• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 19 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 12 °C
  • Trabzon 18 °C
  • Samsun 19 °C

SORU SORMA HAKKIMI KULLANIYORUM

Seyfullah FIRAT

Kendimi Türk hissetmekten ve Müslüman olmaktan dolayı onur ve guru duyarım. Müslüman bir milletin evladı olma şerefini bizlere lütfeden yüce rabbime hamd ederim. Mensubu olduğum milletimin geçmişindeki muhteşemliğiyle, tertemiz mazisiyle de iftihar ederim.

Türk milleti ordu millettir yakıştırma ve benzetmesinden büyük bir haz alırım ve kendimi her an savaşa hazır bir asker olarak hissederim. Nasıl ki vatani vazifesini yapan evlatlarımız 15 ay boyunca resmi askerlik görevlerini yapıyorlarsa, bendeniz de koca bir ömür kendimi her zaman sivil bir asker olarak kabul ederim ve bu hislerle yaşarım.

Çocukluğumdan beri ne zaman silahlı bir asker görsem onunla iftihar eder ve onunla sonsuz bir güven duyarım. Askere baktığım zaman onun şahsında hep kendimi görmüşümdür. Onun duruşuna, elbisesine ve silahına gıpta ile hep bakmışımdır. Askere olan bu yakınlığımdan dolayıdır ki, can dostlarım arasında asker kökenli çok sayıda arkadaşlarım vardır.

Yıllardan beri yazı yazan bir insan olarak, özellikle son yıllarda yazdığım yazılarımın çok büyük bir ekseriyeti ordumuzla ilgili olmuştur. Ordumuza karşı çok ahlaksızca saldırılan yapıldığını, ordumuzu imha etmek isteyen şer odakların değişik akıl oyunları kurduklarını, Türkiye’yi işgale hazırlamak isteyen teslimiyetçi takımının sistemli bir şekilde ordumuza saldırdığını en yüksek seviyede dile getirmekten geri durmadım.

Teröre kurban verilen asker evlatlarımızdan dolayı zaman oldu akıl sağlığımı kaybedecek ölçülerde acılar hissettim ve günlerce uyku uyumadan gözyaşı döktüğüm gecelerim oldu. Güneydoğuda görev yaptığım yıllarda her yerde ve her zeminde kardeşliğimizden bahsettim, kardeşliğimizi sabote etmek isteyenlerin kötü niyetlerini ve arkalarındaki odakları anlatmaya çalıştım.

Türk askerinin dünyanın en şerefli askeri olduğuna inandım ve bu inancımı hiçbir şartta asla sorgulamadım ve bugüne kadar tek laf etmedim.. Ancak şimdi gelinen noktada ilk defa askerimi sorgulamak zorunda kalıyorum ve sayın genelkurmay başkanımıza soruyorum.

Sizler terör bölgesine gönderdiğiniz komutanları veya subaylarımızı gelişi güzel mi seçip oralara gönderiyorsunuz? Çok yeteneksiz kimselerin söz konusu bölgede zaman zaman görevlendirildiği duyumlarımız oluyor. Paşamızın son açıklamaları bu duyumlarımızı doğrular türdendir.

Herkes kabul etmek zorundadır ki, insanlar farklı yeteneklerle donatılmıştır. Herkes belki asker olabilir ama herkes terörle mücadele edebilecek asker olamaz.

Termal kameralara yansıyan 200 kişilik insan görüntüsünü nasıl olur da bir paşamız kaçakçı veya çoban diye niteleyip hafife alabilir? Velev ki kaçakçı olsunlar. Görüntüye çıkan gurup kaçakçı bile olsa bu 200 kişiyi takibe almak zorunda değil miyiz? Biz ne kadar iyi niyetli olursak olalım başka birileri siz kaçakçılarla ortak mısınız sorusunu söz konuşu paşamıza sormazlar mı?

Ne yapılmak istendiğin derin şüphelerimiz var. Askeri sırları çantalarla gazetelere servis edenler, terörist ordusunu çoban diye es geçenler, birçok operasyonda düşmanı imha etme noktasında askere izin vermeyen komutanlar var gibi dedikoduların ayyuka çıkması sizleri rahatsız etmiyor mu?

Sanki gizli bir el sizlerle birlikte binyıllık geçmiş olan ordumuzu imha etmek istiyor ve birileri de bu şeytanca oyuna alet oluyor gibimize geliyor.

Ordumuzun cami bombalamayı planladığını söyleyebilecek kadar birileri ileri gidebildiler. Bu alçaklara birileri veya sizler cesaret vermiş olmalısınız. Kahramanca mücadele veren şerefli subaylarımızın bir kısmı içeri tıkılmış diğer bir kısmı ise onuruna yedirememiş ve kafasına sıkmıştır. Bütün bunlar bu memlekette cereyan ederken bir takım kimselerde kıs kıs gülebilmişlerdir.

Ülkenin en güvenilir kurumu olan kahraman ordumuz ülkenin en güvenilemez kurumu haline getirilirken, bu konularda çok ciddi bir kara propaganda yürütülürken, sizlerin yapmanız gereken bir şeyler yok mudur veya bir şeyler yapmak için bilerek mi geç kalıyorsunuz? Sizlerden bir istirhamımız var. Lütfen ama lütfen, bu milletin ordusunu geri veriniz.

Ordunun başkomutanı olarak sayın paşamız bu konularda millete inandırıcı açıklamalar yapmak zorundadır. Aksi halde ayaklarınızı süsleyen o cicili bicili ayakkabılarınızı bile çok arayacaksınız. Bizden hatırlatması sayın paşalarım.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40