecinde ikinci temel toplumsal kurum olma özelliğini taşır.Öğretmenler çocukları etkilemede ebeveynlerden sonra ikinci derecede önemli role sahiptirler.Öğretmenin okuldaki sosyalleştirici rolünün büyük olmasının yanı sıra anne-babaların rolünün çok daha önemli olduğu tartışılmaz bir gerçektir.Çocuğun sosyal çevresini oluşturan aile,arkadaşlar,çevre ve okul çocuğun toplum içindeki duruşunu ve tutumunu etkiler.Sosyalleştirici kişiler olarak ebeveynler ve öğretmenler çocukların çevresindeki norm ve değerlere uygun davranışlar,alışkanlıklar kazanmasında etkili rol oynamaktadırlar.Çocukların çalışması,başarması,güzel davranışlar geliştirmesi,becerilere sahip olabilmesi,yeteneklerini geliştirmesi takip ve ilgi ile olur.Bu görev bazen sadece öğretmene yüklenir ve hepsinin başarılması öğretmenden beklenir.Oysaki öncelikli olarak ebeveynlerin verdiği  aile içi temel eğitimle çocukların karakter özellikleri,alışkanlıkları şekillenir.Alışkanlıklar ruhu esir alır,yönlendirir.Böylece daha küçük yaşlarda iyi ve kötü alışkanlıklar edinmeye başlanır.Aile içi eğitim,çevre , öğretmen ve akran gurubu derken bireyin kimliği ortaya çıkar.Çocuğun çalışma,konuşma,yeme,uyuma,okuma ve bunun gibi sayabileceğimiz pek çok alışkanlığı küçük yaşta edinmesi kolaydır ve bir süre sonra bu alışkanlıklar kabuklaşır, geçit vermeyen dağlara dönüşür.Benjamin Dizraeli’nin bir sözünü burada paylaşmak isterim, ‘’ Alışkanlıkların zincirleri önce duyulmayacak kadar hafif sonra kırılmayacak kadar hafif olur.’’ İşte bu nedenledir ki gerek toplumsal çevre gerekse akran çevresiyle belli başlı alışkanlıklar edinmiş ergenlik çağına gelmiş gençleri eğitmek zor ve aşılması gereken sosyal bir problemdir. Edindikleri   kötü  alışkanlıklar başlangıçta  eğitimle bir miktar törpülenebilir. Ancak tamamen aşmak sabır ve süreç gerektirir. Bu durum göz önüne alınarak gençlerin kişisel gelişimlerinde ebeveynlerin sözbirliği ve işbirliği yapması gerekli ve önemlidir.

    Çocuklara ve gençlere her ne kadar kendi kararlarını verme özgürlüğü tanınsa bile iyi bir aile ortamı daha iyi seçimlerin yapılmasında ve daha az risk alınmasında etkili rol oynar.Sıcak bir aile ortamı gençleri suç işlemekten,alkol ve diğer zararlı alışkanlıklardan,kötü arkadaş ilişkilerinden,özgüven eksikliğinden ve başarısız olma korkusundan korur.

    Ergenlik değişim ve yeni bir döneme geçiştir. Çocukluk ve ergenlik döneminde sunulan eğitim bir toplumun genel yapısını oluşturmada çok önem taşır.Bu toplumsal yapının güzel olması bugünümüz ve yarınlarımız için gerekli ve kaçınılmazdır.Bundan dolayıdır ki ebeveyn  olarak,öğretmen olarak,arkadaş olarak kısaca toplum olarak eğitimdeki görevimizi ve etkimizi bir kez daha düşünelim!

                                                                                   Muazzez TİKBAŞ

                                                                                İngilizce Öğretmeni     

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40