• BIST 107.928
  • Altın 151,684
  • Dolar 3,7048
  • Euro 4,3476
  • Rize 21 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 19 °C
  • Samsun 20 °C

SOSYALİZM VE AŞK

Osman KAYA

İnsan olmak , olabilmek en önemli ödevimizdir kuşkusuz...Herkesin farklı tanımı, farklı anlamlandırması vardır insan olma konusunda... Benim kanaatimce insan olmanın olmazsa olmaz koşullarından biri sosyalist kimliktir. Çünkü bu kimlik ahlakın tüm yüksek değerlerini içerir. Sosyalist kimlik beraberinde mücadeleyi de zorunlu kılar...sosyalist kimlik arınıştır... sosyalist kimlik içsel bir hesaplaşmadır... sosyalist kimlik yenenlerle değil, yenilenlerle, kazananlarla değil, kaybedenlerle beraber olmaktır.... sosyalist kimlik
menfaat beklemez... menfaat ile savaşır, yaşma ile savaşır, haydutluk ile savaşır ve asla ben demeyen kimliktir sosyalist kimlik...sosyalist kimlik sırça saraylarda yaşamayı düşlemez... bütün burjuva kaygılarını ve özlemlerini elinin tersiyle iter....onları reddeder... adam olmak gibi bir derdi yoktur bu kimliğin... ya da bu kimliğin adam olmaktan anladığı asla rahat yaşamak, zengin olmak falan değildir....onun en büyük özlemi devrimdir... o çocuklarının kurtuluşunun da yatta katta değil devrimde olduğunu bilir...onun en büyük düşmanı sermayedir... savaştır, insanın insana zulmüdür... sosyalist olmak aşka da daha farklı bakmayı zorunlu kılar....sosyalist aşka bir içsel devrim gözüyle bakar ve aşkının kendisine devrim yolunda heyecan katmasını ister... bu yol Behice Boran ın da dediği gibi '' zordur, dikenlerle , acılarla doludur.devrim büyük bedeller gerektirir.

Bir devrimci için aşkı devrime benzer, sosyalist devrime... uğruna ölmeye değerdir o... sosyalist devrim de aşkına...ikisine de leke konduramaz o... ikisini de baştacı eder...ikisi de hayatının anlamıdır... ikiside birbirinden özel , bir birinden anlamlı ve değerlidir...Devrimci bu iki aşkını her türlü kötülükten korumak için gerekirse hayatını ortaya koyar hatta kendisi zarar veriyorsa bu iki aşkına kendisiyle de savaşır gerekirse...

sosyalist için en güzel aşk sosyalizmdir ama bu onun gül yüzlü yare yönelmesine engel değildir. O yari içinde yaşatmasına, ona kavuşmak için yanıp tutuşmasına engel değildir... Çünkü sosyalizm sevgiliyle daha bir güzel...

Ahmet Arif usta ne der:

'' "seni sevmek,
felsefedir, kusursuz.
imandır, korkunç sabırlı."

evet sosyalist severse böyle sever... Lümpenleşmeden, yozlaşmadan, derinliğne anlamlandırarak sevdasını, sevgilisini , imanının ve felsefesinin çiçeğidir sevgili...

''seni düşünüyorum seni
sen ey kavgamın çiçeği

toprağa su yürürken
dağlar yeşerirken
şafağın kızıl okları
gecenin kalbine dalarken

seni düşünüyorum seni
sen ey kavgamın çiçeği
bana sen öğrettin sevmeyi''

mısralarıyla dile gelen bir duyguyla sever sevdiğini sosyalist....

Sosyalist için sevgili de aşkta sömürülü yaşamın her türlü baskı ve işkencesine karşı direnç kaynağı olan bir olgudur.

''"ey acilara tat veren güzellik
yüregimize hos geldin
geldin de cicekli dallara döndürdün öfkemizi
artik ister dolu yagsin ömrümüze
isterse kar
biz ki bildikten sonra sevmeyi
bütün sabahlar acinin rengi olsa ne cikar?"

sosyalist nasıl sevgilisiyle ideallarini özdeşlşeştirmişse aynı şekilde sevgilisine zarar veren şeyle sömürülü toplumların kaynağı olan , sömürüyü sürdüren unsurları özdeşleştirir aynı sayar... Yani kapitalizm bir sosyalist için neyse, aşkına düşman olan herhangi bir şey de odur.

Sosyalizm özgürlüğün diğer adıdır. Bu aşkta da böyledir. Sosyalist aşkta tutku , feodalitede ya da kapitalistin aşktan anladığı çerçevede aşkını kendine mahküm etmek şeklinde gerçekleşmez asla... yani ya benimsin ya toprağın demez sosyalist devrimci aşkına... o şunu söyler canından çok sevdiği varlığa:

''Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. ''


evet meselenin bam teli bu...

.''yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? ''


Yani ben birini seviyorum... ama o beni sevmiyor... ne gam ne dert...olsun sevmesin... ben yine sevmeye devam edince ben ne kaybetmiş olurum ki?sevmek bencillik değil, aksine bencillikten alabildiğine soyutlanmanın adıdır.

o bilirki kendisi arızalı adamdır... sistem onu kusmuştur...sistem onun posasını çıkarmıştır...sosyal çelişkiler,, kapitalizmin sermaye ve çıkara dayalı sınıfsal yapısı belki kendisinden çok şey götürmüştür ya...işte tam da bu yüzden aşkını kendisine de kıyamaz sosyalist...o sever.. o aşkının kneisinin olmasını ister ama illa da benim olsun demez... böyle bir ihtiras ile zorlamaz sevdiğini...çünkü o kendini kavgasına adamıştır... kavgası belki de kendisine ölüm getirecektir...Sosyalizmde aşk kolektivizmin üzerine kurulmuştur ve orada anlam kazanır. Çünkü aşk iki kişiliktir ve yaşamı paylaşmayı öngörür. Kolektivizmin üzerine oturmuş aşk sorunları, dertleri, çözümleri ve geleceği birbiri için de yaşar. Sorun varsa çözümde vardır sosyalizmde ve bu çözüm ortak yaşamın getirisidir sorunlar belirsizlik içinde kalmaz ve sorun çözülene kadar peşi bırakılmaz sorunların çözüldüğü anda artık aşk daha güçlüdür.

Sosyalizmde aşk öldürmez yaşatır çünkü bencilliğin, meta egemenlik ilişkilerinin, aileden gelen geleneksel kültürün bir yansıması yoktur orada. Sosyalizmde aşk öldürmez yaşatır çünkü ilişkiyi yaşayanlar bir birine sorumluluk içerisinde bireyleri geliştiricidir sosyalizmde aşk öldürmez yaşatır çünkü yaşam alanlarını ortak kullanmak dertleri, sıkıntıları yaşarken çözümü unutmaz insanlar, sosyalizmde aşk öldürmez yaşatır çünkü insan çok yönlü gelişir, sevgiyi zenginleştirir ve büyütür.


ve kendisi ölüme dahi bir sosyalist aşkını yaşatmaya ahd eder... aşkını yaşatmayı sevdasının bir sadakat borcu olarak bilir o....

'' Ey sevgili '' der o... '' ne saray vaad ediyorum sana... ne pembe pancurlu köşkler... ne yat ne de kat... yalvarmıyorum sana illa bana gel, benim ol diye... Çünkü ben kavga adamıyım, sen se kavgamın çiçeğisin... ben ezilmeye , yok olmaya razıyım sana ve senden doğacak çocuklara güzel bir dünya bırakmak için... yeterki dinsin o güzel gözlerindeki yaşlar...Varsın benim sevdiğim benden başkasına gitsin... yeter ki o mutlu olsun... o benim yaşayamadıklarımı yaşasın... benim tatmadığım mutlulukları tatsın ... ben feda olayım ona... kendimi ona feda edeyim.. ona ve ülkeme.. ona ve ülküme... ona ve insanlığa... yeterki o da ülkemde, daha mutlu yarınları görebilmek için gülden gelinlik giyebilsin de ben yok olayım...ben feda olayım... zaten aşk denilen şey , büyük oranda feda hareketi değil midir?yok eğer illa da ben sana adadım kendimi diyorsan, şu mısralar benim adıma sana seslensin ve bu mısralarla duy beni ey sevgili:

''Çıglıklar, naralar, alkışlar Şaşı, yan ve baygın bakışlar Karışırken birbirine

Bir sessizlik çöktü birdenbire Bana çevrildi tüm gözler,

Sıkıldı yumruklar, Sallandı başlar ve kuyruklar!

Önce zalimler yanaşti öbek öbek

Sonra sömürgenler yaklaşti göbek göbek

Ve kalabalığın arasından Elinde bir kravatla Göründü bir bay dümbelek**

Kuruldu hemen bir mahkeme Kimlik tesbiti, iddianame

Fis, fis, fis, kos, kos, kos. Tak, tak, tak!

Ve Karar verildi bilittifak!***

“— Sanık kalk,

ayağa kalk! İki şıktan birini seçeceksin:

Ya boynuna bir kıravat takarak Rahat ve keyfi bir hayat süreceksin

Yahut ellerine kelepçe vurulup Çile, işkence ve fırkat göreceksin.”

ve ben cevap vereceğim ey sevgili:


''son sözümüz söylenmedi ,
kavga yeni başlayacak
adımlar bin yıl bu alanı
çiğneseler bile
dökülen kanı silemezler
binlerce ses bu sessizliği
şaşırtsa bile
düştüğünüz bu saati
unutturamaz
yağmur alandan ve taşların arasından
oluk oluk akacak
ama ateşten adımızı
asla söndüremeyecekler''


Ben demek kavga demek... ben demek bu harami saltanatına hayır demek, bedeli can olsa da...ister benle ol merhaba de ölüme... ister uzaklaş benden .. layık olmadığın çileye mahküm etmeden kendini...

ama hatırla sevgili... hatırla beni.. hatırla sevgimi... hatırla kavgamızın yüceliğini...son dileğim şudur ki senden... nerede olursan ol.. kiminle olursan ol... mezarıma esirgeme bir damla gözyaşını... o da senden bana yadigar kalsın...''


İşte sosyalist böyle sever....Böyle sevdi geçmişin sosyalistleri ... geleceğin sosyalistleri de böyle yaşayacaklar sevdalarını....

Deniz gezmişçe yaşayacaklar.. Tahir gibi... Ferhad gibi Karacaoğlan gibi yaşayacaklar aşklarını... Seyyid Nesimi misali bedeller ödeyerek, Ve Şeyh Bedreddin gibi bilgece bir duruşla... ipe giderek....Sözün kısası bir sosyalist aşkını da sosyalistçe yaşar... özgür , eşit ve insanca... onu emekle büyüterek....

  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40