• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Rize 24 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 25 °C

SORUMLU HÜKÜMETTEN ZORUNLU HÜKÜMETE

Sefer YAZICI

 

 

Sevgili dostlar 25 ağustos günü sosyal medya hesabımdan aşağıdaki yazıyı paylaşmıştım. “Başbakanımıza çağrımdır. Ahmet DAVUTOĞLU liderliğinde kurulacak kabineye AK Partili Milletvekilleri alınmasın. Bütün bakanlar teknokratlardan seçilsin. AK Parti-HDP koalisyonu imajı oluşturulmak istenmekte. Buna mani olunmalı. Bürokratlardan vatanını ve milletini seven nice isim bakan gösterilebilir. Her ne kadar HDP’nin anayasal zorunluluk gereği seçim hükümetinde yer alması gerekse de halkta ki karşılığı bu şekilde olmayabilir. Teknokratlar ve HDP seçim hükümeti bence daha mantıklı olur. Bir eğitimci ve sosyolog olarak…”

Sevgili dostlar benim yazımın mürekkebi kurumadan paralel medyanın amiral gemisi Zaman’ın 26 Ağustos günkü manşeti AKP-HDP hükümetiyle seçime. Paralelin yavru yayın organının manşeti ise; Seçime Kadar AK Parti-HDP. AKP değil de AK Parti demeleri enteresan gelse de manşetlerin ihanet odağı Pensilvanya merkezli olduğu kesin gibi. Bugün (27.08.2015) ise diğer gazeteler sıraya girmiş. Sözcü gazetesi “Tayyip PKK’lı dediği HDP ile kol kola seçime gidiyor” Ortadoğu ise “AKP-PKK elele seçime” şeklinde.  

Sevgili dostlar anayasanın amir hükmü belli, 45 gün içinde hükümet kurulamazsa milletvekili temsil oranına göre partilerden bakan olarak görevlendirilir. Bu hüküm ortada iken hala daha alçakça manşet atan medyaya ne demeli? Ortada bir koalisyon yok, zorunlu bir hükümet var.  “Ben bu hükümete bakan vermem” diyen CHP ve MHP var. Şimdi bunlar ortada iken bu manşetleri atan Haşhaşin medyası ve siyasetçiler için birkaç kelam etsek ayıp mı ederiz.

Evet, bu ülke sahipsiz değil. Bu ülkenin sahibi ne Tayyip Erdoğan ne AK Parti ne de diğerleri. Bu ülkenin ve devletin sahibi millettir. Bu ülkenin sahibi olan aziz milletimizin aklıyla dalga geçmek de kimsenin haddine değildir. Her şeye yok diyeceksin. Seçim gecesi erken seçim diyeceksin, sonra da aman “siz ikiniz kurun” şöyle yapın böyle yapın diye nutuk atacaksın. Elini taşın altına koymayacaksın sonra da yayın organın “AKP-PKK elele” diye manşet atacak. HDP ile AK Parti’yi baş başa bırakan sizlersiniz. Ne yanı. Hükümetsiz mi kalsın ülke. Rusya’dan veya ABD’den mi yönetilelim. Suriye’ye mi bağlanalım. İran devletine mi iltihak edelim. Yoksa ülkenin adı değişsin Kürt devleti mi olsun. Allah aşkına istenen nedir? Devletlerin geleneği olur. Cumhuriyetin kurucusu olduğunu iddia eden parti bile bu işten kaçarsa sorunlarımız nasıl çözülecek. Hangi yüzle milletin huzuruna çıkacağız. AK parti’yi zorla HDP ile aynı hükümete zorlamak, sonrada hiçbir şey olmamış gibi gazel okumak ve bunu üzerine milliyetçi nutuklar atmak tek kelimeyle fütursuzluktur.

Evet, bütün bu olanları tahmin eden biri olarak sayın başbakanımızdan AK Parti’den hiç kimseyi bakan olarak göstermemesini istirham ediyorum. Başbakanın vekil olma zorunluluğu var. Başbakan yardımcısı da MHP’deki zincirleri kıran bir vekil… Bağımsız bir vekil... Çünkü bu yazı yayına girdiğinde veya hükümet kurulduğunda TÜRKEŞ’in babasının evinden ihraç edildiğini okuyacaksınız. Teknokratlardan ve HDP’lı bakanlardan oluşan bir seçim hükümeti ile 1 Kasıma gitmek çok daha akıllıca olacaktır. Bu benim şahsı fikrim. Her ne kadar bu anayasal zorunluluktan kaynaklansa da siyasi partiler meydanlarda bunu farklı şekilde lanse edeceklerdir. Doğan-Cemaat ve bilumum şer şebekelerinin dezenformasyonu da eklediğimiz zaman netice aleyhte olabilir.  Siyaseti normal zeminlerde yapmayanlara kendi dilleri ile cevap vermek gerekir. Ülkenin ali çıkarlarını koruyarak yapılacak siyasi manevralar siyaset tarihimize de ayrı bir renk katacaktır. Evet, ilk kez bir seçim hükümetine şahit olacağız. Varsın neredeyse tamamı vekillerden oluşmayan bir kabinemiz de olsun. Varsın teröre kucak açan, iki belediye başkanı tutuklu bulunan HDP üç tane vekili ile bakanlık koltuğunda otursun. HDP’yi oraya oturtan siyasi partileri de vatandaş bir kenara not etsin. Bu benim şahsi fikrim. Sayın başbakanımızın tercihleri ne şekilde olacak onu bilemeyiz. Ama bir vatandaş olarak siyasetin felsefesine ve sosyolojisine ilgi duyan biri olarak bu düşüncemi paylaşayım istedim. Tuğrul Türkeş için hiçbir yorum yapmıyorum. Dün kahraman olarak adlandırılanların bugün hain diye etiketlendiği bir ortamda onların yoluna başvurmayacağım. Herkes hür iradesine göre tercihini yapmıştır. Tarihin ve talihin ne olduğuna halk karar verecektir.

Sevgili dostlar şu bir gerçek ki küçük hesaplar uğruna birbirimizi kırıyoruz. Devletimizin çıkarlarını üst sıraya koymuyoruz. Etrafıma bakıyorum MHP’ye oy vermiştim bu seçimde CHP’ye oy vereceğim diyen dostlarımız var. Niçin dediğim zaman PKK diyor, HDP diyor. Hala daha CHP’yi Baykal’ın ulusal CHP’si sanıyor. Bilmiyor ki CHP HDP’nin biraz daha merkeze bakan partisi. İçinde cemaate teşne, liberal, muhafazakâr ve ulusalcı soslarına bulandırılmış mezhepçi ve etnik temelli bir parti var. Aday listelerini yakından takip edenler ne demek istediğimi daha iyi anlar. Kim ne derse desin PKK konusu hakkında -doğru veya yanlış- en net tutum sergileyen MHP’dir. Savrulmadı. Hep aynı şekilde kaldı. Sivas’tan öteye de kalben geçemedi. Ama hakkını verelim hiç yan çizmedi.

Muhalefet partisi olarak net tutum gösteren MHP maalesef CHP’ye örnek olamadı. Bir paragraflık açıklamada hem ulusalcı hem de HDP tarzı siyaseti savunur hale geldi. Hem cemaatçi hem HDP’lı hem liberal hem ulusalcı olabildi. Aslında kekliğe benzemeye çalışan karga gibi yürüyüşünü unuttu. Anlayacağınız karga bildiğimiz karga olmaktan çıktı. Evet dostlar iktidar partisi iken güç odaklarıyla mücadele ederken bazı savrulmalar yaşanabilir hatta parti ideolojinize ters düşen kararlar da alabilirsiniz.  Savunmasam da bu anlaşılabilir bir şeydir. Peki muhalefet olarak dik duramamak ne menem bir şeydir anlamam mümkün değil.  

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40